BIY AD

31 Mart 2009 Salı

Son Adım, Son Rakip


Sene başından beri istediğimiz, beklediğimiz şey içinde Galatasaray'ımızın olduğu bir Eurocup finali yazısı yazmaktı. Ne mutlu ki, istediğimiz şu anda gerçekleşiyor ama beklentiler dışı olan, rakibimizin Dinamo Moskova değil Cras Basket Taranto olması.

1961 yılında kurulan ekip, İtalyanca Centro Ricreativo Attività Sportive (Eğlence Spor Merkezi), kelimelerinin ilk harflerinden Cras kısaltmasını aldı. Yavaş bir ilerlemenin ardından 2002/03 sezonunda ilk ve şu ana kadarki tek şampiyonluklarını kazandılar. Avrupa ve lig beraber ele alındığında, bu sezonun tarihlerinin en başarılı senesi olduğunu söylemek pek yanlış olmaz heralde. Çünkü bu seneki finale kadar Avrupa'da dişe dokunur bir başarıları yok.

Sezona 6 yeni transfer ve yeni coach Roberto Ricchini ile başladı Taranto ekibi. Şu anda rakipleri için en tehlikeli yeri olan pota altı gücünü, bu transferlerle oluşturdular. Yeni bir takım olmalarından gerek sezona kabus gibi bir başlangıç yapıp, ekim ayında oynadıkları 5 maçın ilk 4'ünü kaybettiler. Bu 4 mağlubiyetten biri de Eurocup grup aşamalarında oynadıkları K.V. Imperial maçında geldi ve bu İtalya ekibinin grup aşamalarında aldığı tek yenilgi oldu.

Cras Basket'in Eurocup, F Grubu'nda oynadığı maçlara bakarsak;
  • K.V. Imperial 70 - Cras Basket Taranto 53
  • Cras Basket Taranto 71 - Gospic 58
  • Gran Canaria 64 - Cras Basket Taranto 69
  • Cras Basket Taranto 77 - K.V. Imperial 60
  • Gospic 59 - Cras Basket Taranto 82
  • Cras Basket Taranto 81 - Gran Canaria 79
Oyunculara ayrıca değineceğim ama en önemli oyuncuları Suzy Batkovic'e burda ayrı bir parantez açmak istiyorum. Kaybettikleri ilk maçta 8 sayıda kalan Batkovic, bu aşamayı 16.1 sayı ortalamasıyla bitirdi. Takımı için ne kadar kilit bir oyuncu olduğunun ipucudur bu.

D.Moskova'nın birinci, bizim ikinci bitirdiğimiz grup aşamalarını, 5 galibiyet-1 mağlubiyet ve 43 sayı averajla 13. olarak tamamladı. İlerleyen turlar için büyük bir dezavantajdı bu ama pek hissetmediler açıkçası.

Sonraki turda rakipleri Romanya'dan CSS-LMK SF. Gheorghe oldu. Batkovic ağırlığını koyunca turu geçmekte zorlanmadı İtalyanlar. Deplasmanda ilk maçı 66-71, Taranto'daki maçı ise 80-60 kazanmalarında ilk maçta 15, ikinci maçta 28 sayı ve 11 ribaundluk etkileyici bir performans gösteren Batkovic'in katkısı büyüktü.

Son 16'ya gelindiğinde, Fransız ekibi Tarbas GB ile eşleştiler. Tarbas da kupanın favorilerindendi ve buraya kadar 0ynadıkları 8 maçı da kazanarak gelmişlerdi. Eşleşmede ev sahibi avantajı da Fransız ekibinin ellerindeydi ama sahadaki maçlara gelince sonları Romanya ekibinden farklı olmadı. İtalya'da 75-66, Fransa'da 69-73 galip gelmesini bilen Cras Basket çeyrek finaldeydi.

Çeyrek finalde, yine ev sahibi avantajının karşı tarafta olduğu eşleşmede, bu seferki rakipleri İspanyol CB Feve San Jose oldu. İlk maçta 23 sayı avantaj(66-43) sağlayan rakibimiz, İspanya'daki maçı 63-60 kaybetmesine rağmen turu geçen taraf oluyordu.
Bu ana kadar favori olmadıkları iki eşleşmeden başarıyla çıkan Taranto ekibi, kupanın en büyük favorisi Dinamo Moskova karşında final için 2 maç yapacaktı. Evlerindeki maçta son 5 dakikaya girilirken 61-65 gerideydiler Ruslar karşısında. Moskova'daki maç da göz önüne alındığında final için bir mucize lazımdı ve sihir bu dakikadan sonra başladı. Guardları Greco önce attığı sayıyla farkı 2'ye indirdi, ardından top çalma ve yine bir başarılı atışla beraberliği getirdi. Son 5 dakikada takım halinde 6 top çalarak inanılmaz bir istatistik yakaladılar ve maçı 76-71 kazandılar. Bu skorla Dinamo Moskova, turnuva boyunca ilk defa mağlup oluyordu. Buna karşın ikinci maç öncesi Rus tarafında güven tamdı ama yine bekledikleri gibi olmadı. Maçın 2. çeyreğinde üstünlüğü ele geçiren Cras Basket maç sonuna kadar Dinamo'nun her atağına karşılık vermesini bildi. Yıldızları Batkovic'in 24 sayı attığı maçı, 75-84 kazanarak finalist oldular.


Bir de kısaca lig maceralarına göz atarsak, yukarda da bahsettiğim gibi kötü bir başlangıç yaptılar. Azimli ve savaşçı bir ekipler, ligde oynadıkları ilk 3 maçı kaybetmelerine rağmen sonrasında 19/1'lik bir seri yakaladılar. Bu yirmi maçlık dönemde tek mağlubiyetlerini Euroleuge takımı Umana Reyer Venezia karşısında yaşadılar. Bu başarılı serinin ardından puan sıralamasında birincilik koltuğuna otursalar da, 22 Mart'da oynadıkları Beretta-Famila Schio maçını kaybedince Beretta ile puanları eşitlendi ve ikinciliğe indiler. Bu maç sonrası Mart'ın 25 ve 29'unda evinde oynadığı iki lig maçını da farklı skorlarla (61-33, 76-57) kazandılar. Bizimle oynayacakları iki maçın arasında normal sezonun son maçı için Venezia karşısına çıkacaklar. Bu maçı kaybetmeleri halinde 3. sıraya bile düşebilirler. Zorlu bir fikstürleri var önlerinde.


Kadrolarına bakarsak Suzy Batkovic haricinde büyük bir yıldızları yok fakat derin bir uzun rotasyonuna ve tecrübeli oyunculara sahipler.

Tecrübe diyince 33 yaşındaki oyun kurucuları Zimerle'den başlayalım. 67 kere İtalya milli takım formasını giymiş ve 2 kere Ronchetti Kupası kazanmış bir oyuncu. 3.7 sayı, 2.8 asist ortalamasıyla oynuyor Eurocup'da tercübesi, istatistiklerinden daha önde.

Yine bir tecrübeli oyuncuları Fransız, Sauret-Gillespie. O da 33 yaşında ve kariyerinde birçok başarı var. Sezon içinde sakatlığından dolayı bir dönem forma giyememesine rağmen sonrasında formasına kavuştu ve ilk 5 başlıyor maçlara. Tecrübeli oyuncu 2 ve 3 numara olarak görev alabiliyor

Sauret-Gillespie'nin yokluğunu takımına aratmayan isim ise 29 yaşındaki Michelle Greco. Amerika doğumlu İtalyan guard, WNBA'da Seattle Storm forması da giydi. Eurocup'ta 8.9 sayı, 3.2 asist, 2.8 top çalma istatistikleri var.

Takımda final serisinde en zorlu görevi alıcak isim, Megan Mahoney. 1.85'lik Amerikalı forvet, Augustus'a karşı oynayacak. 15.8 sayı ortalaması var onun da. İyi bir oyuncu ama eşleşmedeki rakibesi bir dünya yıldızı, işi çok zor.

Uzun rotasyonuna gelirsek Cras Basket'in; 1.90'lık Godin dengeleri kendi takımı lehine bozabilir, çünkü Sophia'ya göre daha uzun bir oyuncu. Hücum ribaundlarını toplamayı çok seviyor Fransız, bu istatistikde 6. sırada turnuvada. 8.6 sayı, 8.4 ribaund ortalamalarıyla hep double-double kıyılarında dolaşıyor. Gerçekten önemli bir oyuncu, tek handikapı genç yaşının verdiği tecrübesizlik dersek yanlış olmaz.

Ve geldik takımın 1.94'lük pivotuna. Fotoğraf, Suzy'nin heybetini göstermek amacıyla UMMC döneminden. Avustralya'lı oyuncu milli takımıyla geçen yaz Pekin'de gümüş madalya aldı. Takımın en büyük gücü, Eurocup'da oynadıkları ilk maç dışında hiç 10 sayının altına düşmedi, ortalaması 17.2 sayı ve 7.2 ribaund. Yeri geldiğinde dışardan da oynayabiliyor. Hani Suzy'i durdurursak maçı alırız denir ya, öyle bir kuvvet ama durdurmakta hiç kolay değil, bizim kendi oyunumuzu oynamamız en akılcısı.

Takımın bir diğer uzunu da Ilisaine David. Brezilyalı oyuncu önemli süreler alarak uzun rotasyonunun dinç kalmasında bir etken. 8 sayı, 4.1 ribaund ortalaması var.

Rakibimiz maçlarını Taranto'da ki 3200 kişilik Palamazzola salonunda oynuyorlar. Çok amaçlı bir salon. Şurdan 3D Görünüm'üne tıklayıp, alıcı gözüyle bakabilirsiniz salona.

İşte bu sene hem ligde hem Eurocup'ta fırtınalar estiren Cras Basket Taranto. İşimiz zor, özellikle pota altında. Savaşçı ve inatçı bir takımlar. Tarafsız gözle bakmam imkansız ama olabildiğince objektif baktığımda hala bizim kadromuz daha iyi. Avantajlarımızı iyi kullandığımızda, zaten favorisi olduğumuz kupa bize bir adım daha yaklaşır.

Maç, perşembe akşamı 21:30'da NTV Spor'dan naklen yayınlanacak.

Fiba'nın finalistler için yaptığı karışılaştırmaya burdan, Resmi sitemizdeki analize burdan ulaşabilirsiniz.9 Nisan'daki, finalin İstanbul ayağı için ise biletix'in sitesinden yerinizi alabilirsiniz. Biletler hala satışta.

30 Mart 2009 Pazartesi

Çizme'nin Dibi; Taranto


Perşembe finalin ilk ayağı için İtalya'nın güneyinde, Taranto'da olacağız. Tarihiyle, jeopolitik konumuyla bölgesinin en önemli şehirlerinden biri Taranto.

Tarihin her döneminde birçok savaşa maruz kalan ve savaşların kilit noktası olan şehir, günümüzde askeri öneminin yanı sıra sanayileşmesiyle de değerli. İtalyan donanması ve ticaretinin merkezi Taranto'da 200 bin civarı nüfus var.

Spor kültürü de gelişmiş bir şehir. Az sayılabilecek nüfusa rağmen, futboldan amerikan futboluna, yelkencilikten hokeye 17 ayrı spor dalı ile uğraşan onlarca kulüp var.

Perşembe, sultanlarımız savaşların şehrinden avantajlı bir skorla dönerse, biz bayan basketbolumuzun en büyük savaşını kazanmak için büyük bir adım atacağız.
Haydi Aslanlar!

Kupada Rakip Mersin Bld.

Bugün çekilen kuralar sonucu Türkiye Kupası'nda eşleşmeler belli oldu. 12-14 Nisan tarihlerinde Kayseri'de oynanacak maçları NTV Spor'dan izleyebileceğiz.

Eşleşmeler ise şöyle;
GALATASARAY - Mersin BŞB
Beşiktaş - Fenerbahçe
Panküp Ted Kayseri Koleji - Samsun Basket
Ceyhan Belediye - Tarsus Belediye

Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın eşleşmesi keyifli olmuş. Normal sezonda rakibini 2 kez mağlup eden Beşiktaş'ın playofflarda F.Bahçe ile mücadelesini hepimiz izlemek istiyorduk. Ligde olmadı ama kupada izleyeceğiz bu zevkli mücadeleyi.

Bir benzer eşleşmede bizimkisi. Normal sezonda oynadığımız 2 maçta da yenildiğimiz Mersin'e karşı bakalım kupada ne yapacağız. İstanbul'daki müthiş mücadeleyi son saniye basketiyle 79-81, Mersin'deki maçı ise 68-61 kaybetmiştik. Demek ki, artık bizim kazanma sıramız geldi.

14 Nisan günü, bu sezonun 3. kupasını kızlarımızın elinde görmek istediğimize göre, Mersin'den başlayarak iki maç daha kazanıp, İstanbul'a mutlu dönmeleri lazım Sarayın Sultanları'nın.

29 Mart 2009 Pazar

Bakın Burada Kim Varmış


Galatasaray'ımız Avrupa'da finale yükselince, bütün gözler üstüne çevrildi. Madem artık taraftarı merak ediyordu, basın da fark etti bu branşı. Röportajlar, haberler peşi sıra gelmeye başladı.

Küme düşmemizden beri ilk defa ilgilerini çekebilmeyi başardık. Yönetimin ilgisizliği ve yanlış yatırımları yüzünden küme düşmüştük, böyle yazıyordu bütün gazeteler. Bugün ilgi ve alakasıyla finaldeyiz. Bayan basketboluna basının da gösterdiği ilgi de, Avrupa finali ve derbi maçları olmadığı, 3 büyükler küme düşmediği veya herhangi bir oyuncuları çıplak poz vermediği sürece malum zaten.

Niye yazdık bu yazıyı dersek; Vatan Gazetesi, Sarayın Sultanları'yla geniş ve keyifli bir sohbet yapmış. Sadece saha içi değil, hatta pek saha içi değil, birer kadın olarak sorular sormuş. OKUMAK İÇİN.

28 Mart 2009 Cumartesi

1 Euro = 2,2 TL

Taranto ekibi de bizim gibi final biletlerini satışa çıkardı. Resimde görüldüğü üzere 7 ve 4 Euro'dan satılıyor biletler, yani yaklaşık 15.5 ve 9 Lira. Öğrenci ve yaşlılar için neredeyse yarı yarıya yapılan indirim çok hoş gözüküyor, İstanbul'dan bakınca.

Demek ki İtalyanlar, yarı final maçında(ve sezon içinde birçok sefer) kapıları açıp, bedava izlettirdiği maçın cezasını finalde 25 € ve 10 €'luk biletlerle kesmiyor.

Nisan'ın 2'sinde Palamazzola'nın dolacağı kesin. 9'unda Ayhan Şahenk'i doldurmak için; tıklayalım.
Bu fiyatlarla ne kadar mümkünse artık.

27 Mart 2009 Cuma

2-0 || Galatasaray 73- Beşiktaş Cola Turka 63

Maçtan önce düşündüklerimi bir alttaki postta yazmıştım,beklediğimiz gibi kolay bir maç oldu ve 73-63 kazanarak seride durumu 2-0'a getirdik.Avrupa finali öncesi bu seri ile alakalı düşüncelerimizi de bir kenara bıraktık bu galibiyetle.

Işıl Alben-Esra Şencebe-Augustus-Marina Kress-Sophia Young beşi ile başladık maça.Beşiktaş'ta ise Cohen ve De Forge ilk beş olarak çıktı beklenilen şekilde.Hızlı bir giriş yaptı siyah beyazlılar ilk üç dakikada 7-8 öne geçtiler,bu andan itibaren yaptığımız iyi savunma ile 8-0 bir seri yakaladık ve bir daha da hiç yakalanmadık rakibimize.Okan Çevik'in gelmesi ile değişen top tercihlerinden bahsediyorum sıklıkla,ilk 10 dakikada da bunu gördük.Yalnızca 14 sayıya izin veren bir savunma-ki bunların 4 tanesi serbest atıştan gelen sayılar- ve her hücumda topun en az bir kere içeriye girip çıktığı bir hücum anlayışıyla oynadık ilk çeyrekte.Sophia Young'un 10 sayısı,Beşiktaş Cola Turka'nın takım halinde total 1 asistine karşılık Işıl Alben'in 4 asisti ve süre bulamamasından yakındığımız Yasemen Saylar'ın haftasonundan sonra bugün de sahada olması ilk on dakikanın önemli ayrıntılarıydı.İkinci çeyreğe Yasemen'in asistinde Augustus'un üçlüğü ile başladık ve molayı aldırdık Aziz Akkaya'ya 24-14 öne geçerek.Dış şutu mümkün olduğunca tercih etmeyen ilk çeyrekteki hücumumuzu yalanlarcasına bu çeyreğin ilk 7 dakikasında tüm sayılarımızı üç sayı çizgisinin gerisinden bulduk.Augustus,Tuğba(2) ve Yasemen'den gelen dört üçlüğe Kara Baraxton da basket faul ile üç sayılık bir katkı verince ilk yarıyı 38-27 önde kapattık.Dış şut kullanmıyorlar dedik de kullanınca da 4/5 ile attık bu çeyrekte,hep böyle atıcaksak sorun değil bir çeyrek atalım bir çeyrek atmayalım. =)

Fenerbahçe maçının kazanılmasında önemli bir payı olan ve geçen hafta oynamayan De Forge ilk yarıda ayakta kalan tek isimdi Beşiktaş Cola Turka'da 12 sayısı ile.Hiç oyundan çıkmadan oynayan Seda,Naile ve De Forge'nin yanı sıra 17 dakika sahada kalan Branzova Erdenay ve Cohen ile dar kadrosunun dezavantajını yaşadılar ilk yarıda.Cohen'in devre sonunda faul hakkı dolmadığı için yaptığı faulle üçlemesi de kötü oldu siyah beyazlılar adına.Buna karşılık bizim tam 10 oyuncudan katkı almamız ilk yarı skorunu açıklıyor zaten.
İkinci yarıya Sophia'nın basket faulü ile başladık ve hemen ardından Naile+Cohen'den gelen 8 sayı farkı tek haneye indirdi yeniden.Bu eşiği mola almadan geçti coach ve savunmanın sertleşmesi ile birlikte buna 7-0'lık bir cevap geldi kızlarımızdan ve bir daha da hiç bu kadar yaklaşmasına izin vermedik siyah beyazlıların.

Sophia'nın 18 sayısına Kara Braxton'un 10 sayısını ve az süre alan Yasemin Horasan ile Kress'in sayılarını eklediğimizde 32 sayı çıkıyor karşımıza.Braxton'ın 3/12,Kress-Yasemin ikilisinin 2/8 ile hücum ettiğini düşündüğümüzde iyi bir yüzde yakalayamamamıza rağmen topun içeriye ne kadar çok indiğini görüyoruz.Kritik nokta da tam olarak buydu zaten,önümüzdeki final serisinde de yine kritik noktalardan biri bu olacak.Kötü hücum etsek dahi o top içeriye inmeli,dışarıya çıkacaksa da en az bir kere oraya girip çıkmalı ki rakibin savunma dengesini bozabilelim.Bugün 18 dış şut kullandık,Okan Çevik'in uygulatmaya çalıştığı sisteme göre oldukça fazla bu sayı ama bunda maçın çok rahat bir havada geçmesinin büyük etkisi var tabii.

Son üç dakikaya girerken skor 70-50 idi,o andan itibaren maçı bıraktık ve Beşiktaş farkı kapadı yoksa bu maçın hakkı minimum 15+ idi.
Kadroda yer alan 11 oyuncumuz da süre buldu ve katkı verdi bugün.Süre bulan herkesin skor üretmesi,savunmada istekli olması ve takım içindeki etkileşim bugünün en güzel notlarıydı benim açımdan.Yasemen Saylar'ı ve az da olsa Bahar Çağlar'ı izlemek de güzeldi özellikle ilk çeyrekte oyuna giren Yasemen'e güvendiğini gösterdi Okan Çevik.Son bir söz de Tuğba'ya gitsin,bugün 3/6 ile dış şut kullandı ama bu tercihleri gene tartışılır yani.Takıma katılmasına hiç sıcak bakmadığım Şaziye açık ara öndeyken bir top için kendini yere atıp,mücadele ediyorsa Tuğba da eline gelen ilk topu potaya sallamayacak bir bakıcak etrafına önce.Hadi bugün ilk 3 dakikadan sonra galibiyetin kesin olduğu bir maç oynadık ama Tuğba sene başından bu yana aynı,şut tercihlerinde ciddi yanlışları var.Sakatlığı nedeniyle değişen şut stilinden ya da şutların girip girmemesinden ayrı bir durum bu,kaldı ki bugün gayet yüzdeli attı ama mühim olan doğru şutu bulabilmek.Bu arada Beşiktaş Cola Turka'da Forge'yi beğendim ben,kaliteli bir oyuncu belli,hiç çıkmadan oynadı ayrıca bugün.

Bugün rakip kendimizi tartmamız için pek iyi değildi zorlanmadık pek ama gösterilen mücadele ve oynanan oyun gerçekten güzeldi,ilerisi için umut vericiydi.Durum 2-0 artık,deplasmandan alınıcak bir galibiyet yeticek bizi Fenerbahçe'nin rakibi yapmaya.Ama yaklaşık 20 gün kendimizi soyutluyoruz lig olaylarından,alınması gereken iki kupa var önümüzde.

26 Mart 2009 Perşembe

Playoff'lara Merhaba Derken


Geçen hafta sona eren normal sezonun ardından bugün oynanan Fenerbahçe-Panküp Ted Kayseri Kolej maçı ile 2008-09 sezonu playoff'ları resmi olarak başladı.

20 maçta aldığı 7 mağlubiyetle ligi 4.sırada tamamlayan takımımızın rakibi normal sezonu 5.sırada tamamlayan Beşiktaş Cola Turka oldu.Daha sonra sezon genelini ve bu eşleşmeleri değerlendireceğimiz ayrı bir yazının haberini vererek,yarın akşamki derbinin genel görünümüne bir bakalım istedim.

Ligde oynadığımız iki Beşiktaş maçını da kazandığımız için seriye 1-0 önde başlıyoruz ve yine ligi rakibimizin önünde tamamladığımız için saha avantajı bizden yana.Ligin ilk yarısında Akatlar'da oynanan maçı zorlanmamıza rağmen 51-59 kazanırken bu maçtan sonra akıllarda kalan olay Cem Akdağ'ın istifası olmuştu şüphesiz.Geçen haftasonu oynanan ikinci maçta ise baştan sona üstün götürdüğümüz maçı,kadro derinliğimizi kullanarak ve haftaiçinde 20 sayı geriden gelip kazanılan finalin verdiği özgüvenle 85-59 gibi farklı bir skorla kazandık.

Beşiktaş Cola Turka takımında ise tıpkı erkek takımında olduğu gibi sezon başından bu yana finansal problemler yaşanıyor.Evet tüm dünyayı etkileyen bir kriz ve resesyon durumu sözkonusu ama Beşiktaş'lı yöneticilerin de bu konularda pek becerikli olduklarını söyleyemeyiz.2003 yılından bu yana ilk kez ilk üçün dışında kalan siyah beyazlılarda sezon boyunca gelen-giden oyuncu haberleri durmak bilmedi.Doron,Dabovic,Harper ve Horncbukle'ın ayrılması sonucunda sezon içinde neredeyse maçları beş kişi ile tamamlayacak duruma gelen siyah beyazlılarda halen sular durulmadı.Haftasonu oynanan maçta Harper ve Deforge oynamadı tahmin edebileceğimiz sorunlar nedeniyle,İsrailli guard Cohen ise 40 dakika sahada kaldı.

Bu seride Harper'ın olmayacağını varsayarak konuşursak eğer gerçekten çok zorlanacak Beşiktaş Cola Turka.Zira pota altında en etkili isimleri Harper ve karşılarında pota altını daha efektif kullanma çabasında olan,Kara Braxton-Sophia Young ikilisi ile oraları oldukça zorlayan bir takım bulacaklar.Özellikle Okan Çevik'in gelmesinin ardından yaşanan değişikliklerden biri bu pota altından top kullanma durumu,geldiği ilk maçtan bu yana dış şut sayılarımızdaki belirgin azalış da bunun en iyi göstergesi olsa gerek.Beşiktaş'ta yabancı kadrosundan Cohen haricinde bir de Fenerbahçe maçının yıldızlarından De Forge sahada olucak gibi duruyor şu anda.De Forge Pazar günkü maçta hastalığı nedeniyle oynayamamıştı.Bunun dışında da topun el yaktığı anlarda Branzova Erdenay ile ayakta kalmaya çalışan bir takım olucak karşımızda,dediğim gibi en etkili silahları Cohen olucak ama onun da tek başına yapacakları sınırlı.

Maddi sıkıntılar yaşayan,kadro problemi bulunan bir rakibe karşı 1-0 önde ve saha avantajı ile başlayınca serinin de ağır favorisi oluyorsunuz tabii.İlk maç yarın Ayhan Şahenk'de,ikinci maç yaklaşık 20 gün sonra oynanacak malum arada Eurocup finalimiz ve bir de Türkiye Kupası maçları var.Cuma akşamı seriyi 2-0'a getirip,turu büyük ölçüde garantileyerek önümüze daha rahat bakmak isteyecektir kızlarımız.

''Erkeklerle çocukların ayrıldığı yerdir'' denir NBA'de play-off'lar için.Başlasın bakalım kim nedir ne değildir çıksın ortaya..

Türk'ün İtalyanla İmtihanı


Kimileri bir ilke imza attık dese de bilinen bir şey var, bizden önce son basamağa kadar gelip, İtalyanlar tarafından savruşturulan 2 Türk takımı daha olduğu.

FIBA Eurocup organizasyonunu 2003'e kadar, İtalyanların efsanevi oyuncusu Liliana Ronchetti'nin onuruna Ronchetti Cup ismiyle düzenliyordu. 1972 yılında ilk defa düzenlenen organizasyonun son 20 yılında İtalyanların damgası var. Son 20 yılın 16'sında en az bir İtalyan takımı (üç sefer iki İtalyan arasında) final oynuyor ve bu 16 finalin 9'u İtalyanlar tarafından kazanılıyordu.

2001 yılına gelirsek Botaşspor ligdeki kararlı yürüyüşünün yanında Avrupa Kupasında da ülkemizi başarıyla temsil ediyordu. Amerikalıları Brandy Reed ve Tangela Smith önderliğinde finale gelen Botaş'ın rakibi, İtalya'nın Beretta Famila ekibi oldu. Taj Mc Williams ve şu anda Cras Basket'te forma giyen Zimerle'li kadrosuyla İtalyan ekibi, Adana'daki maçı 73-75, evindeki maçı ise 87-70 kazanarak kupayı kaldırdı. 19 yaşındaki Şaziye'nin bu seride uzun süreler alması dönemin gazetelerinde eleştiriliyor ama Botaşspor'un başarısı takdir ediliyordu.
Bu Şaziye'nin ve Türk takımlarının, İtalyanlara karşı kaybettiği son final olmayacaktı.

2005 yılında ise artık Eurocup adıyla oynanan turnuvada final başarısını F.bahçe de gösterdi. Şaziye artık çaylak değil, takımının skoreri ve en başarılı isimlerinden biriydi. Şaziyenin yanı sıra Nilay Yiğit, Nalan Ramazanoğlu, Serap Yücesir, Esra Şencebe gibi kuvvetli yerli rotasyonu ve kalbur üstü yabancıları ile Napoli'de düzenlenen Final-Four'a kalan sarı-lacivertliler yarı finalde ZKK Croatia ekibini 62-61 yenip finalist oldular. Finalde rakipleri ev sahibi avantajıyla Phard Napoli'ydi. Coach Roberto Ricchini'nin (kendisi hali hazırda Cras Basket Taranto'nun çalıştırıcısıdır) öğrencileri, F.bahçe'yi düşük sayılabilecek bir sayıda tutup maçı 53-45 kazanıyorlardı. Fenerbahçe'nin 45 sayısının 20'sinin serbest atışlardan geldiğinide belirtmek lazım. Turnuvayı 16 sayı ortalamasıyla bitiren Şaziye, finalde 7 sayıda kalınca ikinci kez Avrupa Şampiyonluğu ünvanından oluyordu.

Geçen sezonki hikayeyi ise hepimiz biliyoruz zaten. Daralan rotasyona rağmen kora kor oynayarak tüm camianın haklı takdirini kazanan Sarayın Sultanları, Eurocup'ta yarı finale kadar ilerlerken, bir İtalyan-Türk eşleşmesi daha geldi. Rakibimiz 2001 finalinde Botaş'ı eleyen Beretta Famila'ydı. Makus talihimiz burda da devam etti ne yazık ki. Ev sahibi avantajının Beretta Famila'da olduğu eşleşmede, evimizdeki ilk maçı yabancılarımız Petra, VJ ve Young'un müthiş oyunu ile 63-55 kazanmamıza rağmen İtalya'daki maçı 84-67 kaybedince, bu seferde bizim kızlarımız final kapısından döndüler. Beretta ise finalde BC Moskov'u iki maçta da mağlup ederek kupaya uzandı.

Son 8 senede; 2 final, 1 yarı finalde İtalyanlar tarafından saf dışı bırakılan Türk cephesi, 3. finale hazırlanıyor. Hem de bu sefer ev sahibi avantajı bizde
Bir tarafta 2001'in şampiyon takımının oyun kurucusu Zimerle, 2005'in şampiyon coachu Ricchini, bizim tarafta ise her iki finalde de mağlup tarafta olan Şaziye ve Napoli'den ikincilik madalyasıyla ayrılan Esra.
Büyük imtihan'ın ilk ayağına bir hafta kaldı. Bu sefer hep beraber mutlu çıkacağız bu işten.

24 Mart 2009 Salı

Güle Güle Keisha

WNBA takımlarından L.A Sparks'da oynayan ve devre arasında kadromuza dahil edilen Keisha Brown ile yollar ayrıldı.
VJ olması beklenirken, tribünde seyirci oldu. Niye gönderildi değil, niye geldi demek daha doğru olur heralde.

Kaç saatlik yoldan geldi, 1 saat sahada kalamadan dönüyor.
7 maçta; toplam 53 dakika, ortalama 2 sayı, 1.6 ribaund, 0.4 asist ile elvada dedi formaya.

Neyse; yolu açık olsun, kariyerinde başarılar.

Cras Basket Mağlup

Eurocup finalindeki rakibimiz Cras Basket Taranto, takipçisi Beretta Famila ekibine deplasmanda 78-66 mağlup oldu. Bu sonuçla liglerindeki 19/1'lik serileri son buldu ve liderlik koltuğunu İtalya'nın Euroleague temsilcilerinden olan Beretta Famila'ya teslim etti. Eski oyuncumuz Taj da Beretta forması ile mücadelede görev aldı.

Rakibimizin istatistikleri şöyle; Zimerle (8 sayı, 3 rib., 1 as.), Mahoney (11 sayı, 3 rib., 2 as.), Sauret (4 sayı, 1 rib., 1 as.), David (10 sayı, 3 rib.), Batkovic (12 sayı 9 rib.); Bello (2 sayı, 3 rib.), Siccardi, Greco (15 sayı, 3 rib.), Godin (4 sayı, 12 rib.)

Mağlubiyet, mental ve fiziksel yorgunluğa bağlanmış, coach Ricchini tarafından.


Öte yandan, bizim Beşiktaş ile oynayacağımız seride, maç tarihleri belli oldu. Resmi siteden bakabilirsiniz.

23 Mart 2009 Pazartesi

Sami Yen'de Bir Hoş Sada

Perşembe Sami Yen'de;
video

Cuma Florya'da;
Fotolar ve Röportajlar

22 Mart 2009 Pazar

1-0


Hem derbi olması açısından hem de playofflarda eşleşeceğimiz takım olması açısından bugünkü maç önemliydi.Bir de haftaiçi oynadığımız üstdüzey bir yarıfinal maçından sonra bugün de kazanmamız gereken bir maça çıkıyor olmamız düşündürüyordu açıkcası beni ama Sarayın Sultanları rahat bir galibiyet aldılar.

Erkek takımında yaşadığı maddi sorunların benzerlerini bayan takımında da yaşayan rakibimize karşı ribaundlarda 39-13 gibi inanılmaz bir üstünlüğümüz var,ki bunların 11'i hücum ribaundu.Beşiktaş'ın 10 asistine karşılık 8 oyuncumuzun yapmış olduğu toplam 22 asistimiz var.Perşembe akşamı yorulanlar dinlenirken bütün oyuncularımızdan yararlanma fırsatı buldu coach ve oyuna giren,ciddi süreler alan on iki oyuncu da skor bulup,gayet iyi oyun ortaya koydular.

Normal sezon sona erdi,playoff ilk turunda rakip Beşiktaş Cola Turka.1-0 öndeyiz ve ev sahibi avantajı bizde.

Teker teker..

GALATASARAY - Beşiktaş || 15:30 Ayhan Şahenk


Normal sezon bizim için bir derbi ile kapanıyor. Derbiden ziyade, play-off eşleşmesinde ev sahibi avantajının kimde olacağını belirlemesiyle, önemli bir maç.
Beşiktaş, sahamıza 3-0'lık bir seri ile geliyor, son maçlarında da lig lideri Fenerbahçe'yi farklı mağlup ettiler. Zaten bu sezon, iç-dış aldıkları 2 Fenerbahçe galibiyeti hariç, Beşiktaş bayan basketbol organizasyonunun sevenlerini mutlu edemediğini söylemek, yanlış olmaz heralde.
basketdergisi.com'da okuduğumuz haberlere göre; siyah beyazlılarda mali kriz hala sürüyor. Yola başladıkları yabancıları Shay Doron, Milica Dabovic ve Alexis Hornbuckle ile sezon içinde çeşitli sebeplerden dolayı ayrılmasından sonra şimdi de Harper alacakları yüzünden antrenmana çıkmıyormuş ve büyük ihtimalle bizim maçta oynamayacakmış.
Yine aynı kaynaktan öğrendiğimiz, Beşiktaş gönderdiği yabancılarının yerine anlaştığı yeni oyuncularından olan De Forge da hastalığı sebebi ile hafta içi antrenman yapamamış ama maçta oynaması bekleniyor. De Forge attığı 19 sayı ile F.Bahçe maçının kahramanlarındandı.
Perşembe günü kazandığımız büyük zafer sonrası bir konsantrasyon bozukluğu yaşamazsak Cola Turka Arena'da kazandığımız maçın rövanşını ve ev sahibi avantajını rakibimize vermeyeceğimizi düşünüyorum. Öncesinde Ayhan Şahenk'te erkek takımımızın ve akşam A.S.Y.'de futbol takımımızın maçının olduğu spor dolu günde, dolu bir salonda çifte zafer yaşayacağız. İN ŞAL LAH!

20 Mart 2009 Cuma

BİZ Kazandık

Bugün Ayhan Şahenk'te, oyuncu - taraftar tek vücut olacağız. Kursk değil biz finalist olacağız.
Fanatik Gazetesinde, resmi sitede çıkan röpartajlarda okuduğumuz; yönetimin, hocalarımızın ve oyuncularımızın tek isteği taraftar desteği.

Finalist olmak zor değil bir önceki turda Athinaikos BC takımından 20 sayı fark yiyen Ruslara en az 15 sayı fark biz de atarız.
...

Evet biz kazandık, biz finalist olduk. Yarısı boştu salonun bugün belki ama dolu kısmında öyle bir taraftar vardı ki her savunmada yer yerinden oynuyordu. Teşekkürler gelen herkese binlerce kez, biz kazandık taraftarıyla oyuncusuyla.
İlk yarı yolunda gitmiyordu işler, şutlar potada ufak bir slalom yapıp dışarı çıkıyordu. Kursk'un ise karpuz şutları bile hiç zorluk çıkarmadan hanelerine sayı olarak yazılıyordu.
Böyle gitmeyeceği belliydi, belliydi ama nasıl olacaktı 22-28 geride kapadığımız yarı sonucunda herkes kaybediyoruz demeye başlamıştı. Belki oyuncularımız, belki hocalarımız, belki karşı tribünde bizimle bu heyecanı paylaşan başkanımız ve Yiğit Şardan da olmadı derken, bir kahraman vardı Ayhan Şahenk'te bugün. Muhabbet geyiğe dönse de bir ara ciddi ciddi 50 sayı atıp %101'le oynadığını düşündüğümüz Seimone, büyük oyuncu nasıl olur gösterdi. Gerçek istatistiklerine baktığımda 17/22 saha içi isabetiyle 38 sayı atan yıldız, 39 sayı atan Dinamo Kursk'a 1 sayı farkla kaybetmesine rağmen :) , takım arkadaşlarının inançlı oyunu ve yardımları ile gerekli olan farkı yakaladık ve hatta fazlasını da attık. Maça Işıl, Tuğba, Augustus, Young ve Kress beşiyle başladık, ilk yarı Esra, Şaziye ve Yasemin de rotasyonda yer aldı ama 2. yarı öyle bir büyü vardı ki sahada, sanki coach Okan Çevik de büyüyü bozmamak adına sadece 1.5 dakikalık Işıl-Tuğba değişikliğinden başka değişiklik yapmadan 20 dakikayı tamamladı, Işıl-Esra-Augustus-Young-Kress beşiyle.
Işıl; bildiğimiz Işıl. 4 Sayı - 8 Rib. - 7 As. - 3 Top Çalma
Esra; narin görüntüsüne karşın savunmada büyük savaşçı. Maçı koparan ve bizim adımıza tek 3'lüğün sahibi. 7 Sayı - 3 Rib. - 1 As. - 2 Top Çalma
Seimone; There is only one, SEIMONE. 38 Sayı - 4 Rib. - 2 As. - 2 Top Çalma - 1 Blok + Kocaman bir yürek
Young; 22. sayısında kitlenen takımı peş peşe attığı 4 sayıyla ateşledi, pota altı savunmasıyla rakibi bezdirdi. 9 Sayı - 8 Rib. - 2 Top Çalma - 1 Blok
Kress; her zamanki güvenilir oyunu ile o da görevini yaptı. 4 Sayı - 6 Rib. - 1 Top Çalma - 1 Blok
Bu süper 5, tribünde taraftarı, protokol tribününde maçın 2. yarısını bizim gibi ayakta izleyen başkanı ve yönetimi, sahada gibi terleyen coşan benchi ile Galatasaray'ımız Eurocup'ta finalde.

Finalde rakip İtalyan, Cras Basket Taranto. Kupanın büyük favorisi Dinamo Moskova'yı elediler. Saha avantajı bizde. Ayrıntılı analizi maçtan önce bu sayfalarda veririz.

Tebrikler Sarayın Sultanları, Tebrikler Galatasaray taraftarı bu zafer hepimizin.
Adınla, Takımınla, Taraftarınla; En büyük sensin CİM BOM BOM!

19 Mart 2009 Perşembe

Savunma Bizden, Sayılar Sizden


Bugün Ayhan Şahenk'te, oyuncu - taraftar tek vücut olacağız. Kursk değil biz finalist olacağız.
Fanatik Gazetesinde, resmi sitede çıkan röpartajlarda okuduğumuz; yönetimin, hocalarımızın ve oyuncularımızın tek isteği taraftar desteği.
Finalist olmak zor değil bir önceki turda Athinaikos BC takımından 20 sayı fark yiyen Ruslara en az 15 sayı fark biz de atarız.
Takımımız bizim bu sene beklentilerimizi karşılıyamasa da, çok üzse de bizi, bir final bir Avrupa Kupası unutturur bize tüm sezonu. Takım inandı, bizler de inanalım. Saat 17.30'da önce Ayhan Şahenk'te, sonra 21:30 Ali Sami Yen'de aslanlarımızı sonraki turlara yolculayacağız inşallah.

Fanatik Gazetesindeki röportajı okumanızı tavsiye ediyorum. Bir taraftar olarak ülkemizde ilgilenilmeyen bayan basketboluna tam sayfaya yakın yer ayıran gazeteye ve röportajı gerçekleştiren Yalçın Dümer'e teşekkürü borç bilirim.

12 Mart 2009 Perşembe

Son 2!


Sene başında koyduğumuz hedefler doğrultusunda en düzgün şekilde ilerlediğimiz yerdeyiz,Avrupa'dayız yeniden.

Geçen sene burada İtalyanlar'a kaybetmiştik bu sefer rakip bir önceki turda olduğu gibi Ruslar.Chevakata'nın 7. olduğu ligde şu anda 6.sıradalar dersek eğer hepimizin kafasında az çok bir rakip profili oluşur sanıyorum.Rus liginin tepe takımlarını ayrı tutuyoruz tabii ki.

Bahar aylarında iki takımımızla Avrupa'da mücadele etmek gerçekten gurur verici,gözler Almanya'da kulaklar Rusya'da olucak akşam.

Durma sen saldır Galatasaray.

9 Mart 2009 Pazartesi

Bir zamanlar umudumuz vardı kupa ya da başka bir başarı için değildi bu umut,sadece sarı kırmızı içindi.Artık yok,öldürüldü el birliği ile emeği geçenlerin karşısında saygıyla eğiliyoruz.

5 Mart 2009 Perşembe

Hoşgeldin Maçı || GALATASARAY: 91 Botaş: 56

Ligin en altındaki 3'lü ile oynadığımız serinin son maçında, Ayhan Şahenk'de Botaş'ı konuk ettik.
35 sayılık farkla sezonun en farklı galibiyetini aldık. Işıl, Tuğba, Augustus, Young, Kress beşiyle başladığımız maçı nerdeyse ilk çeyrekte kopardık. 4. çeyreğe kadar savunmayı hiç bırakmadan maç dengedeymiş gibi bir devam edince, final periyoduna 72-30 önde başladık. Fark açılınca genelde çok süre alamayan Yasemen, Korel ve Şaziye'nin daha oynadığı son çeyrekte hücumda yine etkili olsak da, savunma biraz düşünce fark azaldı. Diğer üç çeyrekte sadece 30 sayı yiyen takımımız, son çeyrekte attığı 19 sayıya karşılık 26 sayı yedi ve maçı 91-56 kazanmayı başardı.

Seimone ve Esra öne çıkan isimlerdi. Seimone 19 sayıyla maçın en skorer ismi oldu, Esra ise girdiği andan itibaren sert savunması ve sayıları ile farkın açılmasına yardımcı oldu.

Botaş'ın yıldızı Tisdale'nin sezon boyunca, en kısa süre aldığı 2 maçtan biri ve en az sayı attığı maç olunca, ligin güçsüz takımlarından olan rakibimizi geçmek çok da zor olmadı. Tisdale de direnemeyince, çok genç bir kadroya sahip olan Botaş için işler kötüye gidiyor.

Rahat geçen maç bizim için yeni gelenlere hoşgeldin deme fırsatı yarattı.
Kara Braxton 8 dakika oyunda kalmasına rağmen kendini gösterdi. 8 dakikada yaptığı 8 sayı, pota altında savunmayı üzerine çektikten sonra boş arkadaşına yaptığı asistler ve savunmasıyla göz doldurdu. Fark uçuk bir rakamdayken, rakibin 3'e 1 geldiği pozisyonda Kara'nın yaptığı savunma gerçekten etkileyiciydi.
Bir diğer yeni isim Okan Çevik'in de ilk maçıydı. Aramıza, takımımızın başına hoşgeldi. Başarılar diliyoruz.

4 Mart 2009 Çarşamba

Taze Kan(?)

Okan Çevik ismi gündemdeydi son günlerde,bugün resmi sitede açıklanmış haber Taze Kan başlığı ile.

Sahi Zafer Kalaycıoğlu vardı bi noldu ona ? Ses seda yok o konuda kimseden.Bu adam gitmedi mi Adana deplasmanına,orada takımı yönetmedi mi bench arkasından?Florya'ya gelip idmana çıkmadı mı ? Bunları unutup sineye çekeceğimiz falan düşünülüyor herhalde yönetim tarafından,basketbol şubesi yöneticilerimiz tarafından.

Gün olur devran döner unutmaz bu taraftar,bunları da unutmaz bunlara sebep olanları da.

Hafta İçi Mesaisi || GALATASARAY - Botaş 17:00


3 Mart 2009 Salı

Haftanın Ardından


Haftanın açılış maçında Cuma günü Panküp Ted Adana deplasmanındaydı,Botaş'ı farklı geçtiler.Botaş'ın durumunu daha önce de söylemiştim, onlar bunu tercih ettiler ve önümüzdeki dönem de faydalarını göreceklerini düşünüyorum ben halen.Ted Koleji'nde 4 oyuncu çift hanelere çıkmış bu isimlerin arasında ne yazık ki Kübra yok.7 dakika oyunda kalan Kübra maçı sayı atamadan kapatmış.59 sayı yiyen Panküp Ted takımının bu sayılarının 28'ini ikinci çeyrekte yemesi de ilginç olmuş.Üç çeyrekte 31 sayı yiyip,ikinci çeyrekte 28 sayı yemişler.Rakip Botaş olunca durumu toparlamışlar ama ilerisi için pek de iyi bir istatistik değil bu.

Samsun Basket lig lideri olmak için geldiği Başkent'ten istediğini zor da olsa alıp,dönmüş evine. Ilk önce Cuma günü diye açıklanmıştı programda bu maç, daha sonra Cumartesi gününe alındı.Samsun'u izlemeyi çok istiyordum fakat Mersin-Telekom maçı ile çakışınca gidemedim maça.Skoru takip ettikçe daha da üzüldüm maça gidemediğime.Peki ne oldu da bu kadar zorlandı Samsun takımı?McBride-Burcu Uzun ikilisi üç sayı çizgisinin gerisinden 1/10 atmış.,takımın geri kalanı da 1/8 atınca 2/18 gibi oldukça düşük bir yüzde ile hücum etmişler.Ev sahibinin 14 top kaybına karşılık,Samsun'un 18 top kaybı var.Samsun takımında Larkins alıştığımız performansı göstermiş double double yaparak, onun haricinde herkes oldukça kötü oynamış.Cantuğ Keskindemir de maçtan sonra çok çok kötü savunma yaptıklarını söylemiş zaten basın toplantısında.Mühim olan da budur zaten, kötü oynarken de kazanabiliyorsan hele ki deplasmanda, tamamdır bu iş.

Mersin BŞB Akatlar'dan rahat bir galibiyet çıkarttı beklenildiği üzere. Çok ilginç istatistikler var,Beşiktaş'ın total 21 ribaunduna karşılık Mersin takımının 21 hücum ribaundu var.21-42'lik bir üstünlüğü var Mersin'in ribaundlarda,ezmek denilmez buna başka bir kelime bulmak lazım.Asistlere bakıyoruz, 22-10 Mersin üstünlüğü var.Beşiktaş'ın 28 top kaybı var 40 dakikada,bunların üstüne skoru yazmama gerek yok sanırım herkes az çok tahmin etmiştir.Dabovic ve Hornbuckle'ın geçen hafta yaşanan maddi problemlerden sonra takımdan ayrıldığını da ekleyelim unutmadan,bu maçta da oynamadılar.Bir de magazin haberi verelim son olarak, Katie Smith tribündeymiş kimi izlemeye geldi dersiniz? =)

Tarsus Belediye evinde zor da olsa Ceyhan'ı yenmeyi başarmış.67 sayının 42'si yabancı oyunculardan gelmiş,Türk oyuncular da biraz katkı verince galibiyet gelmiş.Oldukça önemli bir maçtı iki takım adına da, galip gelen taraf bir adım öne geçicekti.Ev sahibi avantajı ile Tarsus Belediye olmuş bu takım.

Fenerbahçe'nin bay geçtiği bu haftada diğer üç takımın kazanması yukarıyı iyice kızıştırdı.Samsun Basket ilk kez liderliği ele geçirmiş oldu böylece.Geçen hafta olduğu gibi bu hafta da fotoyu Samsun'dan seçtim,hakediyorlar sonuna kadar.

B.Burhaniye 49 - Galatasaray 70

Deplasmandan güzel bir galibiyetle döndü kızlarımız.Haftasonunun yoğunluğunda giremedik postu,maç sonrası şöyle bir bakalım durumlara.

Rakibimiz lig sonuncusu ve zayıf bir takımdı ama yukarda olduğu gibi aşağıda da kıyasıya bir mücadele var ve kazanmalarını gereken bir maça çıktılar bize karşı.Haftaiçindeki Eurocup maçımızdan sonra 12 oyuncumuzu da rotasyona soktu Hakan Acer bu önemliydi.En fazla oynayan isim 29 dakika ile yine Işıl Alben.Oynayan 12 oyuncudan Yasemen ve Esra hariç herkes sayıya katkı vermiş bu da sevindirici.Yasemen zaten çok çok az oynadı, Esra'nın da 12 dakika şut sokamadığını ama 3 asist yaptığını ekleyeyim hemen.

Son dört haftaya girdik artık ligde, ne kadar yukarıya çıkabilirsek o kadar iyi.Gerisine playoff'da bakıcaz artık.

2 Mart 2009 Pazartesi

2. Dabovic Vakası

Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Gomis açık konuşmuş =). Bakalım basına, Milica'da olduğu gibi "Aziz Yıldırım'ı Çıldırtan Pozlar" başlığıyla düşücek mi?
Sorun olucak bir şey yok, fotolar geçen sene çekilmiş.