BIY AD

30 Eylül 2009 Çarşamba

Abdi İpekçi'de Neler Oluyor ?


İnsan gurur duyuyor yani...
Olimpiyatımız yok.
Olimpiyat stadımız var.

3 kilometreyi anca 3 saatte gidersin trafikte... Formula pistimiz var.

Bayrampaşa’ya uzay üssü gibi Badmington Salonu yaptılar... Sor ahaliye, bırak oynamayı, badmington’ın ne olduğunu bilen yok.

Sultanahmet meydanındaki tarihi “hipodrom”da, kutsal yer diye ramazan şenliği yaparlar... “Orada kumar oynanıyor” dedikleri en ünlü hipodromumuz Veliefendi, aslında şeyhülislam!

İstanbul matrak bir şehir.

Bakın, şimdi de, Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası’nı almışlar, elimizde tesis yok... Parke sporlarının gözbebeği Abdi İpekçi Spor Salonu’nu “geçici” olarak “havuz” haline getirmeye çalışıyorlar, iyi mi!

Parkelerin üstüne, 2’şer metre yüksekliğinde, biri 25’e 20, öbürü 25’e 15, portatif havuz kondurmaya uğraşıyorlar... Bu havuzlara 2 bin ton su doldurulacak, parkeler ne olacak? Üstelik bu işi kendi başımıza da beceremiyoruz, havuzları kondurması için İtalyan şirketi kiralandı... İtalyanlar, daha kafadan rapor verdi, “bu havuzları buraya koyduğumuzda, salonda su buharı olur, skorboardlar bozulur haberiniz olsun” dedi... “Bozulur” denilen skorboardlar, 900 milyar lira! Bitmedi... Bu salon, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağı için, 1 trilyon liralık tadilat yapılmıştı. Çöpe gidecek... Çünkü, havuzları salonun ortasına kondurabilmek için, öndeki 5 sıranın komple sökülmesi gerekiyor. Bitmedi... Havuzları salonun ortasına kondurabilmek için, altlarına 25’er metrelik taşıyıcı beton bloklar konulması gerekiyor. Parkelerin haşat olmasını boşverdik, bu beton blokları zemine yerleştirebilmek için, salona TIR girmesi gerekiyor. TIR’ların girebileceği kapı yok; kapıların yıkılarak genişletilmesi gerekiyor. Bitmedi... Şampiyona 4 gün sürecek ama, kurulması sökülmesi en az 25 gün... E o tarihlerde Fenerbahçe’nin ve Efes’in Avrupa maçları var... Bu maçlar nerede oynanacak? Muhtemelen, “kusura bakmayın, yanlış hesap yapmışız, idare edin, biriniz İzmir’e, biriniz Ankara’ya gidin” denecek.

İşte böyle.

Olimpiyatımız yok, olimpiyat stadımız var, ayranımız yok içmeye...

Yılmaz Özdil

Süper Kupa 20 Ekim'de


Şurada bahsetmiştik bu sezon ilk kez düzenlenecek olan Super Kupa organizasyonundan. Tarih olarak Ekim ayı söylenmişti fakat tarih net değildi. Bugün netleşmiş tarih, 20 Ekim Salı günü Moskova'da Spartak Moskova ile karşılaşacak Sarayın Sultanları.

Avrupa'da ilkler diyince karşısında Galatasaray yazısını görmeye alışık bünyelerimiz için bir ilk olmasının yanı sıra herkes için bir ilk bu organizasyon. Daha önce 2000 senesinde futbol takımımız Real Madrid'in elinden almıştı bu kupayı, fakat şimdi işler çok daha zor.

Eurocup şampiyonu titri ile orada bulunabilmek hepsinden önemli ama. Ve tabii artık bir kademe daha atlayarak Euroleague'in kalıcı takımlarından biri olmayı başarabilmek de, yeni hedefimiz olmalı bu önümüzdeki dönemde.

Mersin BŞB: 63 - Botaş: 57 | | Aylin Yıldızoğlu'nun Vedası


Botaş Cup'da günün ilk maçında Mersin BŞB, evsahibi Botaş'ı ilk yarıda zorlanmasına rağmen 63-57 mağlup etmeyi başarmış.

Maça hızlı başlayan ev sahibi ilk çeyreği 19-11 önde kapatmış, ikinci çeyreğin hemen başında da farkı çift haneye çıkarmışlar hemen. Fakat o andan itibaren toparlanan Mersin takımı 21-8'lik bir seri yakalayarak soyunma odasına 32 - 29 önde girmiş. İkinci yarıda da bu üstünlüğünü sürdüren Mersin BŞB, Botaş'ın skor avantajını bir kez daha eline geçirmesine izin vermeyerek, maçı 63-57 kazanmayı başarmış.

Mersin'de Şaziye Karslı'nın 13 sayı 5 ribaundu, Korel Engin'in 8 sayı 3 ribaund 1 asisti sisteme dahil olmaya başladıklarının göstergesi, iyiye işaret onlar adına. Bunun haricinde Sariye Gökçe +Aynur Metin ikilisinin 6 sayı 4 ribaund 5 asistlik oyunu geçen sezon olduğu gibi, bu sezonda da takımın yardımcı parçalarından olacaklarını gösteriyor. Yeni transfer Erlana Larkins bıraktığı yerden devam ediyor, 13 ribaund çekmiş karşılaşmada. Yanında da 7 sayısı, 1 asisti var. 1994 doğumlu, Türkiye Ligi'nin en genç profesyonel olan bayan basketbolcusu Merve Aydın 4 sayı 2 ribaund 2 asist ile tamamlamış maçı. Ondan epeyce umutlu Ceyhun Yıldızoğlu, şans da veriyor bolca. İsmini not etmek lazım şimdiden bir köşeye.

Mersin odaklı bir yazı oldu farkındayım, biraz da Botaş tarafına bakalım. Onlar adına geçiş sezonlarından biri daha bu sezon, tecrübeli Burcu Uzun transferi takımı toparlamaya yetmeyecek şüphesiz. 10 sayı 3 ribaund ile tamamlamış maçı Burcu. 4 yabancısından total 26 sayı katısı almış Botaş ki çok düşük bir rakam bu, yabancıların performansına göre kendilerine lig tablosunda bir yer edineceklerini düşünürsek.



Bu maçın turnuvanın açılış maçı olması haricinde Aylin Yıldızoğlu'nun jübilesi olma özelliğini taşıdığını da dün yazmıştım. Yeni yaşantısında bir kez daha başarılar dileyelim kendisine, epeyce duygusal anlar yaşanmış gibi dün fotoğraflardan anlayabildiğimiz kadarıyla.

BOTAŞ (57): Burcu Çiğil 3 (2 ribaund), Seda Güçlü 5 (2 asist), Burcu Uzun 10 (3 ribaund), Judit Kajdatsi 6 (10 ribaund- 1 asist), Brooke Reves 14 (8 ribaund- 1 asist), Pelin Gülbağ (2 ribaund- 4 asist), Gülşah Gümüşay 8 (1 ribaund- 1 asist), Whitney Jones 4 (4 ribaund- 1 asist), Sheene Moore 2 (2 ribaund- 1 asist), Didem Suer 3 (2 ribaund), Seda Tabakçı 2 (1 asist)

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ (63): Deniz Boz (1 ribaund- 3 asist), Selin Ekiz 4 (2 ribaund), Merve Aydın 4 (2 ribaund- 2 asist), Sariye Gökçe 4 (3 ribaund- 3 asist), Şaziye İvegin 13 (5 ribaund), Korel Engin 8 (3 ribaund- 1 asist), Barbara Turner 9 (4 ribaund- 1 asist), Erlana Larkins 7 (13 ribaund- 1 asist), Tuğba Talaşlıoğlu 6 (2 ribaund), Aynur Metin 2 (1 ribaund- 2 asist), Olimpia Scott 6 (5 ribaund- 2 asist)

Periyot skorları:

1.PERİYOT: 11-19
2.PERİYOT: 21-10
3.PERİYOT: 17-10
4.PERİYOT: 14-18

29 Eylül 2009 Salı

Botaş Cup


Turnuvalardan devam ediyoruz bugün. Bir turnuva haberi de Botaş'tan geldi, bu sezon 6.sı düzenlenecek olan Botaş Cup bugün başlıyor ve Cumartesi gününe kadar günde iki maç ile devam edecek.

Bu sezon Anadolu Jet sponsorluğunda düzenlenecek olan organizasyona Botaş, Mersin BŞB, Ceyhan Belediye, Tarsus Belediye ve Sırbistan takımı Rodijov Korac katılıyor. Daha önce güney ekiplerinin birarada mücadele etmeleri gerektiğinden, gerek altyapı gerekse diğer alanlarda birbirlerine destek olmalarının gerekliliğinden bahsetmiştim. Bunun hayata geçirildiğini görmek sevindirici, önemli potansiyel var bayan basketbolu açısından güney tarafında. Bunu kinetiğe çevirebilmek adına harekete geçmek önemli, bunda önemli payı olan Mersin takımını ayrıca tebrik etmek gerekiyor.


Bu turnuva bir kişi için, belki de iki, farklı bir anlam taşıyor. Mersin takımının koçu Ceyhun Yıldızoğlu'nun eşi Aylin Yıldızoğlu bugün oynanacak ve turnuvanın açılış maçı olacak olan Botaşspor - Mersin BŞB maçı profesyonel basketbol kariyerinin son maçı olacak Aylin Yıldızoğlu. Uzun yıllar Botaş takımında oynayan, kaptanlık yapan ve orada oynarken koçu Ceyhun Yıldızoğlu ile hayatını birleştiren Aylin Yıldızoğlu Botaş forması ile son kez sahaya çıkacak bugün. Yeni hayatında başarı ve mutluluklar dileyelim kendisine.

29 Eylül Salı
14.00 Botaş – Mersin BŞB
16.00 Ceyhan Bld – Tarsus Bld

30 Eylül Çarşamba
14.00 Botaş – Ceyhan Bld.
16.00 R. Korac – Mersin BŞB

1 Ekim Perşembe
14.00 R. Korac – Tarsus Bld.
16.00
Ceyhan Bld. – Mersin BŞB

2 Ekim Cuma
14.00 Botaş – R. Korac
16.00 Mersin BŞB – Tarsus Bld.

3 Ekim Cumartesi
14.00 R. Korac – Celhan Bld.
16.00
Botaş – Tarsus Bld.

3. Kaya Cengiz -Serdar Sağıroğlu Basketbol Turnuvası


Samsun Basketbol ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün birlikte organize ettiği, bu sezon üçüncüsü düzenlenen Kaya Cengiz -Sedar Sağıroğlu Basketbol Turnuvası 2-3-4 Ekim tarihlerinde Samsun Yaşar Doğu Spor Salonu’nda gerçekleştirilece
k.

Evsahibi Samsun Basketbol'un yanı sıra başkent temsilcisi Çankaya Üniversitesi de katılıyor bu sezon turnuvaya. Bu iki takımımız haricinde Bulgaristan liginden BB Beroe 07 Stara ve Lukoil Academic takımları Samsun'a geliyorlar bu hazırlık turnuVası için. Her ne kadar kalitesi tartışmaya açık bir lig olsa da, Lukoil Academic takımının geçen sezonun Bulgaristan şampiyonu olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Ligin başlamasına yaklaşık bir aylık bir zaman dilimi kaldı, artık bu hazırlık maçlarını daha sıkı takip etmek gerekiyor, takımların son durumlarını görebilmek adına. Şu ana kadar oynanan hazırlık karşılaşmalarında Samsun Basketbol'un pek de içaçıcı sonuçlar almadığını gördük, bakalım bu turnuvada nasıl bir performans gösterecekler.

2 EKİM 2009 Cuma
14:00 Lukoil Academic - Çankaya Üniversitesi
16:00 Samsun Basketbol Kulübü - BB Beroe 07 Stara

3 EKİM 2009 Cumartesi
14:00 BB Beroe 07 Stara - Çankaya Üniversitesi
16:00 Lukoil Academic - Samsun Basketbol Kulübü

4 EKİM 2009 Pazar
12:00 BB Beroe 07 Stara - Lukoil Academic
14:00 Samsun Basketbol Kulübü - Çankaya Üniversitesi

Cras Basket Taranto : 72 - Fenerbahçe : 66

Çek Cumhuriyeti'ndeki Folimanka Cup'da hazırlık maçlarına devam eden Fenerbahçe, geçen yıl Eurocup finalinde mağlup ettiğimiz ve bu sezonda da Euroleague grubumuzda yer alan Cras Basket Taranto'ya uzatmalar sonunda 72-66 mağlup olmuş.

Yabancılarından yoksun olarak bu turnuvaya katılan Fenerbahçe'nin gerçek gücünün bu olmadığı kesin. Hücum gücünü yabancıların ve pota altında Nevriye Yılmaz'ın yüklendiği bir takımdan bahsediyoruz her fırsatta. Bütün bunlara rağmen FIBA Eurocup zaferinin ardından epey konuşulmuştu, ikinci kupa ne de olsa, bu takımı yenmekte ne var temalı yazılar da görmüştük etrafta. Bunları hatırlıyor insan ister istemez.

Mahoney'in maçı 20 sayı ile tamamlaması da, o güzel zafer gecesini hatırlattı bana bir kez daha. Daha doğrusu o günden sonra ne zaman Mahoney adı geçse, final maçı geliyor aklıma. Ne çok zorlamıştı uzunlarımızı, ne rahat sayılar bulmuştu içerden. Bir selam da ona gitsin buradan, kupa bizim müzemizde. :)

27 Eylül 2009 Pazar

Macaristan Kampından Fotoğraflar


Fotoğraflar için Erdal İçelli'ye teşekkürler..

. . .


Ne desek boş, ne desek anlamsız.

Geliri tamamen Tekerlekli Sandalye basketbol takımına aktarılacak olan '' Alpaslan'a Mektuplar '' kitabı bugün piyasaya çıktı. Almak, aldırmak lazım.

Ruhu şad olsun abimizin.

26 Eylül 2009 Cumartesi

2009-10 Sezonu Forma Numaraları Belli Oldu


Yeni sezonu bekleyen taraftarın büyük ilgisi çeken olaylardan biridir, forma tanıtımı. Bu konuda basketbol şubemizde hareketlilik futbol takımına nazaran daha az tabii ki, yaz aylarında futbol takımının yeni formalarını dört gözle bekleyen biri olarak itiraf zamanıdır sanırım. Yeni yönetimle beraber pazarlama alanında yaşanan olumlu gelişmeleri farketmeyeniniz yoktur herhalde, gsstore'larda ve sanal ortamda gsstore.org'da bunun yansımalarını gördük hepimiz geride kalan bir senede . Bu sezon futbol takımının giymeye başladığı, 2288 ismi ile tarihe bir atıfta bulunulan mor formayı tercih etmek radikal bir karardı şüphesiz. Pek çok espriye konu edilmesi muhtemel bir rengi tercih etti pazarlama ekibi ve geride kalan döneme baktığımızda gayet başarılı bir sonuç alındığı aşikar.

Mor rengin futbol takımındaki ve taraftardaki bu olumlu yansımalarından, sonra bayan basketbol takımımıza da önerilmiş mor renk formalar yeni sezon öncesi. Fakat Sarayın Sultanları istememiş mor rengi, son yıllarda olduğu gibi parçalı, kırmızı ve beyaz formaları giyecekmişiz bu sezonda da. Aslında tercih edilebilirdi mor renk, gayet de güzel olurdu bence bütünlük açısından.


Yeni sezon öncesi forma numaralarımı da belirlenmiş bu arada, Aras sağolsun sol frame'deki kadroyu update etmiş, forma numaraları ile birlikte. Geçen sezon Şaziye Karslı'nın takıma dahik olmasının ardından 7 numarayı ona veren Yasemen Saylar'ın 14 numarayı alması dışında dikkatleri çeken bir değişiklik yeni numaralarda.

Teo Vilnius: 62 - Fenerbahçe: 64

Fenerbahçe lige hazırlık çalışmalarınının yurtdışı ayağını Çek Cumhuriyeti'nde gerçekleştiriyor. Zvvz Usk Prague, Cras Basket Taranto ve Teo Vilnius gibi üç Euroleague takımının katıldığı Folimanka Cup'ın dördüncüsü olarak da bir turnuvaya katılıyorlar. Burada Fenerbahçe haberlerinin detayına pek inmiyoruz ama bu turnuvadaki iki hazırlık maçı bizim için de önemli zira Euroleague'deki rakiplerimizden ikisi yer alıyor bu turnuvada: Teo Vilnius ve Cras Basket Taranto.

Yabancılarından yoksun tamamen yerli bir kadroyla Prag'da mücadele eden Fenerbahçe Litvanya takımını baştan sona çekişmeli geçen karşılaşmada, son topta da olsa 64-62 mağlup etmeyi başarmış. Esmeral Tunçluer, Birsel Vardarlı, Nevriye, Melike ve Nevlin beşiyle başlamış sarı lacivertliler maça ve fark da sürekli 2-6 aralığında gezinmiş maç boyunca iki takım adına da. 64 sayının 40'ı Esmeral, Birsel ve Nevriye üçlüsünden gelmiş ki bu da zaten toplam skorun %65'ine denk geliyor. Yabancısız bir kadroyla mücadele ettiklerini düşününce, Fenerbahçe'nin başarısının pek çok kişinin düşündüğünün aksine yabancı değil yerli oyunculardan kaynaklandığını tekrar görme fırsatı veriyor bize. Dip not olarak, Esmeral'ın 16 sayı ile takımının en skoreri olduğunu da ekleyeyim.

Pazar günü de yakından tanıdığımız İtalyan Cras Basket Taranto ile karşılaşacak Fenerbahçe, o maçı da takip etmekte fayda var. Bakalım ne durumda İtalyanlar..

25 Eylül 2009 Cuma

Erlana Larkins Mersin'de


Samsun takımının geçen sezon yakalamış olduğu başarısının ana karakterlerinden biriydi Erlana Larkins. Ortalama 33 dakika sahada kalarak rakip potalara maç başı 15,5 sayı bırakan ve maç başına 2.4 asist üreten bir hücum performansından bahsediyoruz, eğer rakamlarla konuşmak gerekirse. Hücumda olduğu kadar savunma sahasında da aynı iştahla oyunun içerisinde kalabilen Larkins yakaladığı 12.2 ribaund ortalaması ile geçen sezonun ribaund kraliçesi olmuştu ligimizde. Savunmadaki konsantrasyonun karşılığı olarak bu rakamlarının yanına 1.3 top çalma istatistiğini de eklememiz gerekiyor.

İki sayılık atışlarda %55.8 ile oynarken, serbest atışlarda ise %76 gibi oldukça iyi bir yüzde tutturdu Amerikalı oyuncu. Bu rakamları sezon boyunca toplam 26 maçta forma giyerek elde etti Larkins, bu da istikrarlı bir oyuncu olup olmadığı konusunda bütün şüpheleri ortadan kaldırmaya yeterlidir sanırım.

North Carolina'dan mezun olan Larkins okul tarihinin en yüksek saha içi isabet yüzdesini tutturmuş isim halen. Bunun yanı sıra okul tarihinin en fazla ribaund alan altıncı oyuncusu olması ise geçen sezon elde etmiş olduğu ribaund kraliçeliğinin haklı bir başarı olduğunu kanıtlıyor. Serbest atış ve blok sıralamalarında da listenin ilk onunda yer alan Larkins, oyunun her yönünü oynayabildiğini gösterdi lise kariyeri boyunca. Amerika milli takımında da kendisine şans bulan Larkins, 2005 yazında Tunus'da 19 Yaş Altı Dünya Şampiyonluğu'nu kazanan Amerika kadrosunda yer aldı. Hemen hemen aynı kadroyla bir sene sonra Meksika'da 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonluğu'nu kazanan kadroda yine kendine yer buldu Larkins. 2007 yılında ise Amerika kıtasında gerçekleştirilen PAN'da şampiyonluk kazanan milli takımdaydı.

Üstüste başarılar sağlayan milli takımda kendine yer bulan, oldukça başarılı ve rekorlar barından kolej kariyerine sahip Larkins WNBA'e geçişi tam olarak başaramayan isimlerden biri oldu, en azından şu an için. Candace Parker'ın 1.sırada seçildiği 2008 draftında, 1. tur 14. sırada seçildi Larkins New York Liberty tarafından. İlk sezonunda forma giydiği 27 karşılaşmanın hiçbirinde ilk beş başlayamayan Larkins, ortalama 12 dakika sahada kalıp 4.8 sayı 2.7 ribaund 0.7 asist gibi gayet sıradan bir performans gösterdi. Bu sezon yine New York takımında forma giyen oyuncu şans bulduğu 18 maçta yine hiç ilk beş başlayamadı, geçen sezona nazaran azalan dakikaları (7.6) neticesinde 2.4 sayı 1.7 ribaund ortalamaları ile tamamladı sezonu.

Henüz 22 yaşında çok genç bir oyuncunun ülkesinden ilk kez ayrıldığı bir dönemde oldukça iyi bir sezon geçirmesi biraz da bu kendini kanıtlama, özgüven kazanma gerekliliğinden olsa gerek diye tahmin ediyorum.
50 bin dolar gibi gayet makul bir fiyatla transfer edilmesi ayrıca takdir edilmesi gereken bir yöneticilik başarısı tabii ki. Samsun takımı onu transfer ettiğinde bir takım riskleri de beraberinde kabul ettiler, bilmediği bir ortam ve bilmediği bir ligde uyum sorunu yaşayabilirdi Larkins. Ama bu riski yarattığı ortam ile bertaraf etmeyi başardı Samsun takımı ve idarecileri. Şimdi de işin kaymağını yemek Mersin'e düştü gibi açıkçası. Ama geçen sezondan sonra o fiyatın üstünde bir piyasaya sahip olması ve Samsun takımının da geçen sezonun ardından yeni bütçesiyle bu seviyelere çıkamayacağı da ortadaydı. Ligi daha iyi tanıyan, nasıl bir basketbol oynandığını bilen ve uyum sorunu daha az olacak bir Larkins'i aldı onlar. Oyun olarak zaten ispatlayacağını ispatladı geçen sezon, o konuda şüpheleri yoktur sanıyorum.

'' Geçen sezon oynadığı basketbol ve oyun karakteri ile aramızda olmasını çok arzuladığımız bir oyuncuydu. Bize güç katacak. '' demiş Ceyhun Yıldızoğlu Larkins transferi sonrasında.
Pota altındaki açığı bu şekilde kapatmış oldu Mersin takımı ve hücumda da önemli bir silaha kavuşmuş oldular. Olmypia Scott, nasıl kullanması gerektiğini bildiğinizde halen ligin en önemli isimlerinden Şaziye Karslı, Yıldızoğlu'nun sisteminde verim veren, oyunun içerisinde kalabilen ikinci sezonunu yaşayacak yerli oyuncular ve bunların yanına eklenen önemli bir dişli Larkins. Mersin takımı ile alakalı daha geniş bir yazı yazmanın vakti gelmiş demektir.

Hayırlı olsun Larkins Mersin'e.

24 Eylül 2009 Perşembe

Magic Cup'da Şampiyon Beşiktaş

Beşiktaş Cola Turka, Samsun Basketbol, Çankaya Üniversitesi ve ligin yeni takımı Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıt Spor'un katıldığı bir hazırlık turnuvası düzenlendi geçtiğimiz hafta. Blogger'a erişim sorunu yaşıyoruz hepimiz malum, gün aşırı turnuva ile alakalı post giremedim bu yüzden. Şimdi genel hatlarıyla bir bakalım istedim Magic Cup'a.

Kocaeli takımının kaptanı Belgin Aktan Sarıgedik bu turnuvada forma giymedi. Bunun yanı sıra Beşiktaş Cola Turka takımında da Melek Bilge ve Tuğba Taşçı yine sakatlıkları nedeniyle yer alamadılar bu turnuvada.

Turnuvanın ilk gününde Beşiktaş Cola Turka, Samsun Basket'i zorlanmadan 71-49 mağlup etti. Siyah beyazlıların ürettiği 71 sayının 50'sinin yabancı oyunculardan gelmesi bir bakıma onlar adına yeni sezonun görüntüsünü veriyor diyebiliriz. Eğer bu sezon olduğu gibi finansal konularda problem yaşamazlarsa, geçen seneden daha başarılı bir performans ortaya koyacakları kesin. Samsun temsilcisi için ise işler şimdilik iyi gitmiyor, en azından geçen sezonki o parlak performansın ardından.

İlk günün ikinci maçında Kocaeli takımı ile Çankaya Üniversitesi karşılaştı. Ligin genel tablosuna baktığımızda alt sıralar için mücadele halinde olması düşünülen iki takım olarak tanımlayabiliriz bu takımları. Yabancılarını gönderdikten sonra tamamen Türk işi bir kadroyla yola devam etme kararı almıştı Kocaeli takımı. Bu yerli kadroları ile Çankaya Üniversitesi'ni 76-73 mağlup etmeyi başarmışlar. Fenerbahçe'nin ardından mağlup ettikleri 2. takım oldu başkent temsilcisi.

Turnuvanın 2. gününde Beşiktaş Cola Turka, Çankaya Üniversitesi'ni beklendiği gibi rahat bir skor ve oyunla mağlup etti, 72-55.

Günün dikkat çekici skoru ise Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıt Spor - Samsun Basketbol maçından geldi. Kocaeli temsilcisi maçı 72-52 gibi farklı bir skorla kazandı. Üstelik ilk on dakikayı Samsun takımının 13-4 önde kapatmasına rağmen. Geri kalan üç çeyrekte 68 sayı atıp rakiplerine sadece 39 sayı izni verince, böyle bir skor çıkmış ortaya. Başabaş bir mücadele sonunda Samsun galibiyeti bekliyordum ben, şaşırdım açıkçası. '' Çok eksiğimiz var, çok çalışmalıyız.'' şeklinde bir açıklama yapmış coach Cantuğ Keskindemir, bunun üstüne laf söylemek olmaz herhalde.

Turnuvanın son gününde Samsun Basketbol, Çankaya Üniversitesi'ni 55-54'lük skorla mağlup ederek aldığı tek galibiyetle turnuvayı 3. kapattı. Bu maçın skor dağılımı mevcut, onu verip geçeyim bu maçı.

Samsun Basketbol Kulübü: Cansu 11, Hande 3, Gülşah 7, Saynur 14, Nihal 7, Tuğçe 2, İlsu 7, Alyoshkina 4, Hanife

Çankaya Üniversitesi: İdil 1, Dilek 18, Damla 9, Görkem 7, Candide 4, Berrin 6, Dila 9

Final maçında ise siyah beyazlılar Kocaeli takımını baştan sona üstün götürdükleri karşılaşmada 71-63 mağlup ederek turnuvanın şampiyonu oldular. Kocaeli takımında Tuğçe İnöntepe bu maçta forma giymedi, dolayısıyla tamamen yerli oyunculardan oluşan rotasyonları da sıkıntıya uğradı bu maçta. Beşiktaş Cola Turka takımının ürettiği 71 sayının 47'sinin yabancı oyunculardan gelmesi yine dikkat çekici bir detay bu karşılaşma sonrasında.

Beşiktaş Cola Turka: Naile 11, Sandra Mandir 12, Esra 9, Bouthers 2, Gonca, Nazlı 4, Gergana Branzova 12, D. Dacic 21

Kocaeli B.şehir Bld. Kağıtspor: Ceyda 14, Aslı 13, Meryem 11, Meriç 7, Tuğba 6, Seda 12, Şeyma, Burcu, Banu

Turnuvanın sonunda her takımdan bir MVP belirlenmiş. Beşiktaş Cola Turka'dan Melek Bouthers, Kocaeli B.şehir Bld. Kağıtspor'dan Ceyda Kozluca, Samsun Basketbol'dan Cansu Arslan ve Çankaya Üniversitesi'nden Dilek Ünüvar'a verilmiş bu ödüller.

Turnuvanın MVP'si ise Melek Bouthers seçilmiş.

23 Eylül 2009 Çarşamba

Pelin Küçük Ted Kolejliler'de

Yeni sezonun başlamasına az bir süre kalmış iken transfer haberleri de arka arkaya gelmeye devam ediyor.

İsim yabancı gelebilir birçoğunuza, Galatasaray altyapısından gelen Pelin Küçük Ted Kolejliler takımına transfer oldu. Uzun zamandır genç milli takımlarda ve süre bulamasa da Galatasaray A takımının kadrosunda yer alan bir isimdi Pelin. Beril Binoğul'un basketbolu bırakması, Sevda Esenler'in Burhaniye'ye transferinin ardından o da bonservisiyle birlikte Ankara'nın yolunu tuttu. Ted Kolejliler takımının yeni hocası Derya Özyer'in de payını es geçmemek lazım bu transferde.

Galatasaray'da gerçekleştiremediğini Ankara'da yapabilir umarım Pelin, yolu açık şansı bol olsun.

Korel Engin Mersin'de


İki sezon önce şampiyonluğun kaybedilmesinin temel sebebi yaşanan sakatlıklar ve çeşitli problemler sonrası pota altında Petra'nın tek başına kalması idi. O final serisinde Petra'nın göstermiş olduğu insanüstü mücadeleyi unutmak mümkün değil. Bundan epey etkilenmiş olmalı ki transferle ilgilenen yöneticiler, o sezonun ardından boyalı bölgeye haddinden fazla takviye yapıldı. Bu isimlerden biri de Korel Engin idi. Geçtiğimiz sezonu oynamadan geçirdi desek yeridir. Sahadan çok tribünde ya da bench arkasında gördük onu.

Yeni sezon öncesinde Mersin takımı ile anlaşmış Korel, hayırlısı olsun hakkında. Oynayabileceği, katkı verebileceği bir sistem içerisine gidiyor olması sevindirici onun adına. Ayrıca geçen sezonun kadrosundan Olympia Scott'u da kadroda tutmayı başarmış Mersin.

22 Eylül 2009 Salı

Vickie Johnson WNBA'i Bıraktı


Bu sabaha karşı oynanan Phoneix Mercury karşılaşmasını 100-92 kaybederek elendi San Antonio Silver Stars. Sophia Young biraz daha erken takıma katılacak anlamına geliyor bu kaybediş, yaklaşık 10 gün kadar sonra İstanbul'da olacaktır.

Fakat Sophia'nın haricinde başka bir anlamı daha vardı dünkü maçın. O da fotoğrafta da gördüğünüz üzere Vickie Johnson ile alakalı. Bu karşılaşma ile birlikte WNBA'deki profesyonel basketbol kariyerine nokta koydu Vickie Johnson. 9-12 iki sayılık, 4-5 üçlük isabeti ve 2-2 serbest atış isabeti ile 24 sayıda tamamladığı karşılaşmada takım halinde Diana Taurasi'ye bir çözüm üretemediler ve Vickie'nin Amerika'daki basketbol kariyerinin son maçı oldu bu karşılaşma.

Yeniden kıpırdanmaya başlayan bayan basketbol şubesinin yükselişinde büyük katkısı olan bir isim Vickie Johnson. WNBA kariyerinde 3000'den fazla sayı atmış, 1000'den fazla ribaund almış ve 750'den fazla asist yapabilmiş yalnızca üç oyuncu var ve bu isimlerden biri Vickie Johnson. Bu rakamlara ulaşabilmek için de her sezon neredeyse maç kaçırmadan oynamak gerektiğini de vurgulamak lazım. Böylesine büyük bir oyuncuyu Galatasaray'da izlemek büyük keyifti benim için.

İki sezon önce final serisinde Caferağa'da kazandığımız maç sonrasında, topu sahanın ortasına diken Vickie Johnson olarak hatırlayacağım hep onu. Gözlerinden belli olan o hırsla, o ateşle. Kendine iyi bak Kaptan.

21 Eylül 2009 Pazartesi

Sophia Young Konferans Yarı Finalinde

Yeni sezon öncesi takım yavaş yavaş toplanmaya başlarken gözlerimizin aradığı bir isim var: Artık bizden biri olan Sophia Young. WNBA'de dördüncü sezonunda San Antonio forması ile mücadelesine devam eden Sophia Young geçen sezon ligin ikinci yarısında katılmıştı takıma, yoğun geçen sezonun ardından biraz dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyerek. Bu sezonun sonunda uzatılan yeni sözleşmesine göre ise, Young WNBA'de sezonu kapatır kapatmaz İstanbul'un yolunu tutacak, bizim sezon başına denk gelen bir tarihte.

Normal sezonda 33 karşılaşmada forma giyen Sophia Young 18,2 sayı, 6.5 ribaund, 1.6 asist ortalamalarını yakalamış durumda. 18.2 sayı ortalaması Sophia'nın geride bıraktığı dört sezondaki en yüksek rakam. Ayrıca 2.1'i hücum ribaundu olmak üzere yakaladığı 6.5 ribaund ortalaması da yine son üç sezonunun en yükseği durumunda.

Normal sezonun ardından play-off'larda yoluna devam eden San Antonio takımı Batı konferansı yarı finalinde Phoneix Mercury ile eşleşti. Bu turda ev sahibi avantajını elinde bulunduran takım Cappie Pondexter'lı, Tangela Smith'li, Diana Taurasi'li Phoenix takımı. Yani bu eşleşme öncesi ibre Phoenix tarafını gösteriyordu. Fakat San Antonio'daki ilk karşılaşmayı zor da olsa kazanmayı başardı Sophia Young ve arkadaşları. 10/19 saha içi isabeti, 4/4 serbest atış yüzdesi ile oynayan Sophia Young maçı 24 sayı ile tamamlarken takımının ve maçın en skorer oyuncusu oldu. Bu 24 sayısının yanına eklediği 2'si hücum olmak üzere 4 ribaund, 2 asist ve 3 top çalma bu performansı daha da değerli kılıyor şüphesiz. Oyunun kafa kafaya geldiği son dört dakikada takımının bulduğu 13 sayının 8'inin Sophia Young elinden kazanılmış olması ise onu maçı kazandıran isim olarak öne çıkarıyor.

Serinin Phoenix'deki 2. maçında ise San Antonio takımına pek şans tanınmıyordu. Maçtan bir gün önce Temeka Johnson'ın blogunda yazdığı gibi '' win or go home '' maçıydı onlar için ve 107-68 gibi farklı bir skorla kazanarak özgüvenlerini tazelemiş oldular. İlk dakikadan itibaren dominant bir oyun sergileyerek, San Antonio takımına mesajı verdiler bir bakıma. O karşılaşmada 6-19 saha içi isabeti ile 19 sayı üreterek yine takımının en skoreri olsa da bu düşük yüzdesi ile mağlubiyetini engelleyemedi Sophia Young. Takım halinde 28-70 iki sayılık isabet yüzdeleri ile Phoenix'den galibiyet çıkartmalarını beklemek de hayalcilik olur zaten.

Batı konferasında yarı finalin diğer ayağında olduğu gibi bu seride de galibi 3. maç belirleyecek. San Antonio Silver Stars - Phoneix Mercury maçı bu sabaha karşı saat 05.00'da. Bütün sezon ev sahibi avantajını ele geçirebilmek için çalıştık ve artık bunu kullanmanın vakti geldi diyor Johnson. Maç öncesi ağır favori olan taraf ev sahibi olsa da gönlümüz Sophia Young'dan yana tabii ki.

20 Eylül 2009 Pazar

Galatasaray: 57 - MKB Euroleasing Sopron: 75


Macaristan'daki turnuvanın üçüncü ve son gününde güçlü Sopron takımına karşı farklı bir mağlubiyet almış Sarayın Sultanları. Şu ana kadar oynadığımız rakipler içerisinde en güçlüsü olarak tanımlamıştım dün Sopron'u, bu doğrultuda bugünkü skor şaşırtmadı beni. Sophia Young ve Seimone Augustus gibi takımın iki önemli parçasının yanı sıra Işıl ve Tuğba gibi yerli rotasyonunun temel taşları yok iken, alınan skordan ziyade oynanan oyun ve kazanılan tecrübe önemli.

Bu maçla birlikte Macaristan kampını tamamladı Galatasaray. İlk gün zayıf bir rakibe karşı alınan farklı galibiyetin ardından seviyeyi biraz yükselterek Macaristan liginin üçüncüsü ve aynı zamanda Euroleague ekiplerinden birine karşı çok az bir farkla mağlup oldu takım. Bugün ise Macaristan şampiyonu karşısında farklı bir yenilgi aldı. Seviyenin yavaş yavaş yükselmesi iyi hazırlanmış bir organizasyon esasında, gücümüzü arttırma noktasında.

Ivana Vecerova'nın ilk maçın ardından bugün de 20 dakika civarında süre alması günün detaylarından. Bunun yanında hazırlık maçlarının formda ismi Bahar'ın 16 sayısı yine mutlu etti beni ama onu sahada görmeden bu mutluluğum havada kalıcak, bekliyorum o yüzden.

Ivana: 21 dakika, 6 sayı, 3 ribaund
Nilay: 26 dakika, 14 sayı, 3 ribaund, 4 asist
Yelena: 34 dakika, 11 sayı, 6 ribaund
Yasemin: 24 dakika, 4 sayı, 2 ribaund
Yasemen: 30 dakika, 3 sayı, 3 asist
Bahar: 30 dakika, 16 sayı, 4 ribaund
Esra: 33 dakika, 3 sayı, 2 asist

Periyot skorları:
1. Çeyrek: 21 - 12
2. Çeyrek: 23 - 13
3. Çeyrek: 17 - 14
4. Çeyrek: 14 - 18

İstatistikler resmi siteden..

İyi Bayramlar

Galatasaray: 65 - Szeviep Szeged: 69


Macaristan'daki turnuvanın 2. gününde kötü bir üçüncü çeyrek performansı sonrasında Szeged takımına 4 sayı farkla mağlup olmuşuz. İlk günkü rakibe nazaran daha derli toplu bir takım olduklarını ve Euroleague'de mücadele ettiklerini söylemiştim maçtan önce, yakın biten bir farkla kazanmayı bekliyordum ben açıkçası. Yakın bir farkla kaybetmişiz.

Dün 10 dakika süre alabilir denilen Ivana Vecerova kendini iyi hissetmiş olacak ki 23 dakika oynamış bugün. Umarım kendini gösterebilmek için zorlamıyordur ayağını.

Yelena Leuchanka 2. maçında da iyi bir performans göstermiş, 20 sayı 7 ribaund. Dün 17 dakika süre almıştı bugün ise Gizem ve Dilara'nın yokluğunda biraz da mecburiyetten 35 dakika sahada kalmış. Pota altındaki bir diğer isim Yasemin Horasan 15 sayı 4 ribaund ile tamamlamış maçı. Oyundan hiç çıkmadan oynayan, kamp döneminin dikkat çekici performanslarına imza atan Bahar Çağlar 9 sayı 8 ribaundluk bir katkı vermiş.

İlk yarıyı 33 - 32 gibi bir skorla başabaş kapatmamızın ardından üçüncü çeyrekte 22-13'lük bir Szeged üstünlüğü var. Son çeyrekte durumu toparlamaya çalışsak da 20-14'lük çeyrek skoru galibiyeti getirememiş bize. Euroleague takımlarına karşı geri dönüşlerin çok da kolay olmadığını, bir beş dakikalık kötü oyunun bile hemen cezalandırılabileceği gerçeğini gösteriyor aslında bize bu maçın üçüncü çeyreği.

Yarın saat 11.00'da Macaristan şampiyonu MKB Euroleasing Sopron ile turnuvadaki son maçımızı oynayacağız. Maçın sabah olması elbette etkileyecektir takımı, güçlü de bir rakip olucak karşılarında. Merak ediyorum nasıl bir maç çıkaracağımızı, şu ana kadar oynadığımız en ciddi maç olacaktır diyebilirim yarın sabahki karşılaşma için.

Ivana: 23 dakika, 5 sayı, 5 ribaund
Nilay: 27 dakika, 10 sayı, 5 asist
Yelena: 35 dakika, 20 sayı, 7 ribaund
Yasemin: 22 dakika, 15 sayı, 4 ribaund
Yasemen: 21 dakika, 2 sayı, 3 asist
Bahar: 40 dakika, 9 sayı, 8 ribaund
Esra: 31 dakika, 4 sayı, 4 asist

Periyot skorları:
1. Çeyrek: 17 - 16
2. Çeyrek: 16 - 16
3. Çeyrek: 22 - 13
4. Çeyrek: 14 - 20

İstatistikler resmi siteden..

19 Eylül 2009 Cumartesi

Altyapı Üzerine


'' Bir Türk oyuncusu çıksın ve Dünya onu konuşsun istiyorum. Bir de bu oyuncunun yetişmesinde benim de katkım olursa işte o zaman mutluluğum sınırsız olur. Altyapı antrenörlerinin bana gösterdikleri her çocuğa bu gözle bakıyor ve kendime soruyorum; ''Yoksa, bütün Dünya'nın konuşacağı oyuncu bu mu ? '' Bir gün hayalim kesinlikle gerçekleşecek, buna inanıyorum. Bir Türk çıkacak, WNBA'in yıldızı olacak, bütün Dünya O'nun isminden bahsedecek, reklam şirketleri onunla çalışmak için birbiriyle yarışacak. ''

'' Şu anda altyapımızdan katkı almaya başladık. Dünya Şampiyonası'na katılma hakkını elde eden Yıldız Milli takımda oynayan Merve Aydın 15 yaşında olmasına rağmen Mersin Büyükşehir Belediyesi A takımının bir parçası. Hedefimiz onun bir ''rol'' değil, sıradışı bir oyuncu olabilmesi. Ayrıca 1993 doğumlu Meliha Nurdoğdu ve 1994 doğumlu Cisem İncel, A takımı zorlamaya başladılar. Aynı gelişimi sürdürebilirlerse zaman içinde A takıma girebilirler. Ama ben onlarla ilgilenirken minik, yıldız, küçük ya da genç diye kategorize etmeden herkeste Rubio'yu arıyorum. Belki de aradığım, 2000 doğumlu Duygu'dur. ''

İyi okunması gereken dikkat çekici bu açıklamalar kendini bayan basketbolunun misyoneri olarak tanımlayan Ceyhun Yıldızoğlu'ndan. Şimdilik dursun açıklamalar burada, altını doldurmaya çalışacağım en kısa sürede.

Galatasaray: 83 - Atomeromu Szekszard : 50


Macaristan'daki turnuvanın ilk gününde Atomeromu Szekszard takımını farklı şekilde mağlup etmiş Sarayın Sultanları.

Turnuvaya katılan 3 takımdan iki tanesinin Euroleague takımı olduğunu dün yazmıştım, Atomeromu Szekszard takımı için ise Macar liginin alt seviye takımlarından biri diyebiliriz rahatlıkla. Bu nedenle alınan farklı galibiyete çok anlam yüklememek lazım. Yarın ve ertesi gün oynayacağımız 2 maç çok daha önemli bu aşamada bizim adımıza. Önce Szeviep Szeged takımı ile oynayacağız ki bugünkü rakibimizin bir level üstünde diyebiliriz onlar için. Son gün sabah 11.00'da ise MKB Euroleasing ile Macaristan'daki en önem verdiğim maçı oynayacağız. Bu anlamda seçilen rakipler ve ayarlanan fikstür oldukça iyi olmuş bizim adımıza.

Macaristan'a giderken Ivana Vecerova'nın oynayamayacağını fakat ortama uyumu kolaylaştırmak için kadroya dahil edildiğini yazmıştık. Sağlık ekibinin raporu doğrultusunda az süre de olsa oynayabileceği söylenmiş ve o da oynamış bugünkü karşılaşmada. Tuğba Palazoğlu'nun İstanbul'da kaldığını yazmıştık zaten. Bunun haricinde Işıl yine yok. Yelena Leuchanka ise Galatasaray forması ile ilk karşılaşmasına çıktı bugün.

Takımın en skoreri 19 sayı ile oynayan Bahar Çağlar olmuş, yanındaki 7 ribaundu da dikkat çekici. Geçen sezonun yarı finalinde eksikliğini en çok hissettiğimiz isim olan Esra Şencebe 18 sayı 3 asist 3 top çalma ise iyi bir performans göstermiş. Ayrıca Esra 30 dakika ile sahada en çok kalan oyuncumuz olmuş. Yasemen'in
8 sayı, 4 ribaundun yanına eklediği 6 top çalma istatistik kağıdının dikkat çekici bir diğer tarafı.

Galatasaray forması ile ilk kez maça çıkan Yelena Leuchanka 17 dakikada 10 sayı 12 ribaund ile double double'ı yapmış. Ivana Vecerova ise yalnızca 6 dakika oynarken 2 sayı 3 ribaundluk bir katkı vermiş.

Maçın ilk 20 dakikasını 54 -17 önde kapatınca ikinci yarı düşünülenleri deneyebilmek ve genç oyunculara şans verebilmek adına iyi bir fırsat olmuş. Bu fırsatta Gizem 22 dakika kapmış rotasyondan ve maçı 2 sayı 7 ribaund ile tamamlamış. Bir diğer genç oyuncu Dilara ise 18 dakika sahada kalmış. Resmi sitedeki istatistiklerde mi bir hata var yoksa 18 dakikada cidden hiçbirşey yapmadı mı onu bilemiyorum. Yarım devre sahada kalsan kucağına bir top düşer herhalde.

Turnuva devam ediyor, ikinci maçımız yarın 17.00'da Szevıep Szeged takımı ile.

Ivana: 6 dakika, 2 sayı, 3 ribaund
Nilay: 24 dakika, 12 sayı, 4 asist
Yelena: 17 dakika, 10 sayı, 12 ribaund
Yasemin: 26 dakika, 12 sayı, 12 ribaund
Yasemen: 26 dakika, 8 sayı, 4 ribaund, 6 top kapma
Bahar: 27 dakika, 19 sayı, 7 ribaund
Gizem: 22 dakika, 2 sayı, 7 ribaund
Dilara: 18 dakika
Esra: 30 dakika, 18 sayı, 3 asist, 3 top kapma


Periyot skorları
1. Çeyrek: 28 - 8
2. Çeyrek: 26 - 9
3. Çeyrek: 11 - 16
4. Çeyrek: 18 - 17


İstatistikler resmi siteden..

18 Eylül 2009 Cuma

Tuğba Palazoğlu Sakatlandı


Sakatlık sezonunu da açmış bulunuyoruz bugün itibariyle. Tuğba Palazoğlu sağ omzundaki yırtık nedeniyle ameliyat olmuş bugün ve ne yazık ki ciddi bir sakatlık bu. Yaklaşık 2.5 ay kadar takımdan ayrı kalacakmış Tuğba.

Işıl ve Seimone'nin sakatlıklarının üstüne bir de Tuğba eklendi şimdi. Özellikle şut stili ile çokça eleştiri konumuz olsa da yerli rotasyonunun önemli isimlerindendi Tuğba. Ve ondan beklentilerim daha farklıydı bu sene, bu sakatlık bozdu tüm planları.

Geçmiş olsun Tuğba, en kısa sürede takıma dönersin umarım.

17 Eylül 2009 Perşembe

Galatasaray Macaristan'da


Fransa'da gerçekleştirilen ilk etap çalışmalarının ardından, hem sezona hazırlık çalışmalarını devam ettirebilmek hem de iki tane Euroleague takımının katıldığı bir hazırlık turnuvası için Macaristan'a gidiyor Sarayın Sultanları.

Fransa'daki kamp döneminde Ivana Vecerova, Yelena Leuchanka ve Jia Perkins yer alamamıştı. Bunun dışında yerli rotasyondan Işıl Alben de takımla beraber Fransa'da bulunmasına rağmen maçlarda oynayamamıştı. Altyapıdan kadroya bu sezon dahil edilen iki genç oyuncu ile birlikte 8 kişilik bir rotasyonla mücadele etmiştik orada. Bugün Macaristan'a giderken ise yine Jia Perkins'siz bir kadro ile gidiyoruz fakat bu sefer Yelena Leuchanka takımla birlikte. Aynı zamanda sakatlığı üzerinde konuştuğumuz Ivana Vecerova maçlarda forma giyemecek olmasına rağmen ortama alışabilmesi, takımla kaynaşabilmesi adına kamp kadrosuna dahil edilmiş. Sakatlığı üzerine konuşurken vurgulamıştım bu konuyu, Işıl götürülüyorsa eğer takımla beraber olsun diye Ivana da götürülmeli tabii ki. Işıl demişken, o da yine oynamayacak olmasına karşın takımla Macaristan'a gidiyor, idmanları kaçırmamak için.

Macaristan'daki bu hazırlık turnuvasına MKB Euroleasing ve Szeviep Szeged gibi iki Euroleague takımı ile birlikte Atomeromu Szekszard takımı katılıyor. Macar takımı Szeviep Szeged geçen yıl bizim gibi Euro Cup'da mücadele eden bir takımdı, 8. olarak tamamlamışlardı organizasyonu. Son altı yıldır düzenli olarak Euro Cup organizasyonuna katılan bir takım olarak bu sezon Euroleague'e terfi ettiler. Onlar da bizim gibi bu ligin biraz yabancısı konumundalar şu an için, o nedenle Euroleague takımını yendi/ yenildi tarzında gelmesi muhtemel haberlere pek itibar göstermemek lazım. Turnuvaya katılan bir diğer Macar takımı MKB Euroleasing ise Euroleague'in tecrübeli takımlarından biri. Bu yıl üstüste 10. kez mücadele edecekler Euroleague'de. Geçen sezon yarı finalde Halcon Avenida takıma elendikten sonra, Ekaterinburg'a mağlup olarak 4. bitirdiler Avrupa'da sezonu. 98 senesinde Ronchetti Cup'da şampiyonluğu da bulunan bir takım ayrıca.

10 yıllık bir aranın ardından yeniden boy göstereceğimiz, daha kuvvetli takımlar ve daha gelişmiş organizasyon yapısıyla bizi bekleyen Euroleague'e ısınma turları bunlar. Fransa'daki ilk etapta takımı izleme şansım olmadı ne yazık ki ama alınan skorlardan ziyade oynanan oyunun öneminden bahsetmiştik sıkça hem turnuva öncesinde hem de her maçtan sonraki yazılarda. Artık yavaş yavaş oyunu da düşünmeye başlamalıyız sanırım.

18 Eylül Cuma
17:00 MKB Euroleasing - Szeviep Szeged
19:00 Galatasaray – Atomeromu Szekszard

19 Eylül Cumartesi
17:00 Szeviep Szeged – Galatasaray
19:00 MKB Euroleasing – Atomeromu Szekszard

20 Eylül Cumartesi
11:00 MKB Euroleasing – Galatasaray
13:00 Szeviep Szeged – Atomeromu Szekszard

Sevda Esenler Burhaniye'de


Sevda Esenler Galatasaray'dan Ayrıldı demiştim ama henüz gideceği takımın netlik kazanmadığını da eklemiştim geçen hafta. Sevda'nın yeni sezondaki takımı Burhaniye Belediyesi olmuş. Uzun zamandır Galatasaray forması giymesine rağmen yakalayamadığı çıkışı Burhaniye'de gerçekleştirir ve başarılı bir sezon geçirir umarım. Büyük beklentileri karşılayacak bir oyuncu olmasa da bu tarz takımlarda rahatlıkla oynayabileceğini düşünüyorum ben Sevda'nın.

Sevda takımdan ayrıldıktan sonra kadroya dahil edilen altyapı oyuncusu Dilara ile 5 yıllık anlaşma imzalandığı haberini de vermiş olalım bu postla. Ve tabii kadroda kalıcı olması dileklerimizle.

Sarayın Sultanları Abdi İpekçi'de


Ayhan Şahenk'de kiracıydık ve ev sahibi bizi istemiyordu. Üstelik Efes Pilsen, Darüşşafaka Cooper Tires ve Galatasaray Cafe Crown ile salonu ortak kullanmamızdan dolayı yeterli idman şansı da bulamıyorduk Ayhan Şahenk'de. Geçen sezon oyuncularımızın sıklıkla yakındığı durumlardan biri buydu, salonun eski ve sert potalarını da düşündüğümüzde pek de haksız sayılmazlardı aslında.

Bu sezon başlarken ise 2 alternatif vardı kağıt üstünde ama Ahmet Cömert'in Avrupa maçlarını kaldıramayacak altyapısı sebebiyle mecburen tek ihtimale düştük. Yeni sezonda hem lig hem de Avrupa maçlarını Abdi İpekçi'de oynayacak Sarayın Sultanları.

Burada da kiracıyız, kendi salonumuza geçene kadar da bu böyle devam edicek ne yazık ki. Seyrantepe'ye stadı dikebilirsek eğer yanına bir de salon fikri kulağa çok hoş geliyor fakat kısa vadede bunun gerçekleşmesi de pek mümkün gözükmüyor. Abdi İpekçi soğuk bir salon olarak gelir bana hep, büyük yapısından dolayı. Ayhan Şahenk'de ya da Ahmet Cömert'te 200 kişi ile yaratılacak atmosferin Abdi İpekçi'de yaratılması mümkün değil ne yazık ki. Takımla aramızda oluşan bağı engelleyici bir unsur olarak öne çıkıyor bu durum Abdi İpekçi'ye gelirken, ama dediğim gibi kiracıyız ve seçme şansımız yok ne yazık ki.

Bu arada Aralık ayında İstanbul'da gerçekleştirilecek olan Yüzme Şampiyonası için Abdi İpekçi'nin belirli bir dönem için kullanılmama durumu var yalnız, o arada üç takımın maç program nasıl şekillendirilecek bilemiyorum.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Jia Perkins Erken Geliyor


Jia Perkins'in takımı Chicago Sky'ın play-off'lara kalması ve dolayısıyla Perkins'in de takıma daha geç katılması bekleniyordu. Fakat WNBA'in normal sezonunu 16 galibiyet 18 mağlubiyet ile tamamlayan Chicago Sky, sezonu aynı galibiyet sayısı ile tamamlayan Washington'a geçilerek play-off'lara kalamadı ve sezonu kapattı.

Normal sezonda hiç maç kaçırmayan Jia Perkins, ortalama 27 dakika sahada kalırken 13.2 sayı 2.9 asist 3.4 ribaund ve 2.2 top çalma rakamları ile kapattı bu sezonu. 2.2 olan top çalma ortalamasının Jia Perkins'in kariyerindeki en iyi rakam olduğunu da bu sezon adına önemli bir detay olarak söylemek lazım. Sezonda %84.6 ile kullandığı serbest atışlar da onun hücumunda önemli bir yer tuttu bu sezon.

Sezonu beklenenden erken kapatan Jia Perkins 15 gün içinde İstanbul'da olacakmış. Takıma ve ortama uyum sağlaması açısından faydalı bir eleniş oldu diyebiliriz aslında bizim için, Jia duymasın.

15 Eylül 2009 Salı

Taj McWilliams Franklin Bruno'da


Geçen sezon transfer döneminde Seimone Augustus ile birlikte kadroya dahil edilen isimlerden biriydi Taj Mc Williams Franklin. Transferler açıklandığında 38 yaşında olması ve biraz da Seimone'nin İstanbul'a gelecek olmasının yarattığı o hava ile bana göre taraftardan beklenen ilgiyi göremese de, bayan basketbolunda çok önemli bir isim olarak geldi Galatasaray'a. Seimone transferi kadar mutlu etmişti açıkçası bu transfer beni.

İtalya, Lüksemburg, Almanya, İspanya, İsrail, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti ve Güney Korede basketbol oynamış, WNBA'de herkesin büyük saygı gösterdiği Taj Mc Williams Franklin artık sarı kırmızılı forma için ter akıtacaktı. WNBA şampiyonu apoleti ile Türkiye'ye gelmesinin ardından henüz iki gün geçmiş iken Galatasaray'ın kaptanı olarak çıktığı ilk karşılaşmada Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Fenerbahçe'yi mağlup ederek, kupayı kazanmıştık geçen sezonun başında.

Daha sonra şubede yaşanan karışıklıklardan o da nasibini aldı ve Akatlar'daki Beşiktaş galibiyetinden sonra istifasını veren Cem Akdağ'ın ardından, O da Galatasaray'dan ayrılmıştı.

Yeni sezonda ise onu yeniden Avrupa'da izleyeceğiz. Daha önce de mücadele ettiği Çek Ligi'ne geri dönmüş Taj McWilliams ve Bruno takımı ile anlaşmış. Euroleague'de Fenerbahçe'nin grubunda yer alıyor Bruno takımı, McWilliams'ı tekrar İstanbul'da görme şansımız var yani.

Kocaeli Büyükşehir Kağıtspor : 73 - Fenerbahçe : 69

Geçen sezonun 2 kupalı takımı Fenerbahçe, tıpkı Galatasaray gibi yabancılarından yoksun şekilde yeni sezon hazırlıklarına başladı. Bu süreçte yurtdışı yerine İstanbul'da kalmayı tercih etmiş coach Haydar Kemal Ateş. Ve sezonun yeni takımlarından Kocaeli Kağıtspor ile bir hazırlık karşılaşması yapmışlar Pamukspor tesislerinde. Kocaeli'de yaşananları konuşmuştuk daha önce, sezon başlamadan gündeme gelmeyi başarmışlardı fakat bu sefer Fenerbahçe'yi yenerek dikkatleri çekmeyi başardılar.

Baştan sona üstün götürdükleri karşılaşmayı, son çeyrekte çok zorlansalar da,73-69'luk skor ile kazanmayı başarmışlar. Yabancı oyuncuların yanı sıra Nevriye Yılmaz da forma giymemiş Fenerbahçe'de. Ayrıca Nevin de 2. çeyrekte sakatlanarak kenara gelmiş, bir daha da girmemiş oyuna. Birsel Vardarlı ve Melike maçın Fenerbahçe adına öne çıkan isimleri olmuş, ürettikleri 14 ve 18 sayı ile. Üretkenlik anlamında yabancı oyunculara odaklı olan Fenerbahçe'de, onların yokluğuna bir de Türk rotasyonunun en verimli oyuncusu Nevriye eklenince skora da pek aldanmamak lazım.

Kocaeli tarafında ise Aslı Sevinç ürettiği 22 sayı ile maçın en skorer oyuncusu olmuş, bunun yanına 6 da ribaund eklemiş. Nevriye Yılmaz olsaydı eğer ona bu kadar şans tanımazdı pota altında diye tahmin ediyorum ama yine de başarılı bir performans. Yabancı oyuncularını yolladıktan sonra tamamen Türk işi bir kadroyla yola devam ediyor İzmit temsilcisi, oyunculara özgüven sağlayacak bir galibiyet olmuştur bu şüphesiz. Son çeyreğe 59-42 önde girmelerine rağmen farkın iki sayıya kadar inmesine engel olamamaları ise bu sezon yaşayacakları en büyük sorunu işaret ediyor aslında. Yolun çok başındalar henüz ama yine de ilk sinyaller olumlu Kağıtspor adına.

Kocaeli Büyükşehir Kağıtspor: Banu (7), Aslı (22), Meryem (10), Belgin (6), Tuğçe (2), Ceyda (8), Meriç (2), Seda (10), Tuba (2), Şeyma (4), Burcu

Fenerbahçe: Birsel (14), Melike (18), Devran (8), Esmeral (8), Nevin (4), Begüm (3), Ayşegül, Duygu (5), İpek (8), Tuğçe (1)

14 Eylül 2009 Pazartesi

Uzatmadan

Uzunca bir süredir blog'a yazı yazamıyordum, bu dönemde olan bitenlerin kısa kısa üstünden geçmek istedim:
  • En başta baş sağlığı mesajları için hepinize teşekkür ediyorum.
  • Takımımız transferlerini tamamlamış gibi gözüküyor, yerli kadrosuyla hazırlık maçlarını sürdürürken kadro yapımız dolayısı ile Seimone iyileşene ve form tutana kadar 3 numara mevkisinde sıkıntı yaşayacağız gibi gözüküyor. Bu mevki için şutuna tam anlamı ile güvenebileceğimiz bir yerli oyuncumuz yok ne yazık ki. O bölgeye kaydırılacak isimlere üstün başarı diliyoruz sezon boyunca.
  • Basketbolu bırakan Beril Binoğul'a seçtiği yolda başarılar diyorum. Alt yapımızdan yetişen bir oyuncu olarak her zaman özel ilgimizi alan bir isimdi, keşke onu başarılı bir oyuncu olarak Galatasaray forması ile uzun yıllar izleseydik.
  • Uzun bir süredir yazmama neden olan, hevesimi kıran güzel gömlekleri olan ağabeyimizin açıklamalarını gülerek takip ediyorum. Bir gece sabaha karşı GS TV haberlerini izlerken Nilay'ın damarları ve içindeki şey ile yaptığı yorum gerçekten güldürücüydü -ki sonrasında kendisi de diyordu "profesyonel oyuncu bunlar" Fenerli olsa ne olur diye. Bari öyle anlatınki damarında gerçekten sarı-kırmızı kan akanları kendisinden şüphe etmek zorunda bırakmayın.
  • Malum şahsın yeni coach hakkında yaptığı açıklamalar da bir Türk mizahı klasiği olan; "güldürürken düşündüren" klişesindeydi. Sanki Kalaycıoğlu, Fenerbahçe yönetimince köle pazarından üç akçe karşılığında alınmış köleleriydi de özgürlüğü ve mutluluğu Galatasaray'da bulunca, açıp kanatlarını bize koştu. Fanatiğiz, sarı-kırmızı bakıyoruz dünyaya, o da bizim gibi Galatasaray aşkıyla geldiyse bize neden önce Fenerbahçe'deydi? Maddiyat sebebi ile geldiyse yarın bizi de satmayacağının, sezon ortasında bir X takımla, belki yine Fenerbahçe ile görüşmeyeceğinin garantisi nedir?
  • Blog sayfamızın Galatasaray Dergisinde yer bulması ve bizi tarif eden kelimelerin güzelliği gerçekten çok onore etti beni. Oscar almış oyuncu edasıyla teşekkür etmem gereken biri var; yazar olmadığı dönemlerde yani blogun ilk günlerinde dahi hep fikrini aldığım, önerileri ile yazılar yazdığım Çağlar, benim yine son dönemde olduğu gibi blogdan ayrı kaldığım dönemde aktif göreve başladığı gibi Sarayın Sultanları'na ayrı bir renk kattı. Hele ki yakalasa kafamı kıracağı şu son dönemde tek başına yaptığı işlerle çok güzel bir bayan basketbol sayfasına çevirdi sayfamızı. Ellerine sağlık diyorum Çağlar'a. Kardeşim olarak tebrik ettim ekip arkadaşım olarak burada hepinizin huzurunda bir kez daha yeni görevinde de başarılar diliyorum. Bir diğer ekip ve fikir arkadaşımız Cem'den de daha çok yazı bekliyoruz =)
Şimdilik benden bu kadar eskiden takip etmek için fırsat yarattığım takımı, bundan sonra fırsat buldukça takip edip buradan sizlerle paylaşmaya devam..

Dedehayır'dan Açıklamalar vol.2


'' Geçen sezon ortasında, Türkiye Ligi ve Kupası'nı kazanacak olan bir takımın hocası iken, belli bir dönem için bile olsa, işsiz kalmayı göze aldı. Gelip benimle görüşerek Galatasaray'da görev alma isteğini açıkça belirtme cesaretini gösterebilmiştir. ''

Açıklamalar Galatasaray dergisinin Eylül ayı sayısındaki Ahmet Dedehayır röportajından. Zafer Kalaycıoğlu Fenerbahçe ile ipleri kopardıktan sonra görüşmeye başlandığı söylenmişti Ocak ayında, hatta ortaya koyulan bir takım belgeler de olmuştu bu yönde noter tasdikli, ödemelerin yapılmadığı yönünde. Ve bunun üzerine bizim kendisiyle görüşmeye başladığımız açıklanmıştı Tahkim'e giden bu dava öncesinde. Fakat şimdi en yetkili ağızdan, şube yöneticimiz Dedehayır diyor ki, Fenerbahçe'yi bırakıp bize geldi üstelik işsizliği göze alarak. Bize düşen de bu durumda ayağa kalkıp ellerimiz acıyıncaya kadar alkışlamak oluyormuş, yani beklenen ve açık şekilde ifade edilen bu. Peki Fenerbahçe'yi ortada bırakıp Galatasaray'a gelen teknik adamın Galatasaray'ı da bir gün böyle gayri ahlaki şekilde ortada bırakabileceği hiç mi düşünülmüyor?

Açıklamalar bu kadarla da sınırlı değil tabii, Umut Barış Uçan iki buçuk sayfalık geniş bir röportaj gerçekleştirmiş.

'' Sonrasında sezon ortasında bir antrenör değişikliği yaşadık. Bir müddet sayın Hakan Acer takımın sorumluluğunu devraldı. Çok kritik bir Imperial serisi vardı. Bu serideki iki maçta da Hakan Acer takımın başındaydı ve çok önemli bir performans göstererek turu geçtik. Daha sonrasında Sayın Okan Çevik'le anlaştık. ''

Geçen sezon yaşanan coach karmaşası dile getirilirken ne tuhaftır ki Kalaycıoğlu'nun adı geçmemiş. Adana'da oynanan Kalaycıoğlu'nun benchin arkasından mola aldığı karşılaşmayı ve hemen o haftasonunun ertesinde içeride oynadığımız, Kalaycıoğlu'nun televizyondan izleyip telefonla takımı yönetmeye çalıştığı kısımları atlamış Ahmet Dedehayır. Biz atlamayalım.

'' Daha sonra Sayın Başkanımız Özhan Canaydın beni aradı. O aradıktan sonra akan sular durdu, o dakikadan sonra hayır deme imkanım yoktu ve açıkçası korkarak da olsa yönetimde yer aldım. Sonuçta hepimiz dünyaya bir kere geliyoruz ve ben de sadakatle bağlı olduğum Galatasaray'a bu süre içerisinde hizmet vermekten büyük gurur duyuyorum. ''

Sen gittin ama bıraktıkların halen bize zarar veriyor Canaydın, canımızdan can aldın.

'' Sayın Adnan Polar, sevgili Adnan Ağabey Ağustos ayının bir apzar günü beni aradı ve '' Beraber Florya'ya gideceğiz, ben seni gelip alacağım'' dedi. O zamanlar futbolla ilgili olarak da gerek Özhan Ağabey gerekse Adnan Polat arada sırada fikrimi alıyorlardı. Ben yine böyle bir toplantıya katılacağımı düşünüyordum. Oraya gittiğimizde bir de baktım ki bir sürü basketbolcu imza atıyor. Orada bana fotoğraf karesine girmemi istediler. Sebebini sorduğumda '' Artık sen basketboldan sorumlu yöneticisin.'' dediler. Bu şekilde Atilla Kınay Bey'le birlikte basketbol yöneticiliğine getirildim. Basketbol topunu görmeyeli yıllar geçtiğini söylediğimde bana her işin üstesinden geleceğimi söylediler. ''

Halen erkek takımı ile ilgili şampiyonluk umudu taşıyanlar varsa onlar için ekledim bu son kısmı da, basketbol şubesinin nasıl yönetildiğine dair çok ufak ama çok çok önemli bir detay bu, sözün de bittiği yer tam olarak.

13 Eylül 2009 Pazar

Türkiye GOL GOL GOL (!)

İnternetHaber sitesinden, Türkiye-İspanya maçının canlı anlatımı:
1. dakika: Hava atışı yapıldı... İlk hücum şansı bizim... BAŞARILAR 12 DEV ADAM... Ömer Aşık, boş turnikeyi kaçırdı ama sonraki pozisyonda Kerem ile sayıyı bulduk...

2. dakika: Ersan'da içeri grerek hücumumuzu turnike ile tamamladı... Ardından gelişen pozisyonda Gasol cezayı kesti..

3. dakika: Rubio ön alanda boş kaldı ve 3'lüğü gönderdi... Hemen ardında Kerem'in iyi pasında Ömer Aşık mükemmel bir smaç ile pozisyonu bitirdi...

4. dakika: Fernandes'i boyalı alanda boş bıraktık... O da hücumu 2'lik basket ile bitirdi...

Yaptığımız kademe hataları nedeniyle İspanya maça istediği gibi başladı...
Var mı böyle bir model? Gece gece güldüğümüz şeyi paylaşalım dedik =)

Hazır yeri gelmişken, takımımızla gurur duyuyoruz, umarım sonuna kadar böyle devam ederiz. Beklenenin çok ötesinde bir başlangıç yaptık, buna yakışan kapanışla madalyalarla bekliyoruz sizi Türkiye'ye..

12 Eylül 2009 Cumartesi

Bir De Sen Gitme


'' Galatasaray bana, artık sen git demedikten sonra, ben kulübüme hedeflerim için ayrılıp Avrupa'ya gidiyorum diyemem. Yani, şu anda net olarak Galatasaray'da bulunduğum için çok mutlu olduğumu ve Türkiye'de başka bir takımda oynayamayacağımı söyleyebilirim. ''

11 Eylül 2009 Cuma

Bir Teşekkür : Galatasaray Dergisi

Geçen aydan itibaren Galatasaray dergisinde ' Futbol Blogları ' adı altında yeni bir bölüm var artık ve yavaş yavaş spor gazetelerinin yerini almaya doğru giden, son zamanların günceli bloglar tanıtılıyor bu sayfada. Her ne kadar adı futbol blogları olsa da bir mail atalım istedik, maili atarken bu kadar çabuk bir geri dönüş beklemediğimizi de itiraf etmeliyiz sanırım.

Görüldüğü üzere, Eylül sayısında blogumuzun tanıtımı yapılmış. Kullanılan güzel ifadeler ve kısa, öz tanıtım için Galatasaray dergisine teşekkürler. Galatasaray eksenli onlarca futbol blogu mevcut iken Galatasaray özelinde bayan basketbolu ile alakalı olan blogumuzun tanıtımı ayrıca mutlu etti bizleri..

Touluse: 70 - Galatasaray: 62

Fransa kampının son gününde karşılaştığımız Touluse takımına 70-62'lik skorla mağlup olmuşuz.

Sakatlar kervanında Işıl'ın bugünkü partneri Esra olmuş, alt bacak adelesindeki gerginlikten dolayı. Geçen maç Yasemin Horasan'ın, bu maçta Esra Şencebe'nin ufak sakatlıklar nedeniyle oynayamaması sabah yapılan antremanların etkisi olsa gerek. Dinlendirilmiş Esra bugün.

Yine 7 kişilik oldukça dar bir rotasyonla mücadele etmişiz fakat dikkat çeken istatistikler var önümüzde. Öncelikle Gizem ve Dilara'nın yavaş yavaş katkı vermeye başladığını görmek sevindirici, tabii formayı hemen kapmalarını beklemiyoruz onlardan ama yine de altyapıdan gelen oyuncuların bu oyunları mutlu ediyor insanı. Altyapıdan gelen bir diğer isim Yasemen Saylar maçın dikkat çeken oyuncusu kesinlikle. 34 dakika sahada kalıp 20 sayı 4 top çalma rakamları ile oynamış Yasemen, gelecek vaadeden oyuncu tanımlamasını kullanmak can sıkıcı artık Yasemen için. Oynamasını bekliyorum dört gözle. Sadece 6 dakika kenara gelmesine rağmen hiç asist yapamamış olan Yasemen'in açığını da doğuştan fanatik guardımız Nilay Yiğit 7 asist ile kapatmış, yanına da 4 top çalma eklemiş. Zafer Kalaycıoğlu'nun ondan kesinlikle faydalanacağız dediği Bahar Çağlar ise istatistik kağıdına 15 sayı, 9 ribaund, 2 asist yazdırmış. Bahar'ın oyununa güvenimiz tam, geçen sene de tamdı zaten de onu sahada görebilecek miyiz sezon içerisinde o kısım biraz sıkıntılı.

Bu maçla birlikte yurtdışı kampı sona erdi, Sarayın Sultanları bugün İstanbul'a dönüyor.

Tuğba: 31 dakika, 15 sayı, 3 asist
Nilay: 31 dakika, 7 asist, 4 top çalma
Yasemin: 37 dakika, 6 sayı,6 ribaund, 2 asist, 2 blok
Yasemen: 34 dakika, 20 sayı, 4 top çalma
Bahar: 36 dakika, 15 sayı, 9 ribaund, 2 asist
Gizem: 14 dakika, 4 sayı, 2 ribaund
Dilara: 13 dakika, 2 sayı, 1 top çalma


1. Çeyrek: 17 -20
2. Çeyrek: 13 – 10
3. Çeyrek: 20 – 11
4. Çeyrek: 20 – 21

10 Eylül 2009 Perşembe

Basket Landes: 68 - Galatasaray: 58

Dün oynadığımız karşılaşmada 10 sayı farkla mağlup olmuşuz rakibimize.

Yine kısıtlı imkanlarla resmi siteden aldığımız donelere göre yorum yapacak olursak, 2 maçtır yerli oyuncularımızın 55+ sayı ile oynaması güzel. Kişisel bazda 16 sayı, 5 ribaund ve 2 asist ile göz kamaştırmış Nilay Yiğit(!). Esra ve Tuğba 13 ve 11'er sayıyla çift haneye ulaşan diğer oyuncularımız. Gizem ve Dilara gibi henüz takıma katılan, altyapı çıkışlı iki oyuncunun da katılımıyla sadece 7 kişilik bir rotasyonla mücadele etmemiz maçın da sonucu belirlemiş haliyle. Işıl'ın ve Yasemin'in sakatlık sebebiyle oynamadığını da belirterek skor dağılımını verelim :

Tuğba: 31 dakika, 11 sayı, 7 ribaund
Yasemen: 32 dakika, 8 sayı, 4 ribaund
Gizem: 31 dakika, 7 ribaund
Dilara: 19 dakika, 1 sayı, 1 ribaund
Esra: 28 dakika, 13 sayı, 4 ribaund
Nilay: 29 dakika, 16 sayı, 5 ribaund, 2 asist
Bahar: 26 dakika, 9 sayı, 8 ribaund, 1 asist

1. Çeyrek: 20 – 13
2. Çeyrek: 18 – 16
3. Çeyrek: 15 – 14
4. Çeyrek: 10 – 15

Ivana Vecerova Röportajı ( GS TV )


Son günlerde sağlık durumu ile alakalı olarak sıkça gündemimize gelen Ivana Vecerova ile bir röportaj yapılmış Gs tv'de. Teknik özelliklerinden ve merak edilenlerden ziyade oyuncunun gündelik yaşamına yönelik sorularla dolu bir röportaj olsa da, yeni transfer Ivana hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmemiz açısından ekliyorum buraya da.

Daha önce ligimizde oynamamış sadece milli takım formasıyla kısıtlı sürelerde izleyebildiğimiz bir oyuncunun ilk röportajı ve amaç tabii ki oyuncuyu taraftara tanıtmak kulübün resmi yayın organı aracılığıyla. Fakat oyuncunun sevdiği renk, kullandığı parfüm daha çok ilgilendiriyor sanırım röportajı yapan kişiyi ki hep o minvalde sorular var röportajda. Oyuncunun sakatlık ve kondisyon problemi nedeniyle Fransa'ya gidemediği şu günlerde sanki olay hiç yaşanmamış gibi, o konu hakkında tek soru sorulmamış olması da röportajda en dikkat çekici olay benim adıma.. Bari onu sorsaydın be abi..


Öncelikle Galatasaray ailesine hoş geldin. Neler hissediyorsun?

Teşekkür ederim. Çok güzel duygular içerisindeyim. Burayı çok sevdim. Büyük ve müthiş bir kulüp. İlk izlenimlerim çok iyi. Yalnız havasına alışamadım çünkü çok sıcak. Zamanla daha çok alışacağım.

Galatasaray'da oynamaya nasıl karar verdin? Transfer sürecinden bahseder misin biraz?

Galatasaray yeni bir antrenörle anlaştı ve yeni bir takım kurmaya karar verdiklerini söylediler bana. Antrenörümüz benimle de anlaşabileceklerini düşünmüş. Benimle çalışmayı çok istedi ve ben de bunu duyduğum için çok sevindim. Ben her zaman beni seven ve isteyen insanların olduğu takımda oynadım

Bize biraz teknik özelliklerinden bahsedebilir misin? Nasıl bir oyuncusun?


Benim asıl özelliğim savunmadır. Benimle çalışan antrenörler benden önce bunu isterler. Tabii ki de kritik anlarda önemli sayılar atarım; eğer bana hücumda ihtiyaç varsa kesinlikle bunu da yaparım.

Sen takımımızın Avrupa Kupaları'ndaki en tecrübeli oyuncusu durumundasın. Defalarca Euroleague'de oynadın. Galatasaray ilk kez mücadele edecek Euroleague'de ve dolayısıyla senin yardımına ihtiyacımız var. Avrupa'da nasıl oynamalıyız sence?

Euroleague gerçekten zordur. Her hafta bir maç yapıyorsunuz ve zaten ligde de zorlu maçınız oluyor. Birçok yorucu seyahatler yapılıyor. Bütün euroleague takımları çok güçlü ve iyi savunma yapıyorlar. Bizim için kolay olmayacak çünkü zor bir gruptayız. Geçen yılki takımım Ros Casares Valencia ve Ekaterinburg gibi güçlü takımlar var.

Ros Caseres Valencia nasıl durumda?

Geçen yıl çok iyi bir takımdık. 14-15 oyuncu vardı ve rotasyon imkanımız çoktu. Fakat bu sene 10 oyuncuya düştüler. Onlar için bu yıl daha zor olacak. Rotasyon imkanları daha az.

Geçen yıl Galatasaray Eurocup'ta şampiyon oldu. İzleme imkanın oldu mu ?

Hayır. Geçen yıl izleyemedim ama internetten takip ettim. Final maçını da sadece internetten izledim.

İnternette bir fotoğrafını gördüm yanında efsane tenisçi Martina Navratilova vardı. Bu resimden bahsedebilir misin biraz?

Benim için müthiş bir durumdu. Prag’a gitmiştik, ödül alacaktım milli takım adına. Helena Sukova ve Martina Navratilova’yla koridorda karşılaştım ve bana benimle fotoğraf çektirmek istediğini söyledi. Beni çok şaşırttı ve benim için bir gururdu.

Röportajımız sırasında gözlemlediğim kadarıyla çok cana yakın ve sıcak birisin. Ama taraftarlarımız da seni merak ediyorlar. Onlara da kendin hakkında bilgi verebilir misin?

Ben genelde cana yakın ve sevimli birisi olduğumu düşünüyorum. Ama maç sırasında güçlü ve takımı için savaşan bir yapıya kavuşurum. Takımım için yüreğimi ortaya koyarım.

Günlük yaşamınla ilgili bilgi alabilir miyiz? Neler yaparsın?

Bu aradalar sadece eve gidip geliyorum. Testlerim ve ve özel çalışmalarımı yapıyorum. Evde de televizyon izliyorum. Ama ülkemde olduğum zaman köpeğimle dışarı çıkmayı çok seviyorum fakat onu buraya getirmedim. Diğer sporlarla uğraşmayı seviyorum. Arkadaşlarımla dışarı çıkarım ve bunun gibi birçok ilgi alanım var.

Futbolu seviyor musun? Milan Baros'u tanıyor musun?

Evet. Fakat kişisel olarak tanışmadım. Umarım birgün tanışırım.

Buraya gelmeden önce hiç bilgi aldın mı ?

Evet. Brno’da oynayan bir futbolcu arkadaşımla konuştum, daha önce İstanbul’a gelmiş. O da bana Tomas Sivok’un telefonnunu verdi; ondan birçok bilgi aldım.

Basketbolcu olmasaydın. Ne olmak isterdin ?

Tam olarak düşünmedim. Ama yine de sporla uğraşırdım herhalde. Antrenör olabilirdim belki, spor eğitmenliği yapardım ya da üniversite’de ekonomi okurdum. Basketbolu bırakınca fitness salonu açmayı düşünüyorum.

O zaman basketbol için doğdun diyebilirmiyiz ?

Evet. Kesinlikle öyle. Euroleague’i çok seviyorum ve 13 yıldır orada oyunuyorum ve dolayısıla basketbol için doğdum diyebilirim.

Son olarak. Bu sezon için taraftarlarımıza mesajın nedir?

Salona gelin ve bizi destekleyin maçta bizim 6.adamımız olun.

galatasaray.org

9 Eylül 2009 Çarşamba

Tarbes: 47 - Galatasaray: 55

Haftasonu oynadığımız ve 68-32 gibi farklı bir skorla mağlup olduğumuz Tarbes takımını dün yenmişiz hazırlık maçında, 55-47.

Hazırlık döneminde bu tür skorların çıkabildiğini, çok da takılmamak gerektiğini yazmıştım ilk maçtan sonra. Belli ki o mağlubiyet takımı da etkilemiş ki bu maça asılmışlar. Yerli rotasyonun 55 sayı üretebilmesi önemli, geçen maç 40 dakikada atılan 32 sayıdan sonra. İlk maçta olduğu gibi takımın en skoreri Yasemin olmuş, 17 sayısı ile. Pota altında sorun yaşıyor sanırım Tarbes takımı ama Yasemin'in geçen sezonun ikinci yarısındaki o veteran oyuncu profilinden kurtulması önemli bizim için. 17 sayı, 8 ribaund 2 asist 2 top çalma ile maçı kazandıran bir performans..

Süre ve sayı dağılımı mevcut yine elimizde, onunla bitirelim postu. Takımdan haberleri ancak resmi site vasıtasıyla alabiliyoruz, fotoğraf zaten yok hiçbir yerde. Skor dağılımı aşağıdaki gibi verilmiş resmi sitede fakat toplayınca 60 çıkıyor, bir hata var gibi.

Tuğba: 33 dakika, 2 asist, 3 ribaund, 11 sayı
Nilay: 31 dakika, 3 ribaund, 3 asist, 5 sayı
Yasemin: 33 dakika, 8 ribaund, 2 asist, 2 top çalma, 17 sayı
Yasemen: 20 dakika, 2 ribaund
Bahar: 32 dakika, 4 ribaund, 10 sayı
Gizem: 6 dakika, 1 ribaund, 4 sayı
Dilara: 7 dakika
Esra: 31 dakika, 2 top çalma, 13 sayı

1. Çeyrek: 6 – 13
2. Çeyrek: 13 – 13
3. Çeyrek: 15 – 14
4. Çeyrek: 13 – 15

Sıg Sports Menajerlik & Kalaycıoğlu


Zafer Kalaycıoğlu'nun açıklamalarının altını doldurmaya çalışacağımı söylemiştim ve Ivana Vecerova Sakat (Mı? ) başlıklı yazı ile de başlamıştım. Şimdi devam edelim bu açıklamalar özelinde..

Ivana Vecerova kondisyonu diğer oyunculardan geride olduğu için ve aynı zamanda kas grubundaki kuvvetsizlik de düşünülerek herhangi bir sakatlık riskine karşı götürülmemiş Fransa'ya. En azından şubeden gelen açıklama bu yönde. Takıma yeni katılan ve sağlık kontrolünden geçirdiğiniz, resmi sitede oyuncumuz sağlamdır diye hakkında açıklama yaptığınız bir oyuncunun kampa götürülmemesinin kabul edilir bir yanı yok. Diz kapağını kırmış bir oyuncuyu alırken neresine baktırdık ki o zaman ? Üstelik takımın koçu çıkıp Avrupa'lı bir oyuncunun kampa erken katılması bizim için çok önemli diye bir açıklama yapmış iken, skandaldır şu yaşanan olay.

Hadi diyelim Ivana Vecerova'nın cidden kondisyon problemi var, burada kalıp güçlenmesi gerekiyor. Peki hemen hemen bu işlemlerin aynısını görecek olan Işıl Alben neden takımla beraber gidiyor Fransa'ya? Işıl'ın da kondisyon sıkıntısı var doğal olarak, Işıl'ın da bacağını kuvvetlendirmesi gerekiyor sakatlıktan sonra. Üstelik onun takıma uyum problemi gibi bir derdi de yok, olmadı da hiçbir zaman. Takıma, ortama alışması gereken ismi İstanbul'da bırakıp gidiyoruz. Neresinden tutarsak elimizde kalıyor Ivana Vecerova, tabii bu olan bitenler sessiz sedasız perde arkasında yaşanıyor. Ve resmi bir açıklama yapılmadı henüz bu konu hakkında.

Takımla beraber Fransa'ya gidemeyen bir diğer yabancımız ise Yelena Leuchanka. 10 Eylül'de İstanbul'da olması bekleniyor Leuchanka'nın eğer WNBA'den play-off dönemi için bir kontrat koparamazsa. Ki bunu yapması da oldukça zor zira istikrarsız, sık sık sakatlık problemi yaşayan bir isim de yeni transferimiz Leuchanka. Bu sebeple takıma erken katılacağını tahmin ediyorum ama bu Leuchanka'nın ne kadar sağlıklı olacağını şimdiden kestirmek güç.

Leuchanka'nın transferinden konuşuyor iken Sıg Sports Menajerlik şirketinden de bahsetmemek olmaz. Burada büyükçe bir parantez açmam gerekiyor sanırım. Bu şirket bütün menajerlik şirketleri gibi elinde birçok oyuncu profili bulunduran ve takımlara oyuncu yönlendiren, sahibi Boris Lelchitski adında bir Rus olan, ünlü bir menajerlik şirketi. Avrupa'da isim sahibi pek çok ünlü, kaliteli isim ile çalışıyorlar. Bunun yanı sıra daha alt seviyelerden de çok sayıda oyuncu var ellerinde. Olayın bizi ilgilendiren kısmı da tam burada başlıyor zaten.

Matee Ajavon, Nicole Powell, Tammy Sutton Brown, Svetlana Volnaya ve Cappie Pondexter isimlerinin ortak paydası Zafer Kalaycıoğlu döneminde Fenerbahçe forması giyen oyuncular olması. Bunun yanında bir diğer ortak özellikleri ise bu oyuncuların Sıg Sports Menajerlik şirketine bağlı olmaları. Cappie'nin yeteneklerinin ne ölçüde olduğunu dünyada bilmeyen yok, onu bir kenara koyarsak eğer Zafer Kalaycıoğlu'nun yapmış olduğu hemen hemen bütün Amerika'lı ve Avrupa'lı oyuncu transferleri bu şirketin oyuncularından seçildi ve Cappie hariç ki onun durumu da dediğim gibi çok ayrı zaten, diğer bütün yabancılarda beklenen katkı bir türlü alınamadı Fenerbahçe'de. Ve Kalaycıoğlu Fenerbahçe'nin hocasu iken her zaman için en fazla darbeyi buradan aldı eleştirilerde, sıklıkla tartışıldı yanlış Avrupa'lı seçimleri.

Zafer Kalaycıoğlu Galatasaray'a geldiğinde ise takımda kalması kesinleşen Sophia Young ve sakatlığına rağmen sözleşme uzatılması istenen Seimone Augustus vardı. Bu iki isimle sözleşme yenilenince ve bu iki isim de taraftarın gönlünü kazanmış isimler olunca, yapacak bir hamle kalmadı Kalaycıoğlu adına. Eldeki tek yabancı Marina Kress gönderildi ve yerine daha önce uzun uzun tartıştığımız, dört sene önceki performansı referans gösterilerek Ivana Vecerova ile Yelena Leuchanka dahil edildi yabancı rotasyonuna.

Yelena Leuchanka hangi menajerlik şirketiyle mi çalışıyor? Tabii ki Sıg Sports Menajerlik, başka bir cevap mı bekliyordunuz yoksa?

Neyse ki Sophia'yı tutabildik elde, buna da şükür. Küçük şeylerle mutlu olmayı öğreneceğiz artık, sahi biz hiç büyük beklentiler peşinde olmadık ki. Sahadaki takım bizim olsun, parçalısını giyip çıksın sahaya, on sayı öndeyken dahi bir top için mücadele eden, kendini yere atan beş kişi görmekti bütün amacımız. Tenekeden bir kupa için bu kadar alengirli işlere gerek yoktu, dahası bizim midemiz de kaldırmıyor artık bu kadarını. Sindirebilenlere ziyade olsun.

7 Eylül 2009 Pazartesi

Gsbasket & Sarayın Sultanları


11. yılını kutlayan gsbasket'in yenilenen ana sayfasında da yazılarımı görebilirsiniz bugünden itibaren, şimdilik zaman darlığından dolayı daha önce blogda yayınladığım bir yazı ile giriş yaptık. Konu başlığımız tabii ki Sarayın Sultanları, elimden geldiğince güncel tutmaya çalışacağım orayı da.

Basketbolun konuşulduğu, tartışıldığı bir sitenin 11. yılını kutluyor olması da ayrıca güzel basketbol kültürümüz adına. fenerbasket bildiğimiz sebeplerden dolayı kapatıldı, Beşiktaş'a gönül verenlerin benzer bir girişimi olmuştu geçen yıl fakat o da beklenen ilgiyi görmedi ne yazık ki. Zaman zaman olaya tek bir pencereden yaklaşılıp, basketbol ekseninden uzaklaşılsa da sırf basketbolun konuşulduğu anlar gittikçe nadirleşse de, gerçekten keyifli oluyor.

İlk yazım şurada, oraya da bekleriz. : )