BIY AD

Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2011 Çarşamba

Kupa Raporu

Galatasaray'ın şampiyonluğu ile biten 19. Türkiye Kupası'na dair pek bir şey yazamadık. Ufak bir özetle hem maçları hatırlayalım hem de salondan gördüklerimizi dilimiz döndüğünce aktarmaya çalışalım. Biraz rötarlı da olsa, buyrun Kupa Raporu:

Çeyrek Finaller:

Beşiktaş:89 - Samsun Basketbol:81
Maçın hemen başındaki skorbord arızası nedeniyle, bir aksaklıkla başladı kupa. Maç tekrar başladığında, iyi bir gününde olan Izi takımını öne geçirdi. Fakat maçın geri kalanında Beşiktaş kaçamadı, Samsun yakalayamadı. 1. ve 3. çeyrekleri iyi oynayan Beşiktaş, kimi zaman farkın kapanmasına izin verse de sadece 3 oyuncusundan katkı olan Samsun'u kupanın dışında bıraktı. Samsun adına Brown-Adair-Toliver üçlüsü; 65 sayı-20 ribaund-9 asist-6 top çalma-3 blok ile oynayıp, takımlarını sırtlamaya çalıştılar ama 34 sayı atan Izi Castro Marques başta olmak üzere, Sales, Santos ve Nilay'dan iyi katkı alan Beşiktaş, ilerisi için çok umut vermese de yarı finale yükseldi. 10 dakika sahada kalıp, sadece 1 şut kullanabilen Şencebe'nin, Beşiktaş'ın Izi ve Sales'li kadrosunda başarılı olmasının zor olduğunu gördük.

Maçın Oyuncusu: Iziane Castro Marques

Mersin BŞB:78 - Tarsus Belediye:86
İlk günün ikinci maçı, kupanın uzayan tek maçı oldu. Doğal olarak heyecanlı ve keyifli bir maçı da bizlere izlettirdi. Pierson'ın yokluğunda, büyük bir handikapla maça başlayan Tarsus, dönem dönem farkı açsa da Mersin'in sabırlı oyunu onları hep oyunda tuttu. Mokango ve Larkins ile pota altında çok net bir üstünlüğü olan Mersin, bunu sonuna kadar kullanıp iki oyuncu üzerinden 43 sayı buldu. Aynı iki oyuncu 28 ribaund çekerken, Tarsus'un takım halinde 38 ribaund alabildiğini ve takım halinde 53-38 ile Mersin'in ezici üstünlüğü olduğunu gördük. Mokango'nun 5 blokluk performansı da ayrıca hırpalıyordu Tarsus'u içeri girme çabalarında. Bu iki ismin yanına Constance Jinks'in de 23 sayılık önemli bir katkısı ve maça renk katan güzel hareketleri vardı ama Tarsus iyi olduğu kadar, inatçı da bir takımdı. Gördüler ki içeriden Mersin'i geçemiyorlar, Kübra ve Seda ile dışarıdan vurdular rakiplerini. İki yerli oyuncunun 8/13 üçlük ile oynadığı bu maçta, Naile ve Özge de birer üçlükle takımlarını ateşlediler. Özellikle Kübra'nın çok öne çıkan performansıyla Tarsus, Pierson'sız maçını keskin şutörleriyle kazanıp, Beşiktaş'a rakip oldu.

Maçın Oyuncusu: Kübra Siyahdemir


Fenerbahçe:61 - Panküp Kayseri:51
Toplamda sadece 36 basketin olduğu, elektrik kesintisi yüzünden iki kere duran, çok düşük şut yüzdesiyle oynan ve bu kadar şey üst üste gelince can sıkan bir maç oldu. Fenerbahçe sadece Nevriye ve Birsel'i 35 dakika sahada tutup, diğer oyuncularını dinlendirme fırsatı bulurken, Panküp'te Sanford 30, Vickie Johnson, Pringle, Barbara Turner 34 dakika'dan fazla oynayıp, maçın son bölümüne yorgun girdiler. Mersin benzeri, Pringle ve Sanford ile pota altında bir güç oluşturan Panküp, Fenerbahçe önderliğinde giden maçta son çeyrekte farkı tek baskete kadar düşürse de VJ'in 1/10 saha içi, Barbara'nın 0/7 üçlük performansı ile öne geçmedi bir türlü. Yerlilerinden de katkı alamayan Panküp, Sanford ve Pringle ile zaman zaman yüksek posttan denediği hücumları Vulic'e aktarabilse daha başarılı olabilirdi gibi hissettirdi. Fenerbahçe kazandı ama istediklerini tam manasıyla sahaya koyduklarını söyleyemeyiz. O yüzden özellikle Ratgeber ve takımının dönem dönem gerildiğine şahit olduk. Son anlara nefes nefese girse de, Fenerbahçe yarı finalde Galatasaray'ı beklemeye başladı bu maçın ardından.

Maçın Oyuncusu: Birsel Vardarlı


Botaş:57 - Galatasaray:84
Daha çeyrek finalde kupanın en farklı takımı olduğunu Botaş karşısında gösterdi Galatasaray. Sarayın Sultanları'nda Tamika, Seimone ve %100 ile 16 sayı atan Işıl'ın etkili hücum performansları ve takım savunması Botaş'a birkaç gömlek fazla geldi. 11 sayı-7 ribaund-1 blok ile oynayan Sylvia, bu maçta dinleniyormuş, sonra anlayacaktık. Botaş zaten kötü başladığı maçta, Boddie'nin sakatlığı ile iyice sarsıldı ve kaderine razı oldu. Galatasaray'da Michelle Campbell hariç hiçbir oyuncu 25 dakikadan fazla oynamazken, herkesin bir şekilde takıma katkı vermesi sevindiriciydi. Normal sezondaki Fenerbahçe maçında dikkat çeken, Bahar'ın pasları üzerinden gelen sayılar bu maçta da mevcuttu. Maçı 4 asistle bitiren Bahar Çağlar sayı atamasa da, takımın bu istatistikteki lideri oldu. Maçın başında Işıl'ın üçlükleri, maçın son bölümlerinde Gülşah'ı  da cesaretlendirdi ve genç oyuncu 4/5 üçlükle, takımına dışarıdan büyük katkı sağladı.

Maçın Oyuncusu: Işıl Alben


Yarı Finaller:
Beşiktaş:63 - Tarsus Belediye:68
En az gözlemim olan maç buydu. Hem maçın başını kaçırmamız hem de maç içinde de aklımızın derbide olması nedeniyle çok şey kaçırdık. Fakat Pierson'ın dönüşünün getirileri ve Kübra'nın yine iyi oyununu göremeyecek kadar da kararmamıştı gözümüz. İstatistik kağıdında Ely'nin de üst düzey bir katkı sağladığını görüyoruz. İlk yarıda Tarsus lehine, çift hanelere çıkan fark Beşiktaş'ın gayreti ile erise de Beşiktaş öne geçme fırsatı bulamadı. Maçın sonraki gidişatı da çok farklı değildi, Beşiktaş'ın her geri dönüş çabası, Tarsus'un cevaplamaları ile sonuçsuz kaldı ve Mersin temsilcisi finalin ilk biletini kaptı.

Maçın Oyuncusu: Plenette Pierson


Fenerbahçe:60 - Galatasaray:63
Derbinin favorisi Galatasaray, Bahar ve Fowles'ın sayıları ile daha maça iyi başlayan taraftı ama ilk çeyrek ortasından, ikinci çeyrek ortasına kadar yaklaşık 10 dakikalık bir dönemde Fenerbahçe oyunun hakimiyetini eline aldı ve farkı 9'a kadar çıkardı. Big Three'nin "biz buradayız" mesajı ile farkı, ilk yarı bitmeden farkı eriten ve öne geçen Galatasaray, soyunma odasına moralli gitti. Daha ilk yarıda double-double yapan Sylvia Fowles kasırgası, bu derbilerde yıllarca pota altında canı yanan Galatasaray'ın intikamı gibiydi. Fenerbahçe'deki en iyi performanslarından birini sergileyen Angel ve Nevriye'nin etkinliği ile oyuna tutunan sarı-lacivertliler; Birsel'in de devreye girmesiyle 3. çeyrek sonunda skoru tekrar eşitledi. Fakat son çeyreğe Bahar ve Seimone ile çok iyi giren Galatasaray, Sylvia ve Tamika'nın insan üstü ribaund performansıyla farkı 8'e kadar yükseltti. Jekabsone'nin peş peşe sayılarıyla son topa 3 sayı geride giren Fenerbahçe, önce Angel sonra da Birsel'in başarısız denemeleri sonrasında sonucu değiştiremedi ve yarı finalde kupaya veda etti. 


Ligde alınan Fenerbahçe galibiyetinin ardından Galatasaray için; Tamika ve Tuğba'nın ekstra şutlar soktuğundan, bunun her zaman gelemeyeceğinden ama Seimone ve Bahar'ın bu katkıyı düzenli olarak verebilecek oyuncular olduğundan bahsetmiştik. Son çeyrekte çok etkili olan bu ikili beklentileri karşıladı ve galibiyette büyük pay sahibi oldu. 3 Amerikalısından 45 sayılık katkı alan Galatasaray, 3 sayı çizgisinin gerisinden kötü şut attığı ve rakibinden 1.5 kat daha fazla top kaybı yaptığı günde, mücadele ve istek farkıyla maçı kazanmasını bildi. Daha açıkça ifade etmek gerekirse, daha rahat kazanması gereken maçı, gereksiz yere son topa bıraktı.  Fakat yine de hak ettiği galibiyeti almasını bildi ve üst üste 3. kez finale yükseldi.

Maçın Oyuncusu: Sylvia Fowles


Final:
Tarsus Belediye:53 - Galatasaray:68
Karşılıklı basketlerle başlayan maçta, etkili silahlarını doğru yerlerde bulunca Galatasaray, ilk çeyreği 23-16 önde kapattı. Yine çok dominant bir maç çıkaran Sylvia'nın faul problemine girdiği dakikalarda hücumda sıkıntılar yaşayan Galatasaray, Tarsus'un son ciddi direnişi ile soyunma odasına sadece 3 sayı önde gidebildi. Bahar ve Fowles'ın iyi oyunlarının sürdüğü 3. çeyrekte farkı çift hanelere taşıyan Galatasaray, son çeyreğe de çift haneli farkla önde girdi. Son çeyrekte de çok zorlanmayan Galatasaray finişi kolay gördü ve kupaya uzandı. İlk gün asistleri, ikinci gün yüzdeli şutlarıyla dikkat çeken Bahar Çağlar, finalde de ribaund katkısı ile takımına yardımcı oldu. Sylvia Fowles da harika performanslarına bir yenisini ekledi ve maçı 26 sayı-11 ribaund-2 blok ile tamamladı. İkisi toplam sahada 7 dakikadan az kalan ve toplam 2 şut kullanan Gülşah ve Nihan haricinde rotasyondaki her oyuncusundan en az ikişer basket bulan Galatasaray, bir önceki maçtaki gibi ribaundlarda kurduğu üstünlükle maçı ve kupayı kazanmasını bildi. Sarayın Sultanları'nın savunması, önceki iki maçında çok etkili olan Kübra ve Ely başta olmak üzere, Tarsus takımını çok zorladı.

Maçın Oyuncusu: Sylvia Fowles


Kupadan Notlar:
  • Galatasaray üst üste 2., toplamda 8. kez Türkiye Kupası'nı kazandı. Böylece kupayı üst üste kazanma geleneği de sürmüş oldu.

  • Tarsus tarihinde ilk kez final oynadı.

  • Fenerbahçe 8 sezon sonra ilk kez final göremeden kupadan elendi.

  • Çok manalı ve mantıklı bir şekilde, iş gününde ve iş saatinde final oynandı!

  • Salonda aynı anda Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarının olduğu, Beşiktaş-Tarsus oynarken bu üç takımın taraftarının birbirine küfür etmekle meşgul olduğu ilginç bir maça şahit olduk.

  • Açılış maçında arızalanan skorbord ve Fenerbahçe-Panküp maçında iki kez giden elektrikler hariç, göze batan başka bir aksaklık olmadı organizasyonda.

  • Federasyon tarafından hazırlanan kupaya özel dergi, dolu dolu ve çok güzeldi. Bir benzeri All-Star'da da karşımıza çıkmıştı, Federasyon'un resmi sitesi de aynı düzenle hazırlansa çok daha iyi şartlar altında bilgi alabiliriz.

  • Basında Tarsus'un finale çıkması sürpriz olarak değerlendirildi ama ligde Beşiktaş'ı iki kez yenmiş, evinde Galatasaray'ı yenmiş, son 8 maçında oynadığı herkesi yenmiş ve lig 3.'sü Tarsus'un final oynamasının neresinde sürpriz vardı, biz anlayamadık. 

  • Kupanın en değerli oyuncusu Sylvia Fowles oldu.

15 Mart 2011 Salı

Baklavalı ve Parçalı Antep

Gaziantep güzeldi. Kebap güzel, tatlısı daha güzel, insanı en güzel. Kupa için 4 günde 8 takım yarıştı, biri kazandı. Sorarsanız nasıldı şampiyon;

Tamika ruhtu, Sylvia güç, Seimone can, Doneeka enerji, Michelle mücadele. Tuğba hırstı, Bahar fark, Nihan sabır, Gülşah ışık. Balım ve Gözde umuttu. Kaptanları Işıl bizdi, saydığımız meziyetlerin hepsiydi. Yasemen sakattı ama arkadaşları ilk onunla paylaştı mutluluklarını. Gintare de tribündeydi Yasemen'le birlikte, kardeş olabilmenin parçaları.

Biz yarı final için yoldayken bir Galatasaray, Ankara'da 2-1 öndeydi... Bu kızlar da en büyük rakibi karşısında 9 sayı geride. Ama maç sonunda finalde. Bu kızlar inançtı, inandı. Onlar bir savaştı ve inandıkları için savaştı. Kazandı! Aslanlardı, gerçeklerdi, takımlardı. Bu takım Galatasaray'dı, Galatasaray ŞAMPİYON!

Hoşçakal Gaziantep, Sultanlarımız sana 3 gazi daha bıraktı.
Merhaba Yenilmez Armada! Gün bizim, güç bizim...

10 Mart 2011 Perşembe

Kupaya Doğru: Botaş - Galatasaray

Botaş: Adana temsilcisi sezona 5.5 maçlık harika bir başlangıç yaptı. Fakat ilk yarısı onlar adına harika başlayan Galatasaray deplasmanı, ikinci yarısıyla beraber Botaş'a ağır darbe vurdu. Ligin geri kalanında istikrarsız bir görüntü sergiledi Botaş. Son hafta Panküp'e karşı kendi evlerinde alınan 16 farklı mağlubiyet ile birlikte, ligi ilk 4'te tamamlama şansı kalmayan Botaş, 12 galibiyet-9 mağlubiyet ile 5. sırada ligde. Yabancı kadrosu kariyerli isimlerden oluşuyor Botaş'ın. En dikkat çeken isim, ligin de en skorer oyuncusu olan Amerikalı Jolene Anderson. Jolene, son Panküp maçına kadar hep çift haneli skor üretip, kimi zaman 30+ performanslarıyla çok dikkat çekmişti. Son haftalarda istatistik kağıdından fazlaca zorlamalar yaptığını hissettiğimiz Jolene, Panküp maçında da 5 sayıyla oynayıp, kendisi için çok çok düşük bir rakamda kaldı. Botaş'ın bir diğer etkili oyuncusu Megan Frazee, 17.1 sayı-7.7 ribaund ortalamalarıyla öne çıkıyor. Brezilyalı tecrübeli oyuncu Alessandra Santos da takım için değerli bir parça. Onun sahada olmadığı dakikalarda, size olarak standardın altına düşen Botaş, hızla bu handikabı kapamaya çalışıyor. Normal sezonda kaçırdığı tek maç, Adana'daki Galatasaray maçı olan Whitney Boddie, maç başına 3.4 asistle takımın bu istatistikteki lideri. Aynı maçta Burcu Uzun ve Megan Frazee'nin de ufak rahatsızlıkları dolayısıyla kısa süreler alması, Galatasaray'ın çok rahat bir galibiyet almasına yol açmıştı. Alt yapısıyla meşhur Botaş'ın, Burcu Uzun'un yanı sıra, Gamze Takmaz, Seda Tabakçı, Gökçe Doğan ve Burcu Çiğil öne çıkan yerlileri.

Fenerbahçe ve Galatasaray'ın haricinde kupa kazanan tek takım olan Botaş'ın da final için elemesi gereken iki zorlu rakibi olması şansını azaltıyor. Olcay Orak'ın öğrencileri, kupaya renk katacaklardır ama Panküp gibi onların da şansları az gözüküyor.

Galatasaray: Sarayın Sultanları'nın macerasını burada hep beraber yaşıyoruz zaten. Ligin lideri Galatasaray, şu ana kadar Fenerbahçe ve Tarsus deplasmanlarında mağlup oldu. Oynadığı diğer 19 maçı kazanan takımımız, Fenerbahçe karşısında yakaladığı 2'li averaj farkıyla lider olarak geldi kupaya. Takımın en skoreri Sylvia Fowles, ayrıca ribaund ve blok istatistiklerinde de lider. İstatistikleri; 17.1 sayı-9.2 ribaund-1.3 blok şeklinde olan Syl, 8 Mart günü Euroleague All-Star'ında MVP olmanın gururuyla gelecek Gaziantep'e. Bir diğer All-Star Seimone Augustus ve WNBA efsanesi Tamika Catchings öne çıkan yıldızlar. Devşirme Michelle Campbell, Bulgar Milli Takımı'nda oynayan Amerika uyruklu guard Doneeka Hodges ve Litvanyalı genç pivot Gintare Petronyte Galatasaray'ın diğer lejyonerleri. Gintare'nin 5. yabancı olarak tribünde olması muhtemel gözüküyor. Takım kaptanı Işıl Alben, maç başına 3.7 asist ortalamasıyla takımını yönetiyor. Bahar Çağlar, Tuğba Palazoğlu, Gülşah Gümüşay ve Nihan Anaz Galatasaray'ın milli takım seviyesindeki yerlileri. Tamika'lı veya Tamika'sız savunması ile başarılı olmaya çalışan Galatasaray'da, koç Ceyhun Yıldızoğlu bazı kritik maçlarda can yakan kısa savunması ve dış atıcıların savunulması konusundaki sorunları çözmesiyle, takımı, kupanın en büyük favorisi haline gelecektir.

Daha önce verdiğimiz bir istatistikti, Galatasaray ve Fenerbahçe finalde birbirlerinden başka kimseye kaybetmediler. Çeyrek final eşleşmelerini atlarlarsa iki takım yarı finalde karşılaşacak bu kez. O yüzden gönül önce Botaş'ı, sonra da yarı finalde Fenerbahçe'yi geçip pazartesi akşamı da kupayı Kaptan Işıl'ın ellerinde görmeyi ister.

Ligdeki Maçlar: Galatasaray:75 - Botaş:68 | Botaş:43 - Galatasaray:81

Eşleşme Tahmini: Konu Galatasaray olunca tahminden öte, kupa isteğimiz var. O yüzden içinde Galatasaray olan her eşleşmede gönlümüz sarı-kırmızı. Bu eşleşmenin favorisi de zaten Galatasaray.

Kupaya Doğru: Fenerbahçe - Panküp Kayseri

Fenerbahçe: Euroleague defterini kapatan Fenerbahçe, artık kupa ve lig için mücadelesini sürdürüyor. Sezon başından başlayarak şubat ayına kadar inanılmaz bir performans gösteren sarı-lacivertliler, geride bıraktığımız ay içinde aldığı 3 mağlubiyet ile hem ligde 2. sıraya indiler hem de Avrupa'dan elendiler. Fakat ligde çıktıkları son maç olan Beşiktaş deplasmanında, ufak bir mucize yaratıp geri dönmeleri mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerinin göstergesiydi. Ligde 2. mağlubiyetle, 2. sırada bulunan Fenerbahçe'nin en skorer oyuncusu Nevriye Yılmaz. Nevriye (15.6 sayı-7 ribaund-2.8 asist) ile Angel McCoughtry (14.2 sayı-7.1 ribaund-1.6 asist-2.4 top çalma) çok yönlü oyunlarıyla dikkat çekiyorlar. Fedakarca oyunuyla Matovic, Birsel, Jekabsone, Esmeral ve Horakova ile çok güçlü bir kadrosu olan Koç Ratgeber'in, artık Tammy Sutton-Brown'u da isterse kullanma hakkı var lig ve kupada. Diana Taurasi ile Penny Taylor'un gittiğinde değil de, geri dönebilme ihtimalinin doğduğu günden itibaren takımın bir düşme yaşaması, psikolojik bazı sorunları işaret ediyor.

Türkiye Kupası'nın en başarılı takımı olan Fenerbahçe, son sekiz senedir üst üste, toplamda da 11 kez final oynadı. Bu 11 finalin 9'unu kazanan ekip, bu başarıyı tekrarlamak istiyor. Türkiye Kupası, yukarıda saydığımız psikolojik handikapları sonlandırmak ve bir kenetlenme yakalamak için önemli bir fırsat Fenerbahçe adına.

Panküp Kayseri Şeker: Lige yapılan iyi bir başlangıç, ocak itibariyle bir düşüş ve son haftalarda gelen seri galibiyetlerle tekrar bir çıkış. Panküp'ün lig macerasını böyle özetleyebiliriz, Tarsus'la aynı galibiyet-mağlubiyet(15-6) sayısı ile ligde 4. sırada bulunuyorlar. Geçtiğimiz sene çok başarılı maçlar çıkardıktan sonra bir sakatlık yaşan Latoya Pringle'nin tekrar eski performansına yaklaşmasıyla Panküp de çıkışa geçti. Güçlü bir pota altına sahip Panküp'te, Pringle (13.5 sayı-8.4 ribaund-2.1 blok) ve Nakia Sanford (11.3 sayı-7.6 ribaund) bu gücü oluşturan isimler. Aldığı sürelerden dertli olsa da Bojana Vulic gibi bir de yedekleri var pota altı için. Panküp için büyük bir şans olan Vickie Johnson takımın 9.3 sayı-3.5 asist ile oynuyor ve takımın en çok asist yapan oyuncusu. Kısa pozisyonunda Gizem Yavuz, İlsu Darıcıoğlu ve Aynur Metin gibi değerli yerli oyuncuları da var Ayhan Avcı'nın. Ligin en verimli devşirmelerinden olan Barbara Turner'ın da takımın en önemli parçalarından biri olduğunu unutmamak lazım.

Fenerbahçe'nin bu sezon çıktığı ilk 21 resmi maçta, 3 farklı kulvar ve 16 farklı rakip içinde sadece Panküp karşısında kaybettiğini hatırlatmak lazım. Etkili savunmaları, tecrübeli oyuncuları ve pota altı güçleriyle kupaya damga vurmak isteyen Panküp'ü, zorlu bir kulvar bekliyor. Sürpriz yapma şansları var ama yolları çok zorlu önce Fenerbahçe, sonrasında Galatasaray-Botaş maçının galibi var final öncesinde. İşleri zor gerçekten.

Ligdeki Maçlar: Panküp Kayseri:61 - Fenerbahçe:60 | Fenerbahçe:89 - Panküp Kayseri:62

Eşleşme Tahmini: Panküp güçlü bir rakip ama Fenerbahçe, bu turu geçmek için elinden geleni yapacaktır. Hem Panküp'le defteri kapatmak hem de Galatasaray'la bir maç daha yapmak için.

Fenerbahçe - Panküp Kayseri
12 Mart, Cumartesi
Karataş Şahinbey S.S. 17:30
Yayın: Sports TV

9 Mart 2011 Çarşamba

Kupaya Doğru: Mersin BŞB - Tarsus Belediye

Mersin BŞB: Başarılı iki sezonun ardından küçülmeye giden güney temsilcisi, çok da hatırlamak istemeyecekleri bir sezon geçirdi. Sezona yapılan kötü başlangıcın ardından, sürpriz maçlarda alınan galibiyetler kupanın yolunu açtı Mersin için. Ligde oynadığı 21 maçtan sadece 8 galibiyet çıkaran Mersin BŞB, puan tablosunun 8. basamağında. Savunmasıyla ön plana çıkan takımın en efektif oyuncusu Erlana Larkins, 12.1 sayı-10.3 ribaund-2.7 asist ortalamalarıyla oynuyor ligde. Jinks 13.6 sayı ortalamasıyla takımın en skorer oyuncu, genç oyuncu Chanel Mokango da Larkins'le beraber Mersin'in pota altındaki gücünü oluşturuyor. Tuğçe İnöntepe takımın en çok asist yapan oyuncusu konumunda, Tuğçe'nin takım üzerindeki etkisini daha önceki bir yazımızda belirtmiştik. Takımın bir diğer öne çıkan yerlisi Tuğba Talaşlıoğlu ise kimi zaman dış atışlarıyla rakibin canını yakan bir oyuncu. Kupanın açık ara en çok kazananı olan Koç Zafer Kalaycıoğlu, bu kez en zorlu sınavında olacak yeni takımıyla.

İki kez çıktığı yarı final eşiğini atlayamayan Mersin için, bu kez yarı final bile başarı sayılabilir. Yalnız Mersin'in kendisine şans verilmeyen maçlarda, özellikle Çukurova bölgesinden rakiplerine karşı sürpriz galibiyetler aldığını unutmamak lazım.

Tarsus Belediye: Futbol ligindeki Gaziantepspor'un eşleniği Tarsus, Gaziantep'e son haftaların en formda takımı olarak geliyor. Ligdeki aktif olan en uzun galibiyet serisine sahip takımı Tarsus, final yolunda oldukça avantajlı gözüküyor. İçlerinde Galatasaray'ın da bulunduğu 8 maçı üst üste kazanan Mersin ekibi, Ocak ayı itibariyle zirve yaptı formunda. Lige verilen araya 5 galibiyet-4 mağlubiyet ile giren Tarsus, yeni yıl itibariyle çıktığı 12 maçta 10 galibiyet aldılar. Shyra Ely ve Alexis Hornbuckle'nin takıma katılımı önemli bir etken oldu kuşkusuz. Ligin de en kariyerli oyuncularından biri olan Plenette Pierson, Tarsus'un yıldızı. İçeriden, dışarıdan skor potansiyeli ve mücadelenin her yerinde olmasıyla takımdaki varlığı çok önemli. Bu sezonki en iyi maçlarından birini Galatasaray'a karşı oynayıp, sarı-kırmızılıları yıkan isim olan Dominique Canty, takımın direksiyonundaki isim. Koç Erdal Yeğin'in yerli rotasyonu da beklentilerin yüksek olduğu, potansiyelli oyuncuları kapsıyor. Özge Yavaş, Seda Erdoğan, Kübra Siyahdemir ve Naile İvegin takımın öne çıkan yerlileri.

2009'da tarihinin ilk ve tek yarı finalini oynayan Tarsus, bu kez daha fazlasını istiyor. Bence final oynamamaları için de bir sebep yok. En ciddi handikapları, ligdeki Mersin BŞB maçında diskalifiye olup 2 maç ceza alan Pierson'un, kupa ilk maçında (yine bir Mersin maçına denk geliyor) oynayamayacak olması.

Ligdeki Maçlar: Mersin BŞB:57 - Tarsus Belediye:56 | Tarsus Belediye:58 - Mersin BŞB:54

Eşleşme Tahmini: Ligde oynanan iki maç da Mersin'in istediği şekilde, savunma ağırlıklı geçince çekişmeli maçlar oldu. Çeyrek final basamağındaki bu derbide, Pierson'ı arasa da Tarsus'un yarı finale çıkacağını düşünüyorum.
Mersin BŞB - Tarsus Belediye
11 Mart, Cuma
Karataş Şahinbey S.S. 20:00
Yayın: Sports TV

Kupaya Doğru: Beşiktaş - Samsun Basketbol

Beşiktaş: Ligde galibiyet sayısıyla, mağlubiyet sayısı birbirine en yakın olan ekip siyah-beyazlılar. Sene başında yaptıkları yerli takviyeleriyle dikkat çeken ekip, istikrarı tutturamadı. Psikolojik olarak kolay vazgeçen bir yapısı varmış gibi gözüküyor Beşiktaş'ın. Eurocup macerası kısa süren Beşiktaş, ligde 11 galibiyet-10 mağlubiyet ile 6. sırada bulunuyor. Takımın yıldızı Iziane Castro Marques, TKBL'de maç başına 18.5 sayı ortalamasıyla oynuyor. Nilay Kartaltepe ise maç başına 3.7 asist ile takımı besleyen isim. Asist ve skor istatistiklerinde bu iki oyuncunun hemen ardından tecrübeli yıldız Nykesha Sales (15.6 sayı-2.8 asist) geliyor, o da Aziz Akkaya'nın rotasyonunun en önemli parçalarından biri. Kelly Santos maç başına 6.9 ribaund ile takımın bu istatistikteki lideri, ayrıca maç başına 10.4 sayı üreten Brezilyalı, takımın çift hanelerde sayı ortalaması olan 3. ve son oyuncusu. Takımın bir diğer uzunu Salkauske de son haftalarda bir çıkış içinde istatistiklerde.

Beşiktaş, geride bıraktığımız haftada kendi açılarından moral bozucu bir Fenerbahçe maçıyla geliyor Gaziantep'e. Türkiye Kupası'nda en azından final oynayayıp, çok da keyifli geçmeyen bu sezonda bir heyecan yaşamak isteyeceklerdir. Beşiktaş, Türkiye Kupası'nı hiç kazanamasa da en çok final oynayan 3. ekip. Dört kez finallerde elenen Beşiktaş, kaderini değiştirmek isteyecektir.

Samsun Basketbol: Sezon boyunca sıkıntılı evrelerden geçen, sene başında seçtiği iki yabancısından hiç katkı alamayan, ödeme sorunları yüzünden yerli oyuncularını kaybetme noktasına gelen, lige 5 maçlık mağlubiyet serisiyle başlayan bir Samsun vardı. Fakat sıkıntılar birer birer çözüldükçe takımın da formu yükseldi. İlk yarıyı, ilk 8'de tamamlayıp Türkiye Kupası biletini kapan Samsun, ligi 7. sırada bitirmeyi de garantiledi 21. hafta sonunda. Ligde çıktığı 21 maçta 12 kez double-double yapan Jessica Adair (14.3 sayı-10.3 ribaund-1.2 blok), takımın en dikkat çekici oyuncusu. Jessica ve Tatum Brown'ın pota altı etkinliği, dış skorerler Gülşah Akkaya ve Kristi Toliver ile destekleniyor. Maç başına 5 asist yapan Deniz Boz hem takımın asist lideri hem de ligin en çok asist yapan yerli oyuncusu. Bir süredir sakatlığı dolayısıyla parkelerden uzak kalan Nazlı Güler'in yokluğunda koç Caner Yıllar'ın elinde yerli statüsünde oynayan Makbule Amachree ve Ceyda Kozluca gibi iki kalbur üstü oyuncu daha var.

Samsun'un kupadaki şansını gösteren bir veri var TKBL sezonunda oluşan. Samsun puan tablosunda üstünde yer alan 6 takımla oynadığı 12 maçta, 11 mağlubiyet aldı. Karadeniz temsilcisi bir sürpriz yapmak istiyorsa, zorlu rakiplere karşı daha iyi oynamanın bir yolunu bulmalı. 2009'da Galatasaray'a karşı oynanan yarı final Samsun'un kupa tarihindeki en büyük başarısı

Ligdeki Maçlar: Samsun Basketbol:67 - Beşiktaş:71 | Beşiktaş:65 - Samsun Basketbol:58

Eşleşme Tahmini: Beşiktaş'ın daimi istikrarsızlığına mevcut ruh halini ekleyince iddialı bir tahmin olacak ama çok fazla zorlanmadan yarı finale çıkmalarını bekliyorum siyah-beyazlıların.

Beşiktaş - Samsun Basketbol
11 Mart, Cuma
Karataş Şahinbey S.S. 17:30
Yayın: Sports TV

7 Mart 2011 Pazartesi

Spor Toto Türkiye Kupası'na Doğru

Son yıllarda Teknosa sponsorluğunda düzenlenmesine alıştığımız Kadınlar Türkiye Kupası, bu kez Spor Toto'nun katkılarıyla bizlerle buluşacak. Spor Toto'nun takımların ve organizasyonun tüm masraflarını karşılaması önceki yıllarda göremediğimiz büyük bir yardımı içeriyor kadın basketboluna. Bu branşa ilgi duyan biri olarak, ben de teşekkürlerimi sunuyorum onlara. 19. Türkiye Kupası, tarihinde ilk kez Gaziantep'te oynanacak. Ülkemizin yeni spor alanlarından biri olan Karataş Şahinbey Spor Salonu, bu sezon Erkekler Türkiye Kupası'nda eleme gruplarından da birine ev sahipliği yapmıştı. 5000 kişilik spor salonu, bu kez kadınlarda 8'li finale sahne olacak. 

Gaziantep'e yakın şehirler Mersin ve Adana 3 takımla bu kupada temsil edilirken, İstanbul'un 3 büyüğünün de varlığı ile maçların dolu bir salonda oynanması, turnuvaya renk katacaktır. TKBL yayınlarında sıkıntılar yaşayan ve yaşatan Sports TV, kupanın yayıncı kuruluşu oldu. Ligde yaşadıkları aksiliklerden ders çıkarmasını umduğumuz Sports TV iddialı gözüküyor bu sefer. D Smart platformundan yayın yapan kanalın, heyecanı kesintisiz olarak tüm ülkeye yayabilmesi çok önemli kuşkusuz. Malum, daha rahat televizyon yayınları ve daha çok izlenebilmek adına kupa 4 güne bölündü bu yıl. Heyecanı TV başında değil de bizzat yerinden takip edecekler için, maçların biletleri de satışa sunuldu Biletix üzerinden.

Kura sonrasında değerlendirmeler yapan koçlar ve oyunculardan kısa alıntılarla, 19. kupa heyecanına yavaştan bırakalım kendimizi.


NE DEDİLER

"Gaziantep’te daha önce Genç Bayanlar Türkiye Şampiyonası’nı oynamıştık. Gerçekten bir seyirci potansiyeli vardı. Türkiye Kupası’nda da o salon umarım dolar. Çünkü Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi, Avrupa’nın önde gelen liglerinden bir tanesi..." Aziz Akkaya (Beşiktaş Koçu)

"
Türkiye Kupası uzun zamandır oynanıyor. Ben bu oynanan kupaların yarısını kazanmışım. Ama bu turnuva benim en zor turnuvam olacak..." Zafer Kalaycıoğlu (Mersin BŞB Koçu)

"
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile eşleştik. Her iki takımda bildiğiniz gibi aynı ilin iki takımı. Bu ilde bu iki takımın çok güzel, tatlı bir rekabeti var. Bunun kupaya da taşınması güzel oldu. Ligde bir çıkış içindeyiz. Bu iyi gidişatı kupaya yansıtmak istiyoruz..." Erdal Yeğin (Tarsus Belediye Koçu)

"
Telafisi olmayan maçlar olduğunun farkındayız. 9 kere Türkiye Kupası’nı müzemize götürmüş bir kulübüz. Kupayı bu sene de almak istiyoruz..." Didem Akın (Fenerbahçe Menajeri)

"Z
or bir rakip ve çok saygı duyduğumuz bir takım ama biz ikinci günde de maç yapmak istiyoruz. Bu sezon ligde karşılaştığımız maçların ilkini kazanmıştık ama Caferağa’daki maçı farklı skorla kaybetmiştik. Net olarak söyleyebilirim ki ikinci maçtaki gibi bir performans ortaya koymayacağız..." Ayhan Avcı (Panküp Koçu)

"Galatasaray’ın basın toplantısında kişi sayısı olarak üstünlüğü var ama asıl üstün taraf sahada oynanacak 40 dakikalık maç sonunda belli olacak... Maçta yüreğimizi sahaya koyacağız. Müzemizde bulunan 2 kupayı 3 yapmak için Gaziantep’te oynanacak Kadınlar Türkiye Kupası’nda 3 maç yapan takımlardan bir tanesi olmak istiyoruz..." Abdullah Kutlu (Botaş Genel Menajeri)

"İddialı olduğumuzu söylemek isterim ama Türkiye Kupası tek maç üzerinden oynandığı için sürprizlere açık bir organizasyon. En iyi oynayan ve hak edenin kazanmasını diliyorum... Bütün Gaziantep halkını çocuklarıyla, aileleriyle güzel maçlar izlemeleri için salona bekliyoruz." Işıl Alben (Galatasaray Takım Kaptanı)

Türkiye Kupası Tarihçesi

Cuma günü Gaziantep'te başlayacak Spor Toto Kadınlar Türkiye Kupası öncesi Sarayın Sultanları Blogu olarak biz de 4 günlük bir özel yayın yapmak istedik. Her ne kadar yasaklamadan sonra takipçi sayımız 5'te 1'ine düşse de, hala buraya erişebilenler için ve elimizin altında arşiv olsun diye bir program hazırladık. Salı gününü ayrı tutarak haftanın diğer günlerinde kupa tarihinden başlayarak, organizasyona ve katılımcı takımlara göz gezdireceğiz. Bu kısa girişin ardından, yazı dizisinin ilk halkası olacak Kupa Tarihçesi ile serimize başlayalım.

Bu sezon 19.'su düzenlenecek Kadınlar Türkiye Kupası, sadece 3 takımın müzesinde bulunuyor. Düzenlenen ilk 6 kupayı, finalinde kimi zaman 40'ı aşan farkla, en çekişmeli maçlarda da 13'er farklarla hep Galatasaray kazandı. Türk kadın basketbolunda Galatasaray'ın "Yenilmez" olduğu bu yıllarda, şampiyonluklar gibi Türkiye Kupaları da Galatasaray'ın müzesine teker teker geliyordu.

1993 Kütahya | Galatasaray:74 - İstanbul Üniversitesi:51
1994 Eskişehir | Galatasaray:75 - Brisa:62
1995 Zonguldak | Galatasaray:74 - Fenerbahçe:50
1996 Samsun | Galatasaray:109 - Brisa:72
1997 Bolu | Galatasaray:98 - Beşiktaş:57
1998 Kuşadası | Galatasaray:76 - Urla Gençlik:63

Galatasaray'ın artık duraksamaya başladığı yıllarda, en az kendileri kadar yatırım yapan ve bu hegemonyayı kırmak isteyen Fenerbahçe ise yükselişteydi. İlerleyen yıllarda başarı bayrağını ezeli rakibinden teslim alacak olan sarı-lacivertliler, bunun ilk mesajını Türkiye Kupası'nda verdi. 3 sezon üst üste finalde oynanan Fenerbahçe ve Galatasaray derbileri, kupanın da sahibini belirledi. Tarihte İstanbul'da düzenlenen tek Türkiye Kupası organizasyonu, Fenerbahçe'nin üçlemesinin son ayağı oldu.

1999 Balıkesir | Fenerbahçe:72 - Galatasaray:53
2000 Alanya | Fenerbahçe:63 - Galatasaray:57
2001 İstanbul | Fenerbahçe:57 - Galatasaray:53


Sonraki yıllarda kupa ilk kez İstanbul dışına çıkacaktı. Fenerbahçe, Galatasaray benzeri bir güç kaybına uğramasa da Adana'nın yükselen değeri Botaş, çok başarılı 3 sezon geçirecek ve bunların 2'sinde üst üste Türkiye Kupası zaferi yaşayacaktı. Ceyhun Yıldızoğlu yönetimindeki Botaş, 2000'li yılların başında lig, kupa ve Avrupa'da zaferlere doymuyordu bu yıllarda.

2002 Edirne | Botaş:89 - Beşiktaş:68
2003 Çanakkale | Botaş:75 - Erdemirspor:58


Ligde ve Avrupa'da harika bir ivme yakalayan Fenerbahçe, sonraki 6 kupanın da sahibi oldu. Galatasaray'ın üst üste 6 kez kupa kazanma rekorunu da egale eden Fenerbahçe, bu başarının ardından toplamda 9 kez ile bu kupayı en çok kazanan takım konumuna geldi. 
2004 Bursa | Fenerbahçe:58 - Erdemirspor:45
2005 Diyarbakır | Fenerbahçe:73 - Beşiktaş:71
2006 Kayseri | 
Fenerbahçe:70 - Migros:68
2007 İzmir | Fenerbahçe:90 - Beşiktaş:63
2008 Adana | Fenerbahçe:62 - Botaş:51
2009 Kayseri | Fenerbahçe:63 - Galatasaray:60


2010 yılında Fenerbahçe üst üste 7. kez finaline çıkarken, Galatasaray'ın rekorunu kırmak için Galatasaray'ın karşısındaydı. Türkiye Kupası'nda 12 sezon sonra tekrar kükreyen Aslan, rakibinin 7 kere üst üste kupa şampiyonu olmasına engel oldu.

2010 Balıkesir | Galatasaray:57 - Fenerbahçe:55

Kupa Sayıları:
Fenerbahçe: 9
Galatasaray: 7
Botaş: 2
Maziden Gelen Notlar:
  • Fenerbahçe müzesinde, Galatasaray'dan daha fazla olan tek kupa Türkiye Kupası.

  • 18 kupanın 16'sını kazanan Fenerbahçe ve Galatasaray, finalde birbirlerinden başka hiçbir takıma kaybetmediler.

  • Galatasaray ve Fenerbahçe 11'er kez final oynadılar. Bu ikiliden sonra en çok final oynayan ekip Beşiktaş.

  • Kupanın 3 sahibi de, bu başarıya ulaşırken final basamağında en az birer kez Beşiktaş'ı yendiler.

  • Galatasaray, Fenerbahçe, Botaş ve Beşiktaş 4'lüsü dışında, kupada final oynayan ve şu anda TKBL'de yer alan tek takım İstanbul Üniversitesi. Onlar da bu sene kupaya katılamadılar.

  • Çeyrek finalde turu geçerlerse kupanın favorileri Galatasaray ve Fenerbahçe yarı finalde karşılaşacaklar. Bu iki takım 3 kez yarı finalde eşleştiler, bu eşleşmelerin 2'sinde gülen taraf Galatasaray oldu.

  • İlk 17 kupayı kazanan takımlar, bu başarıyı hiç tek seferde bırakmadı ve en az bir kez daha tekrarladı. 18. ve son şampiyon Galatasaray, bu seneyi de kazanırsa geleneği sürdürecek.

29 Mart 2010 Pazartesi

Kupa Nostaljisi

Türkiye Kupası etiketiyle yazdığımız yazılara bir sene ara vermek üzereyken, 2007 Türkiye Kupası'ndan fotoğraflarla veda edelim istedik.

Galatasaraylısı, Fenerlisi, Beşiktaşlısı herkesin kulağına bir şeyler fısıldayacak iki kare, söz fotoğrafların:

Parçalıya Yakışan Final

Dün futbol maçı sonrasında eve geldikten sonra maçın tekrarını izleyebildim. Final baya ilginçmiş gerçekten, skoru bildiğim halde yine de heyecanla takip ettim son dakikaları. Derbiye yakışan mücadele ve emekle oynamış iki taraf da, kazanan bizim Sultanlarımız olmuş. Tebrikler takımımıza, 12 yıl sonra Türkiye Kupası'nı müzemize getirdiler. Yenilmez Armada'nın mirasçısı Sarayın Sultanları yavaş yavaş ayağa kalkıyor. 2009 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 2010 Türkiye Kupası...

Geçen sene son maçtan sonra yazdıklarımı tekrarlayacağım şimdi, daha net ortaya koyar duyguları; "6. günde 4. maç. Hepsi de dişli takımlar, son dakikaya kadar savaşan Galatasaray. Kızamaz kimse bu takıma, üzüldük sizinle beraber, siz üzüldüğünüz için. Bir de kupalar en çok size yakıştığı için."

Kendinize yakışanı yaptığınız için teşekkürler kızlar.

28 Mart 2010 Pazar

Şaaaaaaaaaaaaampiyon!

Bir Final Daha..

Senaryo geçen senekiyle aynı, 12 senelik hasrete bir adım kala rakip yine "ezeli rakip". Geçen sene Seimone'un kaçan faul atışı, çok geç gelen faul hala gözümün önünde. Altı gün içinde Taranto, Mersin BŞB, Samsun Basket ve Fenerbahçe gibi takımlara karşı oynanan dört maçın sonuncusunda son dakikalara kadar mücadele etmişti Sarayın Sultanları.

Şimdi ise şartlar Fenerbahçe ile eşit, iki günde oynanan ikişer maçın ardından finaldeyiz. Bu blogu tutmaya başladığımız günkü heyecanımız olsa muhtemelen bu satırları Bandırma'dan yazıyor olurduk ama şimdi evimizden yazıyoruz. Herşeye rağmen derbi işte, tanımlamak zor. Bir Fenerbahçe maçı daha. Söylenecek sözleri tüketeli çok oluyor, taktik-tekniği boşverin ki boşvermeseniz de yapacak birşey yok o konuda, siz savaşın yeter kazanmak/kaybetmek mühim değil. O mücadeleyi görelim artık, lütfen.

Günün İlk Derbisi Bayanlarda

Malum bu akşam Galatasaray - Fenerbahçe derbisi var Sami Yen'de. Ülkenin ciddi bir kesimi için doksan dakikalığına da olsa, hayat durma noktasına gelecek saat 19.00'da. Bandırma'da gerçekleştirilen Bayanlar Teknosa Türkiye Kupası'nda dün oynanan yarı final karşılaşmalarının ardından iki ezeli rakip Samiyen'den önce kupa finalinde Bandırma'da karşı karşıya gelecekler saat 16.30'da. Yani bayan basketbolunu takip edenler için iki buçuk saat erkene çekiyoruz zamanı hatta yaz saati uygulaması ile üç buçuk. :)

Bu sezon 18.cisi düzenlenen Bayanlar Türkiye Kupası'nı 9 kez ile en fazla kazanan takım Fenerbahçe. Kupanın düzenlenmeye başlandığı 93 sezonundan itibaren 99'a kadar altı kez üstüste kupayı müzesine götüren ekip ise Galatasaray. Ki bu dönem Galatasaray'ın ' Yenilmez Armada' olduğu, yedisinde hiç kaybetmeden dokuz sezon üstüste şampiyonluklar elde ettiği döneme denk geliyor. 1999 senesinde Balıkesir'de düzenlenen Türkiye Kupası ile tarihinde ilk kez bayanlarda bu kupayı elde eden Fenerbahçe, o tarihten bu yana yaptığı ciddi yatırımların karşılığını son 11 sezonda 9 kez bu başarıyı tekrarlayarak elde etmiş durumda. 9'u Fenerbahçenin. 6'sı Galatasaray'ın. Aradaki iki kupa ise 2002 ve 2003 sezonlarında Ceyhun Yıldızoğlu yönetiminde ülkede fırtınalar estiren Botaş'a ait.

Bugüne kadar Türkiye Kupası finallerinde 5 kez karşı karşıya gelen iki takımın mücadelelerinden 4 kez kupayla ayrılan taraf Fenerbahçe oldu. Galatasaray'ın ezeli rakibine karşı finallerdeki tek galibiyeti 1995 yılında almış olduğu 74-50'lik farklı galibiyet. Bunun haricinde 99 senesinde yine Balıkesir'de düzenlenen kupada, Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 72-53 ile farklı şekilde mağlup ettiğini hatırlatalım. Geçen sezon Eurocup zaferinin hemen ardından dinlenme fırsatı bulamadan Kayseri'ye giden ve finalde Fenerbahçe ile karşılaşan Seimone Augustus'lu, Okan Çevik'li Galatasaray sahadan 63-60 mağlup ayrılan taraf olmuştu.

Bu sezon ligde oynanan iki karşılaşmayı da 84-77 ve 76-62'lik skorlarla Fenerbahçe kazandı. Özellikle ligin ikinci yarısında, bu ayın başında, Caferağa'da oynanan karşılaşmada, geriden gelen ve bir çeyrekte yalnızca dört sayıya izin veren Fenerbahçe savunması dikkat çekiciydi. Ligde iki takım arasında oynanan son 29 karşılaşmanın 25'ini kazanarak ezici bir üstünlüğe sahip olan Fenerbahçe, yarın için de avantajlı gözüken taraf mevcut saha içi şartlarında. Geride bıraktığımız iki günün oyuncular üzerindeki yansıması ise sonuca en fazla etki edecek faktör. Fenerbahçe'nin ligdeki hegamonyası kırmak adına, kupa koleksiyoneri betimlemesiyle göreve gelen Zafer Kalaycıoğlu'nun ise kazanmaktan başka çaresi yok yarın. Zira Caferağa'da kaybedilen maçın ardından tepkiler daha da gür çıkmaya başladı. Geliş amacı ortada iken, üstüste alınacak üçüncü Fenerbahçe mağlubiyeti işleri içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır Kalaycıoğu için. Bu nedenle ne yapıp edip kazanmak isteyecektir diye düşünüyorum. Maçın tarafsız sahada olması sebebiyle de daha hareketli bir Zafer Kalaycıoğlu profili beklediğimi söylemeliyim.

Penny Taylor - Nicole Powell - Sutton Brown - Ebony Hoffman'ın karşısında Sophia Young - Tamika Catchings - Katie Douglas'ı izlemek. Galatasaray - Fenerbahçe derbisi özelinde, üstelik ucunda kupa varken. Keyifli bir akşamüstü bizi bekliyor, akşamki maç öncesi fazlasıyla havaya girmenizi sağlayacaktır. Tavsiye ederim.

Finaldeyiz!

Galatasaray: 74 - Mersin BŞB: 64
Ligin dokuzuncu haftasında evinde Galatasaray'ı 97-68'lik skorla farklı şekilde mağlup eden ve bu mağlubiyetin ardından bir anlamda sarı kırmızılı takımın menajeri Mihriban Oğuz'un takımdan ayrılmasına sebebiyet veren Mersin BŞB ile ligin rövanşını almak isteyen Galatasaray karşılaştı günün ilk maçında. Maça hızlı başlayan taraf Mersin BŞB olurken, Larkins ve Latta ile skoru sürüklemeyi başardı Ceyhun Yıldızoğlu'nun takımı. Hızlı ve tempolu oyununu sahaya yansıtmaya çalıştı Mersin ilk yarıda, başarılı da oldular aslında bunda. Devre sonunda altı farklı oyuncusunun elinden 38 sayıyı yollamayı başarmışlardı Galatasaray potasına. Buna karşılık Galatasaray'da Katie Douglas - Sophia Young - Tamika Catchings üçlüsü skoru bireysel performanslarıyla sürükleyen isimler oldular. Bu anlamda Mersin'in daha karakterli bir oyun ortaya koyduğunu ve sezon başından bu yana gösterdiği form grafiğini bozmadığını söyleyebiliriz. Maçın ikinci yarısında ise sertleşen bir Galatasaray savunması izledik.
Sadece dokuz baskete izin vererek 26 sayı yediler ikinci devrede ve bu savunma performansları ile galibiyete ulaşan taraf oldular. Sophia Young ve Yelena Leuchenka'nın savunma performansına hücumdaki Sophia - Katie Douglas - Catching üçlüsünün 45 sayı 8 asist 19 ribaundluk oyunu eklenince 10 sayılık bir farkla finale uzanmayı başardı sarı kırmızılılar. 20 dakikalık iyi savunma, bireysel performansları daha da değerli kıldı elbette.

Mersin cephesinde ise görmeye alışık olmadığımız bazı acemilikler vardı bugün. Dünkü maçın yorgunluğu olarak düşünülebilir ilk bakışta fakat fazla zorlanmadılar dün. Ama pek bildiğimiz Mersin gibi değillerdi bugün, skordan da gayet iyi anlaşılıyordur bu. 15 top kaybı var ki bazıları çok çok kritik anlarda gelen kayıplar ki dün bu konuda bir uyarı gelmişti aslında Samsun maçında. Onun devamı olarak yorumlamak daha doğru olacaktır sanırım. Latta - Larkins - Barbara Turner - Şaziye İvegin karesinde hata veren Şaziye oldu bugün. 34 dakikada 1/7 saha içi isabeti ile yalnızca 3 sayı üretebildi geçen yıl formasını giydiği takıma karşı. 2 ribaund 1 de asisti var sadece altı dakika benchde oturabildiği karşılaşmada. Mersin'in işleyen sisteminde önemli bir dişli Şaziye. Yerli olması açısından belki de en önemlisi. Onun bu kadar silik olduğu karşılaşmada, Galatasaray'ın ikinci yarıdaki savunma performansı finalistin belirlenmesini de fazlasıyla kolaylaştırdı.

Fenerbahçe: 72 - Beşiktaş Cola Turka: 61


Günün ikinci ve son maçında bu sezon ligde oynanan iki derbiyi de farklı skorlarla kazanan Fenerbahçe ağır favoriydi elbette.
Dün üç yabancısını ortalama 33 dakika sahada tutmak zorunda kalan koç Aziz Akkaya'nın elinde sihirli değnek olması lazımdı bugün biraz olsun şanslı olan taraf olabilmek için. Maçın ilk hücumunda Santos'un basketiyle ilk ve son kez öne geçen Beşiktaş Cola Turka, en fazla 54-50'de üçüncü çeyreğin ortasında yaklaşabildi Fenerbahçe'ye. Bu dakikadan itibaren beş dakikalık sekansda sayı yemeden 9-0'lık bir seri yakalayan Fenerbahçe, maçı da bitirme noktasına getirdi. Dünkü galibiyetin altına imza atan Zellous - Santos - Sales üçlüsünün 14/45 şut performansını, dünün yorgunluğunun üzerine bugün toplamda sadece üç buçuk dakika kenara gelmeleri üzerinden değerlendirmek gerekiyor şüphesiz. Özellikle Sales'inki büyük özveri, hiç çıkmadan oynadı bugün ve sezon başından bu yana neredeyse bu tempo ile oynuyor. 34 yaşında olduğunu ve ciddi bir sakatlık atlattığını hatırlatayım. Durum böyle olunca, fazla da zorlanmadı Fenerbahçe. Dünkü yazıda tahmin ettiğim gibi, Ajavon'u yeniden tribüne yollayıp Nicole Powell ile başladı bugün koç Haydar Kemal Ateş. 3 günlük maratonda bu avantajını kullanması elini de güçlendiriyor koçun. Esmeral - Nevriye - Penny Taylor üçlüsünü ortalama 30 dakika tutarak kupanın bir ucundan tutmayı başardı sarı lacivertliler.

27 Mart 2010 Cumartesi

Galatasaray: 74 - Mersin BŞB: 64 || Finaldeyiz!

Dün Samsun'u 2. yarıda vuran Mersin, bugün aynı şekilde kaybetti. 10 sayılık fark ile Sultanlar finalde.

Maçın yıldızı; 19 sayıyla Katie Douglas.

Galatasaray'ın finaldeki rakibini belirleyecek maç, şu anda oynanıyor. İzlemek için "TIK".

Günün En Güzel Hareketi

Kupada İlk Günün Ardından

Mersin BŞB: 71 - Samsun Basketbol: 54

Günün ilk çeyrek final karşılaşmasında güçlü rakibine yarım devre direnebildi Samsun. 37-33 önde tamamladığı devrenin ardından oluşan üçüncü çeyrek skoru 23-7 Mersin BŞB lehine. Orada kopardılar maçı ve rölantide oynayarak tamamladılar kalan dakikaları. Sezon boyunca ligde rotasyonu en geniş ve en efektif şekilde uygulayan koç Ceyhun Yıldızoğlu 12 oyuncusunu da kullanarak ulaştı bu galibiyete. En fazla süre alan isim 27 dakika ile Latta oldu ki en az galibiyet kadar önemliydi bugün oyuncuları yormamak. İlk yarıdaki akıllı Samsun oyununun karşılığı Latta'nın karşısında yazan 27 dakika. Rakiplerini top kayıplarına zorlayan önalan baskısını karakteristik özelliği haline getiren Mersin'in büyük kısmı ilk yarıda olmak üzere yaptığı 23 top kaybı ise maçın en dikkat çekici rakamı kesinlikle. Maçın en skorer ismi 18 sayı ile Samsun'dan Gaither olsa da 5/9 üçlükle 17 sayı üreten Şaziye İvegin maçın en değerli performansını ortaya koydu demek yanlış olmaz herhalde.

Beşiktaş Cola Turka: 89 - Panküp Kayseri Şekerspor: 64

Günün ikinci karşılaşmasında Kayseri temsilcisini favori gördüğümü yazmıştım. Fakat son antremanda ciddi şekilde sakatlanan ve koç Ayhan Avcı'nın açıklamalarına göre büyük ihtimalle sezonu kapatan Latoya Pringle maç öncesindeki tüm tahminleri kaldırıp çöpe atacak kadar değerli bir oyuncu Kayseri cephesi için. Vickie Johnson'ın transferi sonrası son iki ayda 25 sayı - 10 ribaund civarı ortalamalar yakalamış durumdaydı Pringle. Onun oynamadığı karşılaşmada hücumu sürükleyebilecek Vickie Johnson - Tangela Smith ikilisi 11/34 gibi felaket bir yüzdeyle hücum edince, sezon başından bu yana takımı adeta tek başına sürükleyen Sales, yeni yabancı Santos ve Shavonte Zellous'dan bu kez gereken desteği alınca maçı da çok rahat şekilde kazandı siyah beyazlılar. Bu üçlünün toplam skoru 60. Yani rakipten sadece dört sayı eksik. Takımın temelini oluşturan üç oyuncunun ortalama 33 dakika sahada kalması ise yarın için elbette büyük soru işareti onlar adına. Yarı finale kalan dört takım arasında rotasyonu en dar takım olmaları şanslarını elbette çok azaltıyor ama kupada olduğumuzu ve turu geçen tarafın tek maçla belirlendiğini hatırlatarak devam edelim günün diğer maçlarına.

İstanbul Üniversitesi: 61 - Fenerbahçe: 83

Altısı üstüste olmak üzere son 11 senede 9 kez kupaya uzanan Fenerbahçe, ikinci yarısında yalnızca 19 sayı yediği karşılaşmadan bu savunma performansı ile 22 sayılık farkla galip ayrıldı. İlk yirmi dakikada idman modunda oynayan ve kendini fazla yormayan sarı lacivertliler, ikinci yirmi dakikada yalnızca 19 sayı yiyerek bir anlamda mesaj vermiş oldular rakiplerine. Fakat bu mesajdan önce İstanbul Üniversitesi'nin de hakkını vermek lazım. İyi hazırlanmışlar maça, güzel de bir taktik belirlemişler kendilerine. Dört kısa ile oynayıp, sık sık savunma değişikliğine giderek rakiplerinin kafasını karıştırdılar fazlasıyla. Fakat karşınızda Fenerbahçe gibi bir takım olunca bunun 40 dakika boyunca karşılık vermesi pek mümkün olmuyor. Nitekim bugün de öyle oldu, kilidi ikinci yarıda savunmaları ile açtı sarı lacivertli oyuncular. Fenerbahçe'de yabancı kontenjanından dolayı tribüne çıkan isim Nicole Powell olurken, ligde fazla şans bulamayan Matee Ajavon ise bugün 37 dakika ile en fazla süre alan isimdi. Muhtemelen yarını pas geçecektir o da. Kadrosundaki bu avantajı mantıklı bir tercih ile etkili bir koza çevirmek istiyor Haydar Kemal Ateş. 26 dakika sahada kalıp, 8/9 saha içi isabeti ile 18 sayı üretip 7 ribaund çeken Nevriye Yılmaz takımın en efektif ismi oldu yine. İki takım arasındaki seviye farkını anlatmaya gerek var mı bilmiyorum ama ribaundlardaki 42-27'lik F.Bahçe üstünlüğü ve sarı lacivertlilerin hiç üçlük isabeti bulamadan maçı 22 sayı farkla kazanmaları yoruma gerek bırakmıyor zaten.

Ceyhan Bel: 59 - Galatasaray: 84

Günün son çeyrek final karşılaşmasında, ikinci çeyreğin başından itibaren maçı çift haneli farklarla önde götüren ve rakibinin direnmesine hiç fırsat tanımayan Galatasaray, sahadan 84-59'luk skorla farklı şekilde galip ayrılmayı başardı. Sezon içinde son dakikalarda taraftarın tezahüratları ile biraz da zoraki şekilde oyuna giren Gizem Başaran(8) ve Dilara Kaya'nın(5) oyunda kalma süreleri üzerinden dahi tek cümlede özetlenebilecek bir maç oldu. Koç Zafer Kalaycıoğlu'nun en fazla süre verdiği isim 25 dakika ile Bahar Çağlar olurken, fazlaca dinlenme imkanı buldu sarı kırmızılılar yarın için. Maçın ve aynı zamanda günün en skorer ismi 25 sayı 17 ribaund(8'i hücum) ile oynayan Lauren Ervin olurken, bu performansın 25 sayılık farkı engelleyememesi de ilginç bir detay elbette.

Latoya Pringle'ın sakatlığı sonrası ibrenin Beşiktaş Cola Turka'ya döndüğü düşünürsek, ilk günün sonunda kupada sürpriz yok diyebiliriz. Yarı final eşleşmeleri ise şu şekilde oluştu:

18.30
Mersin BŞB - Galatasaray
20.45
Fenerbahçe - Beşiktaş Cola Turka

26 Mart 2010 Cuma

Mersin BŞB: 71 - Samsun: 54 (Sürpriz Yok)

İlk yarı finalist Mersin. 2. yarı maçı bitirmeye yetti. 5/9 üçlükle 17 sayı üreten Şaziye İvegin maçın en değerli oyuncusu olurken koç Ceyhun Yıldızoğlu 12 kişilik rotasyonunu parkede geniş geniş kullanma fırsatı buldu. Üç günlük bu yarışta en az galibiyet kadar değerli sürenin mümkün olduğunca homojen dağılması. İki sezondur Türkiye'de bunu en iyi yapan takım olarak zorlanmadılar bugün. Yeni rakiplerini bekliyorlar artık. Heyecan devam ediyor, sıra Beşiktaş ile Panküp'ün.

25 Mart 2010 Perşembe

Kupa Heyecanı Başlıyor


26 Mart Cuma
14:00 Mersin Büyükşehir Belediyesi – Samsun Basketbol
16:15 Beşiktaş Cola Turka – Panküp Kayseri Şekerspor
18:30 İstanbul Üniversitesi - Fenerbahçe
20:45 Ceyhan Belediyesi – Galatasaray
Yayın: D Spor ve Web Tv

Bandırma'da kupa heyecanı başlıyor, ilk günün programı yukarıdaki gibi. Çağlar'ın kuraları değerlendirdiği yazısında dediklerine katılmamak imkansız. Ben de o doğrultuda; Mersin Bşb., Panküp, Fenerbahçe ve Galatasaray'ı ilk günün favorileri olarak görüyorum.

8'li finalde karşılaşacak takımların, ligde birbirlerine karşı oynadıkları maçların sonuçlara bakarsak; Fenerbahçe, İstanbul Üniversitesi'ni Caferağa'da 84-64, deplasmanda 67-78 ile mağlup etti, bu sezonki Mersin Bşb.-Samsun Basket maçlarında 53-71, 89-61 ile iki maçı da kazanan Mersin oldu. Panküp Kayseri Şeker-Beşiktaş C.T. arasındaki maçlarda Akatlar'da Beşiktaş 69-64, Kayseri'de Panküp 83-66 ile gülen taraf oldu, Galatasaray ile Ceyhan şu ana kadar bir kere karşı karşıya geldi ve deplasmandaki maçı 50-70 kazandı sarı-kırmızılılar.

22 Mart 2010 Pazartesi

Teknosa Türkiye Kupası'nda Kuralar Çekildi

Bu haftasonu Bandırma'da gerçekleştirilecek 8'li finallerde ilk gün oynanacak çeyrek final maçlarının kuraları çekildi. Kupada yarışacak takımlar erkeklerde olduğu gibi sezon başında grup maçları ile belirlenmiyor, ligin ilk yarısını ilk sekiz içerisinde tamamlayan takımlar yer alıyor kupada. Eşleşmeler şöyle:

Mersin BŞB - Samsun Basketbol
Beşiktaş Cola Turka - Panküp Kayseri
Galatasaray - Ceyhan Bel.
Fenerbahçe - İstanbul Üniversitesi

Fenerbahçe ve Mersin rahat şekilde yarı finale çıkacak gibi gözüküyor şu eşleşmelerin ardından. İstanbul Üniversitesi yabancılarının omuzlarından lige oldukça iyi başlamıştı ama daha sonra yaşanan birtakım problemler ile düşüş gösterdiler. Samsun cephesinde ise işler bu sezon hiç istenildiği gibi gitmedi. Önemli maddi problemler yaşadılar, Kocaeli ve Çankaya Üniversitesi'nin varlığı ligde tutacak onları ama kupada tur geçmemeleri çok çok zor. Beşiktaş Cola Turka eşleşmesinde favori olan taraf Ayhan Avcı'lı Panküp Kayseri. Vickie Johnson hamlesi sonrası takım seviye atlattı resmen. En azından bir yarı final görecekler bence. Galatasaray kadrosu ile oldukça ağır basan taraf son eşleşmede fakat sezon boyunca gösterilen istikrarsız performans, net birşey söyletmiyor bana. Zafer Kalaycıoğlu için son şanslar artık, söylenebilecek tek şey bu.

Maçlar D-Spor'dan canlı olarak yayınlanmasının haricinde Adana'da denenen ve ufak aksaklıklar dışında geçer not alan web tv'den de yayınlanacakmış bu arada.