BIY AD

7 Eylül 2009 Pazartesi

Sevda Esenler Galatasaray'dan Ayrıldı


Uzun zamandır kadroda yer alan, Galatasaray altyapısından çıkışlı nadir oyunculardan Sevda Esenler yeni sezonun kadrosunda yer almayacakmış. 2.lige düştüğümüz Fenerbahçe maçının kadrosunda yer alan Sevda, her açıdan zorlu geçen o yılları yaşadığı gibi geçen sezon kazandığımız Eurocup kadrosunda da yer alan az sayıda oyuncudan biriydi. Geldiğimiz yerin değerini en iyi bilen oyuncu olarak düşünürüm ben hep Sevda'yı.

Şu an için hangi takımla anlaştığını net olarak bilmiyorum, fakat yeni sezonda bizimle birlikte olamayacağı kesin. Altyapıdan A takıma geçiş sürecini başaramadı bir türlü Sevda, umarım gittiği takımda yakalar bu başarıyı. Yolun açık olsun Sevda, emeklerin için teşekkürler..

6 Eylül 2009 Pazar

Kötü Başlangıç vol. 2 | | Galatasaray : 32 - Tarbes :68

Turnuvanın üçüncülük - dördüncülük maçında Tarbes takımından fark yiyerek dördüncü tamamlamışız turnuvayı. Dün olduğu gibi elimizde sadece oyuncuların aldığı dakikalar ve ürettiği sayılar mevcut.

İlk hazırlık kampında, sabah idman öğleden sonra maç trafiğinde yabancısız mücadele ediyor iken sonuçlara bakmamak lazım. Oynanan oyunu da izleyemediğimize yöre, yorumsuz bir post daha bizi bekliyor demektir. Ama herşeye rağmen yalnızca 32 sayı atabilmek can sıkıcı, Augustus'un yokluğunda sayı üretebilme sorununun başgöstereceğini tahmin etmek zor değil. Geçen sezonun son maçında Fenerbahçe'ye karşı mağlup olurken, sayı üretebilen tek yerli oyuncumuz ilk yarıda sakatlanıp çıkan Işıl Alben olmuştu. Bu sorunun devam ettiğini gösteren bir maç olması dışında diyebilecek fazla birşey yok. Süre ve sayı dağılımını verip bitirelim postu.

Tuğba: 29 dakika, 3 sayı

Nilay: 28 dakika, 3 sayı

Yasemin: 33 dakika, 13 sayı

Bahar: 31 dakika, 2 sayı

Esra: 32 dakika, 7 sayı

Yasemen: 26 dakika, 4 sayı

Gizem: 12 dakika

Dilara: 6 dakika

Eski Günler


Petra'lı, Vickie Johnson'lı Galatasaray'ı özlemeyenimiz var mı ?

Kötü Başladık | | Bourges: 59 Galatasaray: 46


Takımımız çıktığı ilk hazırlık maçında Fransa şampiyonu Bourges'e mağlup olmuş. Fransa'da liglerin 3 hafta sonra başlayacağını ve bizim de tamamen yerli oyunculardan oluşan bir kadroyla mücadele ettiğimizi düşünürsek sonuç normal. Resmi sitede fotoğraf bulamamak şaşırtıcı değil tabii malum orası daha çok futbol takımının resmi sitesi gibi çalışıyor ama Bourges takımının sitesinde de herhangi bir haber yok maç ile alakalı, yarın falan düşerse fotoğraflar ekleriz posta.

Oyuncularımızın aldığı süreler ve ürettiği sayılar ise şu şekilde oluşmuş:

Esra: 30 dakika, 8 sayı

Tuğba: 32 dakika, 11 sayı

Yasemin: 28 dakika, 7 sayı

Bahar: 32 dakika, 8 sayı

Nilay: 25 dakika, 8 sayı

Dilara: 12 dakika, 4 sayı

Yasemen: 30 dakika

Gizem: 11 dakika

Maçı izleyemediğimiz için, söyleyecek pek fazla birşey yok. Yasemen'in 30 dakika oynaması sevindirici ama skor üretememesi bir o kadar can sıkıcı. Bahar'ın aynı şekilde 32 dakika oynaması, bir umut acaba şans verilir mi dememizi sağlıyor yeni sezon için. Takımın en skorerinin Tuğba olması da ayrıca şaşırtıcı tabii.

Sadece süre ve sayılardan maç yazısı da bu kadar olur, turnuva devam ediyor bu arada yarın da maçımız var.

4 Eylül 2009 Cuma

Start Verildi | | Sarayın Sultanları Fransa'da


Galatasaray'da yeni sezon öncesi yurtdışı hazırlık kampı bugün başladı. Fransa'ya uçan Sarayın Sultanları hakkında bilgileri kısa kısa geçelim hemen.

Bu sezonun kadrosunda yer alacak olan hiçbir yabancı oyuncu bu kampa katılamıyor, tamamen yerli oyuncularla gidiliyor Fransa'ya. Sophia Young ve Jia Perkins'in durumlarını biliyoruz hepimiz, takımları WNBA'de play-off yarışı içerisindeler, takımları elendiğinde burada olacak iki oyuncu da ki onun için de vakit var biraz.

Ivana Vecerova takıma erken katılmasına rağmen, sakatlığı nedeniyle takımla beraber olamayacak bu kampta. Mihriban Oğuz, Ivana'nın üst bacak kas grubunda tespit edilen zayıflıktan ötürü İstanbul’da kalıp çalışmalarına devam edeceğini açıklamış.

Bir diğer Avrupa'lı uzunumuz Yelena Leuchanka Amerika'da çalışmalarına devam ediyormuş, bir takımla sözleşme imzalamazsa eğer play-off döneminde haftaya İstanbul'a gelecekmiş.

Işıl Alben güçlendirme çalışmalarını gerçekleştirip, koşulara başlamış. Öncelik tabii ki bacağın eski gücünü kazanmasında sakatlığın tekrarlamaması adına. Geç olsun da sağlıklı olsun, erken katılmasından çok daha önemli bu. Takımla beraber Fransa'ya gidiyor fakat orada yapılacak olan maçlarda forma giyemeyecek, amaç takımla beraber olmak.

Bunun haricinde altyapılardan gelen iki oyuncu daha bulunuyor kamp kadrosunda: Dilara Kaya ve Gizem Başaran. Beril Binoğul ve Sevda Esenler yerine kadroya dahil edilen, altyapıdan gelen iki genç isim. Bu sezon kadroda yer bulamayacak olsalar dahi A takımla kampa gitmek onlar adına önemli bir gelişme olacaktır eğer değerlendirebilirlerse.

Bu kamp döneminde Fransa ligi takımlarının bulunduğu bir de turnuvaya katılacakmışız. Fransa Liginin 3 hafta sonra başlayacağını ve bizim de henüz ilk kampımız olduğunu düşününce sonuçtan ziyade oynanan oyunu değerlendirmek gerekiyor bu kampta. Bourges, Tarbes, Basket Landes ve son olarak da Touluse takımları ile karşılaşacak burada Sarayın Sultanları.

1 haftalık kamp 11 Eylül günü sona erecek ve takım İstanbul'a dönecek.

Fransa'ya giden oyuncu kadromuzu da postun sonuna iliştirerek bitirelim.

Işıl Alben
Dilara Kaya

Gizem Başaran

Tuğba Palazoğlu

Esra Şencebe

Bahar Çağlar

Yasemen Saylar

Yasemin Horasan

Nilay Yiğit

Ivana Vecerova Sakat (Mı?)


Şu postun altını dolduracağım en kısa sürede diye not düşmüştüm, yavaş yavaş başlayalım.

Önce hafızalarımızı tazeleyelim.. 2005 yılında ülkemizde gerçekleştirilen Bayanlar Avrupa Şampiyonası'ndan sözediyor Zafer Kalaycıoğlu bu açıklamasında. Çeyrek finalde Cem Akdağ'lı Türkiye'yi, yarı finalde İspanya'yı ve finalde de Rusya'yı mağlup eden Çek Cumhuriyeti 2005 senesinde şampiyon olmayı başarmıştı bu şampiyonada. Bu maçlarda ortalama 22 dakika sahada kalıp, turnuva sonunda 5.4 sayı 4.3 ribaund 0.9 asist rakamlarını tutturmuştu Ivana Vecerova.
Şampiyon olan takımın yardımcı parçalarından biri olarak dikkat çekiyor Ivana'nın bu performansı. Buraya kadar bir problem yok, aksine bu tarz oyuncuların özellikle milli takımlardaki varlığı çok çok önemlidir. Ama bakalım yeni koçumuz Zafer Kalaycıoğlu bu transferi nasıl yorumluyor:

'' Ivana'nın gelmesi sevindirici, Avrupa'lı bir oyuncunun erken gelmesi hem bizim çalışma tempomuz için hem de onun daha erken hazırlanması açısından oldukça iyi. Kendisi Çek Milli takımının önemli bir oyuncusu, taraftarlarımız Türkiye'de yapılan ve Çek Cumhuriyeti'nin şampiyon olduğu Avrupa Şampiyonasını hatırlarlarsa orada ne kadar iyi oynadıklarını seyretmişlerdir, tv'den verilen karşılaşmalarda. Geçen sene Ros Caseres'deydi, bize faydalı olacağına inandığımız içerde oynayan uzun oyuncularımızdan bir tanesi. ''

Bu açıklamadan benim çıkarımım, Ivana Vecerova'nın Çek Milli takımının önemli bir oyuncusu olduğu ve 2005'deki başarıda büyük pay sahibi olduğu yönünde. Ama o şampiyon takımın en skorer oyuncusu Eva Vitecková'dan bahsetmemek olmaz. Türkiye maçında çok az oynamasına rağmen turnuvayı 11.5 sayı ortalaması ile tamamlayan Michaela Feranciková'yı da unutmayalım tabii. Yarı finalde İspanya maçının kahramanı olan ve 10.5 sayı 5.3 ribaund 3.1 asist ortalamaları ile turnuvayı kapatan Hana Horakova da bu takımın önemli parçalarından biriydi şüphesiz. Çeyrek finalde bize karşı double double yapan 20 sayı, 11 ribaund ile takımına tur atlatan takımın ablası Eva Nemcová da turnuvayı 11 sayı 4.1 asist ile tamamlamıştı.

Bir çırpıda sayabildiğimiz isimler bunlar 2005'in şampiyonu Çek Cumhuriyeti takımından. Vecerova'ya gelene kadar dört isim saydım, fakat yukarıdaki açıklamaya bakacak olursak eğer o takımın yıldızı Ivana Vecerova gibi duruyor. Bunu elde tutarak, ikinci açılımımıza geçelim biz malum ülke gündemindeki konu bu açılımlar.

2005 yılındaki etkileyici(?) performansına bakarak 2009 yazında transfer ettiğimiz Ivana Vecerova bu şampiyonanın ardından ülkesinin takımı Gambrinus Brno forması ile Euroleague'de mücadele ederken sakatlandı ve diz kapağını kırdı. Bu sakatlığın ardından da eski performansına ulaşması pek mümkün olmadı, diz sakatlığı önemli sakatlıklar hele ki uzun oyuncular için o ayak çabukluğunu tekrar yakalamak pek kolay olmuyor. Geçtiğimiz sezonu Ros Caseres'de geçiren ve oynadığı az sürelerde vasat performanslar gösteren Ivana Vecerova'yı kim ne zaman izledi de Galatasaray'a önerdi, bilinmez. Bu da ikinci açılımımız olsun.

2005 yazındaki performansı bir takımı şampiyon yapmaya yarayacak yardımcı rol oyuncularından beklenecek, önemli bir katkı, onu küçümsemiyorum asla yanlış anlaşılmasın aksine takdir ediyorum. Fakat bu performansın sanki turnuvanın yıldızı Ivana'ymış gibi lanse edilmesini kabullenemiyorum. Neyse röportajdan devam edelim biz, çok malzeme var orada..

Avrupa'lı bir oyuncunun takıma erken katılması hem bizim için hem oyuncu için önemli diyor Zafer Kalaycıoğlu, doğur bir tesğit şüphesiz. Fakat bunun uygulamasında bir takım sorunlar ortaya çıktı. Takıma diğer yabancılardan erken katılan Ivana takımın Avrupa kampına katılamayacak ne yazık ki. Çünkü kendisinin bir diz rahatsızlığı bulunuyormuş ve İstanbul'da doktor gözetiminde çalışacakmış. Üstelik daha beş gün önce resmi sitemizde şöyle bir açıklama yer almıştı. Sağlık kontrolünden geçen Ivana diz sakatlığı sebebiyle hazırlık kampına katılamıyor ve dolayısıyla İstanbul'a erken gelmesinin takıma uyum açısından da bir anlamı kalmıyor. Bunu açıklamak mümkün değil. Oyuncunun iyi olup olmaması ya da takıma yararlı olup olmayacağını tartışabiliriz uzun uzadıya ama şu haberi girdikten sonra o oyuncuyu sağlık problemleri nedeniyle kampa götüremiyorsak söylenecek söz de kalmıyor bu yapılanlar karşısında. Herşeyi bir yana bırakalım, peki bu diz sakatlığı haberine şaşıranınız var mı bu yazıyı okuduktan sonra?

Üç sezon önce diz kapağı kırılmışken diz testi yaptırmadan kim giydirdi o formayı Ivana'ya? Takıma katıldıktan sonra bir antreman dahi yapmadan doktorlara koşan bu oyuncuyu kim izledi, kim önerdi, kim sözleşme imzaladı, kim.. Cevapsız sorulara eklenen bir halka daha.. Cevabı çok belli de, yazınca biz kötü oluyoruz, başkaları Galatasaray sevdalısı.

Devam edecek..

3 Eylül 2009 Perşembe

Panküp Kayseri Şekerspor


Geçen sezon bittiğinden bu yana Panküp TED Kayseri Koleji'nin lige devam edip etmeyeceği soru işareti idi. Geçtiğimiz ayın ortasında yapılan kongre ile geçici bir yönetim kurulu oluşturularak Şeker Fabrikasına devredildi Kayseri temsilcisi ve yola devam etme kararı aldılar. Fakat bir takım değişiklikler de olucak tabii bu devirden sonra. Öncelikle kulübün adı yeni sezonda Panküp Kayseri Şekerspor olarak değiştirilecek. Adı ile birlikte takımın renkleri de değişiyor bu sezon, yeni formaları çıktığında ayrıca ekleriz buraya.

Bu sezonda da yola Ayhan Avcı ile devam ediyor Kayseri temsilcisi. Geçen sezonki kadroda kiralık olarak yer alan Kübra Siyahdemir yine kiralık olarak Tarsus'a geçerken, guard Nilay Yiğit de yakinen bildiğimiz gibi Galatasaray'a geldi. Bunun haricinde geçen yılın kadrosunda yer alan genç oyuncular Burcu Taşbaş, Esra Ural, Aysun Yararbaş, İrem Tulgar ve Merve Özsuveren ile de sözleşme yenilendi. Geçen yıl bu isimlere az da olsa süreler vermeye başlayan Ayhan Avcı bu sezonda daha fazla yararlanacaktır bu isimlerde. 90-91 jenerasyonundan gelen bu oyunculardan özellikle Burcu Taşbaş ve Esra Ural'dan çıkış bekliyorum bu sezon. Ayrıca Fenerbahçe altyapısında iken adından söz ettiren Aysun Yararbaş için de önemli bir yıl olabilir bu sezon kendini gösterebilmek adına.

Genç oyunculara yapılan bu yatırımın yanı sıra başka imzalar da var Kayseri takımında. Geçen sezonu Samsun Basket'te geçiren Nihan Anaz iyi performansı sonrasında Milli takıma çağrılmıştı Avrupa Şampiyonası için. Fakat hazırlık maçında çenesinden sakatlandığı için kadrodan çıkartılmış ve yerine Yasemen Saylar dahil edilmişti kadroya. Türkiye ligi için önemli bir isim Nihan Anaz, tecrübesi ile de çok şey katacaktır Kayseri takımına. Altyapı Mı Üstyapı Mı başlıklı yazıda bahsettiğim sorunlardan müzdarip biri olarak Amerika'ya giden ve eğitimle basketbolu bir arada yürüten sporculardan biriydi Nihan Anaz. Uluslararası Yöneticilik bölümünü bitirdikten sonra da Türkiye'ye dönmüştü, bu dönemde kendi konferasında MVP ödülü kazanmış bir sporcuydu ayrıca. Fakat ligimize döndükten sonra 18 ay içinde 2 kez çapraz bağlarını kopardı ki br basketbolcu için en kötü sakatlıklardan biridir bu. Bu dönemde bir takım ameliyatlar geçirdi Nihan Anaz, geçtiğimiz sezon ise bu sakatlıkları atlattığını gösteren bir performans izledik. Eğer sakatlığı bir sorun çıkarmazsa kesinlikle önemli bir transfer Kayseri adına.

Eski bir Kayseri'li olan Hülya Özkan da yeni sezonda Kayseri forması giyecek isimlerden biri. Tıpkı Nihan Anaz gibi tecrübeli bir oyuncu o da, 29 yaşında. Hücumda aklı fikri şutta olan bir oyuncu olarak hafızamda yer alır Hülya Özkan ama savunmada da ligimizdeki yerli oyuncuların çok üzerindedir konsantrasyonu. Ayrıca tıpkı Bahar Çağlar gibi solak bir oyuncudur Hülya da, bu da onu farklı kılan özelliklerden biri.

Genç oyunculara önem veren bir yapıdan bahsetmiştik yazımızın başında, bu sezon bu gençlere eklenen bir isim daha var: Pınar Demirok. 1991 doğumlu Boşnak asıllı oyuncu Bayrampaşa Sancak takımından Kayseri'ye transfer oldu. Bu yaz düzenlenen Gençler Şampiyonası'nda milli takımda yer alan 5.8 sayı, 6.8 ribaund ortalamaları ile oynamış. Oyuncu hakkında pek bilgim olmadığı için istatistiklerini verebiliyorum sadece, yetenekli bir forvet olduğu söyleniyor izleyerek karar vereceğiz nasıl bir oyuncu olduğuna, ismini not ettik bir köşeye. Son yerli transferi ise yine 91 jenerasyonundan Nazlı Bircan Gökdemir. Mersin altyapısından çıkma bir oyuncu Nazlı, referansı sağlam şekilde geliyor yani, onu da takip etmek gerekecek bu sezon içinde.

Yerli kadrosu bu şekilde oluşmuş durumda Kayseri'nn, yabancılar nasıl olucak onu beklemek lazım şimdi. Yabancı oyuncuların gelmesiyle birlikte tablo daha da netleşecektir onlar adına.

Son olarak biz coach Ayhan Avcı'ya kulak verelim. Coach yeni ismiyle Panküp Kayseri Şekerspor'daki bu sezonki hedefini ligde ilk 6 içinde yer almak, play-off ve Türkiye Kupası'na katılmak olarak belirlemiş. Gelecek sezon için ise ligde ilk üçe girip, Avrupa Kupaları'nda çeyrek final hedefi koymuş takımına. Üçüncü sezonunda ise bugün takımı kazandırdığı genç oyuncuları takımın ana parçalarından biri haline getirip yanlarına eklediği yabancı oyuncular ile ligde ve kupada şampiyonluğu hedefleyip, Avrupa'da da gidebildikleri yere kadar gitmeyi planlıyor Ayhan Avcı. Kağıt üstünde gayet güzel gözüküyor plan, bakalım uygulaması nasıl olacak?

1 Eylül 2009 Salı

Avrupa'daki Rakipler | UMMC Ekaterinburg


Avrupa'daki rakiplerimiz ile alakalı yazı dizisine Ekaterinburg ile başlıyoruz.

Bayan basketbolunda Rus takımlarının bütçelerini ve Avrupa'lı oyuncuları devşirme yöntemiyle kupalarda rahatlıkla oynatabildiklerini hepimiz biliyoruz artık. Dolayısıyla bu alanda onlarla başetmek şu an geçerli olan kurallar çerçevesinde pek mümkün gözükmüyor. Bu başarılı Rus takımlarından biri de UMMC Ekaterinburg. Son 10 yıldır düzenli olarak Euroleague organizasyonuna katılan, 2003 sezonunda şampiyonluğu kazanan ve son iki yıldır da Final Four'a kalıp, iki kez üstüste üçüncü olmayı başaran bir takım Ekaterinburg. Bu iki sezonda da onları eleyen diğer bir Rus takımı Spartak Moskova'dan intikamlarını ise bu sezon ligde almayı başardılar ve final serisini 2-1 kazanarak şampiyon oldular. Avrupa'da WNBA'den en fazla oyuncuyu bünyesinde barındıran Rus liginde Spartak ile büyük bir çekişme halindeler, şampiyon ünvanıyla geliyorlar bu sene Euroleague'e.

1. torbadan grubumuza gelen üst seviye takımlardan Ekaterinburg'un grubu domine etmesi bekleniyor haliyle. Geçen iki sezonda Euroleague'de oynadıkları 16'şar karşılaşmada 14-2 galibiyet sayısına sahip bir takımdan bahsediyoruz ki bunların ikisinin yarı final karşılaşmasında şampiyon Spartak'a karşı olduğunu da eklediğimizde daha net bir tablo oluşacaktır kafamızda. Geçen sezon alınan ikinci mağlubiyetin Ros Caseres deplasmanında olması da, İspanyol rakibimiz hakkında bir ipucu verecektir bizlere. Neyse onu daha sonraya bırakalım ve Ekaterinburg'dan devam edelim biz.

Bu sezondaki yeni transferlerimizden Yelena Leuchanka geçen sezonu Ekaterinburg takımında geçirdi. Burada Maria Stepanova ve Fransız pivot Gruda'nın gölgesinde kalması sebebiyle bu sezon bizi tercih etmiş olsa da Euroleague'de forma giydiği maçlarda 13 dakika, 5.3 sayı, 4.8 ribaund, 1 asist ortalamalarını tutturmayı başarmış olması Ekaterinburg'un kadro genişliği ve bunu ne kadar verimli kullandığı konusunda iyi bir örnek olarak duruyor karşımızda. Bu iki iyi uzunun arkasında beklemekten sıkılmış olacak ki bu sezon bizi tercih etti.


Kadrosunda WNBA'den pek çok oyuncuyu bulunduruyor Rus temsilcisi. Bunlardan en iyi tanıdığımız isim Cappie Pondexter. Fenerbahçe'nin yakaladığı çıkışın ana karakteri olan Pondexter'ın Rusya'da da bu performansa devam ettiğini gördük geçen sezon. Takımın en uzun süre sahada kalan oyuncusu oldu geçen sezonki ortalamalara bakarak konuşacak olursak eğer. Agniezska Bibrzycka gibi oyun zekası çok yüksek, gördüğü her boşluktan sayıyı yapabilecek bir oyuncuya sahipler. Boyalı bölgede Maria Stepanova ve Gruda gibi üst düzey iki uzuna sahipler. Bunlar takımda öne çıkan isimler fakat Ekaterinburg'un kadrosu o kadar alternatifli ve iyi oyunculardan oluşuyor ki kimi yazmazsam haksızlık olacak gibi geliyor. Deanna Nolan, Asjha Jones, Penny Taylor gibi de uluslararası alanda isim sahibi pek çok önemli oyuncu var kadrolarında.

Son olarak geçen sezon çeyrek finalde Fenerbahçe karşısında izledik Ekaterinburg'u. Ev sahibi avantajını elinde bulundurarak seriye başlayan Rus takımı evinde farklı kazanırken, Caferağa'da da zorlanmasına rağmen ikinci yarıda sadece 24 sayı yemeyi başararak 70-68 kazanarak turu geçen taraf olmuşlardı. Ve Fenerbahçe'ye bir kez daha final four kapısını kapatmışlardı.

Bu sezona bakacak olursak eğer grubun Ekaterinburg dominasyonunda geçeceğini söylemek yanlış olmaz şu anki tabloda. Fakat değişen statüde her maçın, her sayının çok önemli olduğunu düşünürsek hem buradaki hem Rusya'daki maç çok önemli olacak bizim için ve bu kupadaki geleceğimiz için. Ekaterinburg portresini çok da geniş tutmak istemiyorum açıkçası zira bu alandaki başarıları, bütçesi, hedefleri ortada olan bir takım. Şu an için onlarla oynamak büyük bir tecrübe olacaktır takım adına özellikle yerli oyuncularımız için.

Galatasaray & Euroleague


Euroleague'e son olarak 1999 yılında katılan ve üçüncü olarak iyi bir derece elde eden Galatasaray takımı o tarihten bu yana Euroleague'e katılamıyordu. Geçen sezon kurulan iddialı ve dikkat çekici kadro sonrası wildcard ile Euroleague'e davet edilsek de Eurocup'da mücadele etmek için geri çevrilmişti bu teklif. Bugün geldiğimiz noktada ise bu teklifi geri çevirmenin ne kadar isabetli bir tercih olduğunu görüyoruz. Euroleague'e 9 yıldır katılamayan bir takım olarak katılmaktansa Eurocup şampiyonu olmuş, kadrodaki oyuncular Avrupa tecrübesi kazanmış bir Galatasaray olarak katılmak arasında büyük farklar var.

Uzun süredir bu yarışta olamadığımız için bu sezon 5. torbadan katıldık kuralara ve dolayısıyla zorlu rakiplerle eşleştik. 2000'li yılların başından beri istikrarlı şekilde Euroleague'de mücadele eden Fenerbahçe'nin 2. torbada kendine yer bulabildiğini düşündüğümüzde burada rakiplerin Eurocup'daki takımların fersah fersah önünde oldukları gerçeği çıkıyor karşımıza. Bunun için öncelikle realist bir hedef koymak gerekiyor kendimize zira 5. torbadan gelip de grubu sürklase etme şansınız yok ne yazık ki. Bu tarz beklentiler okuyorum bazı yerlerde, büyük hayalkırıklığı olur diyerek nacizane uyarımı yapayım. Peki senin beklentin nedir diye soracak olursanız da benim beklentim, iki takımı altımıza alarak dördüncü olarak da olsa gruptan çıkmayı başarabilmek ilk aşamada. İlk sezon için beklentim budur, olur da bunun üstüne koyabilirsek eğer o da üstüne kreması olur. Ki değişen sistemde bunu yapma olasılığımız eskiye nazaran daha yükseldi.

Bu sezon Euroleague'de bir takım değişiklikler var yukarıda söylediğim gibi, biraz da onlardan bahsedeyim kafalarda soru işaretleri kalmasın. Şu anda 24 takım var, dört grupta. Biz de A grubunda yer alıyoruz. Bu 24 takım grup maçları sonunda, 16'a inecek yani ilk dört takım gruptan çıkarken son iki takım kupaya elveda diyecek. Geçtiğimiz yıllarda son 16'a kalındıktan sonra çapraz eşleşme yoluyla belirleniyordu rakipler, bu sezon ise geçen yıldan alışık olduğumuz Eurocup sistemine geçilmiş durumda. Bu 16 takım gruplarda aldıkları derecelere göre, 1'den 16'a kadar sıralanıyor ve 1-16, 2-15 şeklinde eşleşmeler gerçekleşiyor. Yani grupta alınan her galibiyet kadar, bu galibiyeti nasıl aldığınızın da büyük önemi var artık. Gruplardan sonra gerçekleştirilecek sıralama buna göre belirlenecek, geçen yıl Eurocup gruplar aşamasında 2. olmayı başaran takımımızın da bu konuda tecrübe sahibi olduğunu söyleyebiliriz.


Grubumuzdaki takımlar ve bu sezon öncesi durumları ile alakalı genel bir yazı yazmayı planlıyorum bu yakınlarda..Grubumuzda yer alan takımları bir kez daha hatırlatarak bitirelim bu postu..

Burcu Erbaş Kocaeli'de

Kocaeli'nde olup bitenleri yazmıştık şurada. 4 yabancı oyuncunun sözleşmelerini feshettikten sonra yeni arayışlara yönelen Kocaeli yönetimi çareyi Türk oyuncularda bulmuş. Geçen seneki kadrodan pivot Meriç Banu Yenal ile yeniden sözleşme imzalanmış. Ayrıca geçen sezonu Tarsus'da geçiren Fenerbahçe altyapısından çıkma Burcu Erbaş da yeni sezonda Kocaeli temsilcisinde forma giyecekmiş. Tarsus'da istediği süreleri alamamıştı, yeni takımında bu süreleri artacaktır umarım iyi değerlendirir bunları Burcu.

Bu iki oyuncunun daha önce herhangi bir dergiye bikinili poz vermemiş olmaları transferlerinin ana şartı olmuş tabii ki, böylesine bir spor kültürüne sahip insanlar yönetiyor bu ülkenin takımlarını.