BIY AD

23 Şubat 2011 Çarşamba

F.Bahçe: 78 - Spartak Moskova: 86 || Çeyrek Final Laneti

Yakın geçmiş dönemde iki takım arasında oynanan son 10 karşılaşmada alınan 9 F.Bahçe mağlubiyetinin acısını çıkarırcasına maça mükemmel bir başlangıç yaptı sarı lacivertliler. Nevriye - Matovic ikilisinin boyalı bölgedeki üstünlüğü, Birsel ve Esmeral'in alışılageldik kusursuza yakın oyunu Angel'ın kötü bir gün geçirmesini törpüleyerek 15. dakika skorunu 37-20, devreyi de 47-31 olarak belirledi. Prince'ın içine girilerek yapılan baskılı savunmayla ritm bulmasının engellenmesi, Mc-Williams'ın fiziksel savunma noksanlığının üzerinden yapılan hücumlar, Spartak 31 sayı üretirken Nevriye - Matovic ikilisinin çok yüksek yüzdeyle tam 30 sayı yazması ve Vieru'nun henüz bu seviyede yaşadığı hamlık devrede farkı yaratan noktalardı. 47-31, bu seviyede çok ciddi bir fark. Üstelik sadece 20 dakikada. Ayrıca maçın başında geciken Pokey Chatman molası da devrenin notları arasında.

İkinci yarı başladığında ise tüm senaryo terse döndü adeta. İlk devrede ritm bulamayan Prince ve Sue Bird ikilisi şut kaçırmadan arka arkaya 10 sayı üretirken Esmeral'in üçlüğü sadece kısa bir an nefeslendirebildi takımı. Arkadan Mc-Williams - Osipova - Quinn üçlüsü de yumrukları sıralamaya başladığında koç Ratgeber'in halen mola almamış olması çok şaşırtıcıydı gerçekten. Skor 57-53'e geldiğinde mola aldı koç. Bu maç başındaki geciken Poket Chatman molasından daha geç alınmış ve her açıdan daha ölümcül bir hataydı. Nevriye - Matovic ikilisinin yürüyecek halinin kalmadığı periyotta tam 28 sayı yedi F.Bahçe. Rakamın daha vurucu olması açısından devrede yenen 31 sayıyı hatırlatmak lazım. İki uzun dinlendirilemediği için iki yönde de oyundan düştü, Angel zaten çok kötü günündeydi ki bu da tesadüf değil kesinlikle koçun onu tercih ettiği noktayla alakalı bana kalırsa. Tempo yapan, oyunu hızlandıran bir Spartak Moskova vardı 2.yarıda parkede. Ligde alınan G.Saray mağlubiyetinde de benzer düşüncelere sahip bir takım vardı sahada, hatırlatayım. Bu takımın panzehiri bu olarak gözüküyor, özellikle 2. yarılarda. Dar kullanılan rotasyonun dili dışarıya çıkmaya başladığında. Tüm bunların üstüne bir de takımın tek şutörü Jekabsone, bu sisteme bir türlü dahil edilemeyince kaçınılmaz son bir kez daha gerçekleşti. Ve ikinci yarıda tam 55 sayı üreten Spartak Moskova, 18-18 serbest atış isabetiyle iki takım arasında oynanan 11. karşılaşmadan 10. galibiyetiyle ayrılarak Moskova'daki 2. maç öncesi önemli bir avantajı cebine koydu.

Yaşanan sorunlara rağmen takımın geldiği noktada en büyük pay sahibi olan koç Ratgeber'in bugünkü mağlubiyette çok ciddi bir payı var. Hem oyunu okuyamama hem de yanlış hamleler anlamında. Hiçbir zaman koçları teknik anlamda eleştirebilecek yeterlilikte görmedim kendimi, sadece yansıyanları kendi penceremden dillendirmeye çalışıyorum, altını çizmekte fayda var. Bugünkü çok temiz hatalar ise doğrudan sonucu belirledi. En basitinden son periyotta rüzgar dinip skor dengeye gelmek üzereyken mola dönüşü gelen tam saha baskı tercihi herşeyi bitirdi. Sue Bird ve Prince'ın yer aldığı beş bu baskıyı kolayca geçip cezayı kesti hemen. Sutton Brown'un yalnızca 2 dakika sahada kalması bir diğer hata mesela. Oynatılmayacaksa eğer hiç alınmasaydı keşke. Aralarında halef-selef durumu bulunan iki koç arasında Ratgeber'in koca bir adım önde olduğunu ve bunun ciddi bir avantaj getireceğini yazmıştım maçtan önce. Tam tersi gerçekleşti ve Chatman'ın takımı 2.yarıda tam 55 sayı üreterek Ratgeber karşısında 1-0 öne geçmeyi başardı.

Serinin ikinci maçı Cuma günü Rusya'da oynanacak. Ev sahibi avantajını lehine çeviren Spartak Moskova'nın zor bir deplasman olduğu gerçeği ortada. Eski yenilmez takım olmadıklarını da bugün ilk 20 dakikada gördük. Bu ruh halinden bir an önce kurtulup o maça hazırlanmak gerekiyor. O gün kazanmak için sadece doğru basketbol ya da doğru coaching yetmeyecektir. Yürek koymak, karakteri parkeye yansıtmak gerekiyor ki iki yıldızını kaybetmiş olsa da bu takım bunu yapabileceğini gösterdi. Çok değil, bugünkü maçın ilk 20 dakikasında bile. Umutlar kırılmış olsa da bitmiş değil. Seriyi yeniden Caferağa'ya döndürebilmek mümkün. Kısa bir ara, Cuma'ya her anlamda kader maçı.

17 yorum:

f ı R a t dedi ki...

Ratgeber bana göre resmen maçı satmıştır. 4.çeyrek yürümeye mecali kalmayan Nevriyeyi nasıl değiştirmezsin ya. Üstelik kenarda hiç oyuna girmemiş 2 tane daha oyuncun var. Bu cahil basketbol bilgimle ben bunu görüyorumda sen nasıl görmezsin. Resmen sattın maçı Ratgeber

Adsız dedi ki...

"Söylenecek çok bir şey yok. Biz Diana'yı gözümüzde çok büyütmüşüz demek ki, bir yıldızın söndüğü gündür benim bir gözümde. Olayın Fenerbahçe ile bir alakası yoktur, oyuncular yolcu bu büyük camialar direk olarak handır. Diana gider, Angel gelir. Ama illa biz Diana'nın arkasında durmak istiyoruz, zafere giden her yol mubahtır diyerek, destekleyenler kendi ahlak seviyelerini ortaya koyacaklardır. Onlara da söyleyecek fazla bir şey yok." laflarını söyleyen biri niye hala küçük de olsa bir özür dilemiyor.özür dilemek çok mu zor bir şey? yoksa ortaya çıkan bu durum hoşunuza mı gidiyor?ben sayın arastan bir özür bekliyorum.bu yorumumu da yayınlamanızı.

Aras dedi ki...

Babacım ben niye özür diliyorum? Cidden bu baskı bıktırdı beni, Galatasaray elenir sorumlusu ben, Fenerbahçe mağlubiyet alır sorumlusu ben.

Ekaterinburg'u, Galatasaray'ı yenerken Diana neredeydi, bugün 16 sayı öndeyken Penny ile beraber Diana mı sahadaydı? Vajda'dan neden vazgeçtik, Tammy oynayamayacaksa neden geldi, Şaziye ve Nevlin nasıl 0 dakika oynayacak hale gerilediler, her gün Diana-Penny dönsün derken Angel'ın özgüveni sarsıldı mı bunlara cevap bulunmalı önce. Ortaya çıkan durumun sebebi bunlar, benim burada bir şey yazıp yazmamam değil.

Ayrıca, Diana'nın testinin negatif çıktığına dair ne belge var ki ben özür dileyecekmişim? "Sorumlu olan arkadaşımız dökümanda yer alan 'ya da' ifadesini gözden kaçırıp alt eşiği dikkate almış." Bu ne demektir? Alt eşik, üst eşik Diana'nın vücudunda bu madde var mı? Hani kullanmamıştı, hani bunlar Amerika'da serbestti? Ben olan bitenin Fenerbahçe'yle bir alakası olduğunu hala düşünmüyorum ama siz Diana üzerinden ilerlemek istiyorsunuz gibi gözüküyor. O zaman diyeyim size dünyanın en iyisine, WNBA'in bir numaralı yüzüne, Amerika'nın olimpiyat oyunlarındaki en büyük kozuna Türkiye gibi bir 3. dünya ülkesi ceza veremezdi. Ve veremedi. Ben böyle düşünüyorum, fikrimi öğrendiğiniz herkes rahatlamıştır artık.

Benim burada hobi olarak yaptığım uğraşa değişik manalar yükleyip, beni zor durumda bırakıyorsunuz. Kendi inanmadığım şeyi burada yazmam, burası haber sitesi değil. Buranın yazarken öğrendiklerimden başka kimseye bir şey kattığı veya benim zamanım haricinde kimseden bir şey götürdüğü yok.

Euroleague serüvenimiz boyunca bana yakıştırılan şeyler, üzerimde yaratılan baskı dolayısıyla Galatasaraylı kardeşlerime, bugün onlara olan saygımızdan dolayı Fenerbahçe'ye yazık oldu temalı bir yazı yazarken hala itham edildiğimiz şeylerden dolayı Fenerbahçeli dostlarımıza çok teşekkür ederim, tüm hevesimi kırıp, beni yazmaktan çekinir hale getirdiğiniz için. Sarayın Sultanları Blogu'nda bir şey yazmazsa Türk sporu adına ilerleme olacak demek ki. Üstümüze düşen neyse biz de onu yaparız. Sağ olun.

murat dedi ki...

İddialar, iddialar, iddialar bu gün Fenerbahçe 20 sayı ile kazanmış olsa bir şeylere bir takım kimselere rağmen kazanıldı olacakken kaybedince bir şeyler ve birileri yüzünden oluyor. Diana olayının büyük boşlukları vardır, bunları Fenerbahçe'de bilmektedir.

Fenerbahçeli'nin durumu bu akşam ki durumu ekrandaki 'sözde' duayenden farksızdır. İlk yarı aman bırakın Natalia Vieru oyunda kalsın daha iyi. Maç gidine ''O genç kızı bile hazırlamışlar, oyuncu dinlendirmek için öıkardılar oynattılar.''

Fenerli1978 dedi ki...

Sevgili Aras kardeş,

Maalesef böyle bir toplumda yaşıyoruz. Bazı kişiler hem sizden hem bizden bu rada yapılanların tamamıyla kendi çabaları ile hayatından vakit ayırarak sadece gönül işi yaptığının farkında değiller. Buraya 1 yazı yazmak insanın min yarım saatini alıyor. Hele o yazıyı yazabilmek için maça gitmek maçı izlemek gittikleriniz geldiklerinizi katınca bu süreçler katlanarak çoğalıyor.

Bizim toplumumuzda ya bizdensin eğer bizim gibi düşünmüyorsan sen onlardansın oluyor. Bu sadece sporda değil siyasette de böyle. Daha geçen gün bir arkadaşımla mevcut davalar hakkında onunla aynı düşünmemem dolayısıyla akp li olarak etiketlendim.

Sen taraf olsanda burada yorum yaparken ortada olman ve her iki tarafında hoşuna gitmiyor. O diyorki sen gs düşmanısın öbürü diyorki zaten o gs li o yüzden böyle yazıyor.

Yani özet olarak yapılacak 2 şey var. ya şimdi yaptığın gibi yazdıklarına ara vereceksin. Yada yorumlara kulaklarını kapatıp devam edeceksin.

Ama söylediğim 2.madde insan doğasına aykırı maalesef yapamıyor.

Selamlar,
Fenerli1978 (Zafer)

Sıradan Biri dedi ki...

Diana doping yapmadı, bu artık açık. Ancak burada yaptığınız işin özürlük bir durumu yok. Çok ta güzel yapıyorsunuz. Ayrıca bir taraftarsınız, tarafsız olmaya ihtiyacınız. Yine bir taraftarın yorumuna böyle karşılık da vermeye gerek yok. Üstte yazdıklarım, bir taraftar olarak dışarıda kalmayı başaramamla ilgili. Ama asıl söyleyeceğim şey şu. Molaya gerek yok, illa vericeksen de, kısa bir mola olmasını isterim. Sevgiler Aras.

Adsız dedi ki...

"Taurasi ve diğer 3 sporcu doping yapmıştır, ama abd'nin baskılarına dayanamayıp milyonlarca dolarlık yatırım olan doping merkezini kapatmayı bile göze alarak üçkağıt ile dopingsiz çıkartılmıştır" mı demek istiyorsunuz ben mi yanlış anladım? İkincisi olsun lütfen.

Maçanın Papazı dedi ki...

O GS lı dostlar zeytinyağı gibi üste çıkmaya başlamışlar yavaş yavaş ee haklısınız dostlar böyle ali cengiz oyunları oynanırken böylesine seszilik sizide cesaretlendiriyor sanırım ,GS bu sene herhangi birşey kazanırsa bu şaibelidir bunuda söylim .

sinan dedi ki...

@Aras
yazdığınız yorum çok güzel olmuş. Birilerine güzel yanıt olmuş yazılarınızı ve yorumlarınızı eksik etmeyin zamanınız boşa gitmiyor emin olun.

sinan dedi ki...

@maçanın papazı
haddini aşıyorsunuz bence şaibe sizin başkanınıza yakışır. çıkıp orayı burayı tehdit eden mafyavari hesap sorarım diyen kişilere yakışır.
Galatasaray camiasında böyle şeyler olmaz. Olsaydı emin ol bu kadar üst süte şampiyonluk göremezdiniz. Bizde bayan basketbol olarak müacadele ediyoruz ve şampiyonluk istiyoruz buna pislik atma.
artık korkuyorsunuz Galatasaray'dan bu çok belli. Ama korkunun ecele faydası olmadığınıda bilmeniz gerekir.

fbblue dedi ki...

-1)23 Aralık 2010 Perşembe
Taurasi'de Doping İddiası

2)24 Aralık 2010 Cuma
Burada Taurasi Yok

3)06 Ocak 2011 Perşembe
Diana Taurasi Yasaklı Madde Kullandı

bu haberleri yazan aras'tan hiç değilse bir bilgilendirme beklerdim.nasıl ki o zaman bizi bilgilendirdiyse şimdi de bilgilendirsin.biz ne olduğunu tabii ki biliyoruz,o yüzden yazmadım bahane değil.çünkü o zaman da biliyorduk nasıl haberler olduğunu.ona rağmen bu blokta 3 başlıkta bundan bahsettiniz...

Da Vinci dedi ki...

@Aras

"Sorumlu olan arkadaşımız dökümanda yer alan 'ya da' ifadesini gözden kaçırıp alt eşiği dikkate almış." gibi bir şey demişsin. Bu nerden çıktı? Ben böyle bir açıklama görmedim. Kaldı ki "modafinil" maddesinde "cathine"deki gibi alt sınır gibi bir kavram yok. Yani miktarı ne kadar az olursa olsun "modafinil" varsa doping olarak değerlendiriliyor diye biliyorum. Yanlış biliyorsan düzeltirsen sevinirim. WADA yasaklı madde dokümanında benim gördüğüm buydu. Senin elinde başka bir kaynak varsa veya bu konuda bildiğin başka şeyler varsa paylaşırsan sevinirim.

dejavu dedi ki...

Prof.Dr. Uğur Erdener'in konuyla alakalalı açıklamaları şeklinde aratırsan google'da, görebilirsin hocam. Ya da Salsabasket'teki konuyla alakalı son habere ulaşırsan orada da yazdım. Rektörün kendi ağzından, NTVSPOR'da yaptığı açıklamaydı o.

Sevgiler,
Çağlar..

cemerman dedi ki...

Dünyada ne kadar boş adam var yahu. Taurasi'nin testlerini Aras mı inceledi , cezayı o mu verdi, sözleşmeyi o mu feshetti. Doping sonucu hatalı diye bir açıklama yapıldı , bir daha ne federasyondan ne hacettepeden ne de kulupten açıklama var. Onların diyemediğini amatör olarak bu sporla ilgilenen bir adamdan mı bekliyorsunuz. Gidin maşanız olan fed. başkanından sorun soracaklarınızı.

Ülkede bir elin parmaklarını geçmeyecek adamın zaman ayırdığı , sevdiği bir spor için gerçekten çabalayan bir adama bu yaptığınız koskoca bir ayıp. gidin fanatizm kokan pisliklerinizi başka yerde kusun. Ha bir tarafsızlık arıyorsanız da yukarıda sitenin bannerı var , bi ona bakın sonra bekleyin objektiflik. kimse kimseyi buraya zorla sokmuyor,yeter.

Da Vinci dedi ki...

@Çağlar

Uğur Erdener'in açıklamasını okudum ama "Sorumlu olan arkadaşımız dökümanda yer alan 'ya da' ifadesini gözden kaçırıp alt eşiği dikkate almış." gibi bir bölüm göremedim. Birkaç farklı siteye baktım ve hiçbirin böyle bir şey yazmıyor.

dejavu dedi ki...

'İnceleme sonunda da analizin doğru olduğu, ancak analiz sonucunun teknik değerlendirmesinde bir insan hatası olduğu kanaatine varılmıştır. Bu numuneler başka bir laboratuvara gitseydi de matematiksel değeri aynı çıkacaktı. Sorumlu olan arkadaşımız dökümanda yer alan 'ya da' ifadesini gözden kaçırıp alt eşiği dikkate almış.'

Şeklindeydi tam olarak. Bizzat Uğur Erdener'in ağzından, canlı yayında söylenenlerdi bunlar..

Çağlar..

Da Vinci dedi ki...

@Çağlar

Yiğiter Uluğ'un Salsabasket'teki yazısından bir bölüm:

[[Bu kısa zaman diliminde Taurasi’nin avukatı Howard Jacobs ile bu dava için özel olarak tuttuğu ünlü anti-doping uzmanı Lauren Vivier, Ankara’ya geldiler, Hacettepe yetkilileriyle beraber B numunesini tekrar incelediler, sonra da teşekkür edip gittiler. Ardından, Jacobs WADA’ya bir itiraz dosyası gönderdi, içine Vivier’in “Modafinil analizinde numunede üç noktadan ölçüm yapmak gerekiyor. Oysa Hacettepe, bu ölçümü tek noktadan yapmış ve elde ettikleri veri ile rapor sonucu uyuşmuyor” görüşünü de koydu.

Sonrası malum… WADA, Hacettepe’ye “Raporunuzu geri çekin” dedi, onlar da çekti. Türkiye’nin en saygın bilim ve spor adamlarından Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener, 21 Şubat günü ne yazık ki hiçbir şeyi açıklayamayan açıklamalar yaptı ve hatayı kabul etti. Bu arada Hacettepe cephesinden “A ve B numunelerinde varılan sonuçlar doğru. Ancak prosedürde hata yaptığımız için raporları çekmek zorunda kaldık” cümleleri de duyuldu.]]