BIY AD

4 Mayıs 2010 Salı

Haydi Sarayın Sultanları

Bir yazıya başlarken en zorlandığımız yeri bu giriş paragrafıdır ya. Bu sefer dökülüyor kendiliğinden, çünkü bu sefer bir analiz değil taraftar mektubu olacak. Geçen sene Eurocup yarı finalinde Dinamo Kursk deplasmanından 61-47 mağlup döndükten sonra tura, Taranto'dan 12 sayı fark yedikten sonra kupayı İstanbul'da kaldıracağımıza inandığımız gibi...

Sarayın Sultanları'ndan istediğimiz, çok özlediğimiz lig şampiyonluğu sadece. İmkansızı, yapılamayacağı istemiyoruz. Gücümüzün, yapabileceğimizin farkındayız, takımı yakından takip eden insanlar olarak. Kursk'a 15 sayı fark atarsınız dedik; 23 sayı attınız. Taranto'ya İstanbul'da "+13" dedik; 19 sayı ile Galatasaray tarihine bir Avrupa Kupası daha armağan ettiniz. Şimdi sizlerden 3 maç istiyoruz sadece, insanı sinir krizine sokan fark hesaplarından uzak, ister bir sayıyla ister 20 farkla nasıl kazanıyorsanız, 3 galibiyet istiyoruz. Evet, en çok eleştirenler belki bizleriz ama tüm yanlışlara rağmen Yenilmez Armada'nın mirasçısı Sarayın Sultanları, Galatasaray'ı tekrar layık olduğu yere taşıyor yavaş yavaş. Geçtiğimiz sezonun başında Cumhurbaşkanlığı Kupası, bu sene Türkiye Kupası.. Şimdi sıra lig şampiyonluğunda. İşin sırrı '1+2'; Caferağa'da bir, içeride 2 galibiyet ile özlenen şampiyonluk 3 adım uzağımızda.

Her derbiden önce yazdığımız bir klişe var, "derbinin tekniği-taktiği olmaz çıkın kazanın" diye. En büyük hatayı da belki burada yapıyoruz, evet taraftar gibi savaşacaksınız ama sisteminize sadık kalarak. Şampiyon olmayı taraftar gibi isteyeceksiniz ama hırsınıza yenik düşmeden disiplinden kopmadan. Hırsımız, bize maçın en kritik anında teknik faul olarak veya maçı alıp götürecek oyuncumuzun sakatlığı olarak dönünce, hüsranla beraber geliyor. Geçtiğimiz sene, ilk çomak sokulana kadar bu takım için Galatasaray Ruhu'nun, amatör ruhun en hakim olduğu takım olduğunu söylüyorduk, bu söylem yara alsa da hala bu ruha sahip kişilerin varlığına ve çokluğuna güveniyoruz. Yalnız bu sefer bu ruhtan da bir isteğimiz var, Sultanlara profesyonel sporcular olduklarını da unutturmadan, sinirlerini bastırıp, deplasmanda yaşayacaklarına kulaklarını tıkayıp içlerinde olsun.

Taraftarı Sultanlarına güveniyor, taraftarı lider Tamika'ya güveniyor, taraftarı Kaptan'a, taraftarı Tuğba'ya, Esra'ya, Bahar'a, Katie'ye, Sophia'ya, Yelena'ya, gençlerine güveniyor, taraftarı Işıl'ın ruhuna ve takıma katacağı enerjiye güveniyor. Bütün camia GalataSARAY'IN ayakta kalan son kalesi SULTANLARI'na inanıyor. Biz sizlere bir kez daha inandık ve hep beraber başaracağız!

Hiç yorum yok: