BIY AD

8 Mart 2010 Pazartesi

Biz Yeter Diyoruz

Biz kaç kere yazdık, eski postlara baktım defalarca olmuş gerçekten, bir ara bu konuda yazmaktan sıkıldığımızı hatırlıyorum. O yazılanları tekrar okumak isteyenler varsa verelim linklerini ("ZAFER" Aşkı, Sıradaki?, Asıl Düşmek Buymuş, Z.K Popülistliği, Sıg Sports Menajerlik & Kalaycıoğlu, ZAFER Aşkı II, Ah Şu Galatasaray Taraftarı(!), Maç Değil Koç Yazısı...). Bunlar ilk aklıma gelenler, birkaç yazı daha var ayrıca takımla ilgili her yazının içinde dokundurmalar yapmıştık koça.

Yani geldiği ilk günden beri Zafer Kalaycıoğlu hakkında tavrımız belliydi. Abdi İpekçi'de aleyhine bir ses yükselmedi şu ana kadar, taraftar belki kariyerindeki kupalarına kandı belki biraz sabır dedi. İnternet sitelerinde kaldı ona eleştiriler, öyle olunca da kulübün resmi yayın organları vasıtasıyla esti gürledi, almadık kupa bırakmadı, FCN Blog'a yaptığı röportajda Bahar'a smaç bastırdı, bütün alt yapı oyuncularını WNBA seviyesine getirdi... İyimser bakarsak hayal dünyası çok geniş, içimden geçeni söylersem laf yapma meziyeti koçluk meziyetlerinin çok ilerisinde.
Zamanında sormuştuk bu sayfalardan "Kalaycıoğlu'nu takımın başında görmek ister misiniz?" diye, cevap evet çıkmıştı. Dediğim gibi taraftar kupalarına kanmıştı, Fenerbahçe'nin son yıllardaki başarısında en büyük payın Kalaycıoğlu'na ait olduğunu düşünmüştü. Şimdi sezonun büyük bölümünü geride bıraktık arkamıza dönüp baktığımızda görüyoruz ki, Okan Çevik gibi ne bayan basketbol tecrübesi ne de koçluğu çok üst düzey olan birinin getirdiği noktadan bir arpa boyu ilerdeyiz. Ligimizin kalitesi malum, Fenerbahçe hariç bütün takımlara nazaran Galatasaray kadrosu çok güçlü. Bu kalitedeki oyuncular başlarında koç olmasa dahi ligde 16-18 galibiyet alırlar heralde rahat rahat. Bu tabloya bakıp gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz ki; Kalaycıoğlu'nun Galatasaray'a kazandırdığı bir maç dahi yokken kaybettirdikleri vardır. Yönetimsel açıdan durum böyleyken, Kalaycıoğlu'nu özel kılan bir şey kalmamıştır herhalde taraftarın gözünde. Fenerbahçe zamanlarında da yaptığı maç öncesinde, benchte, maç sonrasında amigovari hareketlerin kimse için bir değer ifade ettiğini sanmıyorum. Onu buraya getiren en büyük etken Ahmet Dedehayır da çok uzakta artık.

Kalaycıoğlu dün maç sonrasında çıkıp "Fenerbahçe'yi yenebileceğimizi gösterdik" derken, kovulmamak için süre mi kazanmaya çalışıyordu, yoksa gerçekten inanarak mı söylüyordu bunları bilmiyorum tıpkı 14 dakika civarı bir sürede sadece 1 (bir) basket atabildiği takıma neyi gösterdiğini düşündüğünü bilmediğim gibi. Lig fikstürü açıklandığı gün, ''Mühim olan derbi maçımızın, Fenerbahçe ile oynayacağımız maçın tarihi idi. Kasım ayının son haftasında başlıyor bizim için lig. Hedefimiz bu maçı, kendi evimizde seyircimizin desteği ile kazanarak lige iyi bir başlangıç yapmak. ... Bütün bu avantajları en iyi şekilde kullanarak ligi lider bitirmek şu anki hedefimiz. '' diyen birinin şu anda şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. Kendi için en mühim olan maçların -yani Fenerbahçe maçlarının- ikisinden de mağlup ayrıldı, bunun haricinde ligde iki mağlubiyet daha aldı ve değil liderlik hiç umursamadığı Mersin Bşb.'yi geçip ligi ikinci bitirme şansı yok denecek kadar az artık. Aslında şapkayı önüne koyup düşünme zamanı çoktan geçti istifa etmesi gerekirdi "kariyeri başarılarla dolu, ligin en büyük koçunun". Tabii hepimiz adımız gibi biliyoruz ki Kalaycıoğlu istifa etmez, etmeyecek de. Onu Galatasaray'dan kendi rızası ile ayırabilecek tek şey başka bir kulüpten gelecek daha kabarık bir kontrat.

Şimdi biz diyoruz ki bunu beklemeyelim, o gitmiyorsa biz gönderelim. Kadro kalitesi olarak yakın değerde bir rakibi varken Kalaycıoğlu'nun başarılı olamayacağını herkes biliyor artık. Sanılmasın ki iyi bir koç geldiğinde Fenerbahçe'yi geçmek hemen birkaç ayda olacak bir iş olsun. Fenerbahçe'nin kadrosu Kalaycıoğlu'nu büyük koç yapan kadro, takımın yerlileri yetenek açısından gerçekten çok özel isimler ligimizin diğer yerli oyuncularına göre. Bunun farkında olduğumuzdan, tepkimiz direk olarak derbi mağlubiyetine değil yani. En azından Galatasaray'a yakışan biri gelsin, ilginç şekilde kaybedilen iki derbinin ardından sabotaj mı diye düşünmek zorunda kalmasın Galatasaray taraftarı. Biz susmayalım artık diyoruz.

BİZ YETER DİYORUZ!

Kalaycıoğlu gelmeden önce yaptığımız ankette %60'a yakın, Galatasaray'ın ona emanet edilmesine evet diyen taraftarımız şimdi ne düşünüyor merak ediyoruz:

7 yorum:

Selim Ugur dedi ki...

Bir kere daha ellerinize saglik.

murat dedi ki...

Her şey yazıldı, yazılıyor ben ''Fenerbahçe'yi yenebileceğimizi gösterdik.'' açıklamasına takıldım. İlk olarak Galatasaray ne oynamıştır da ne göstermiştir. İkincisi Fenerbahçe bu kadar yenilmez bir takım mı ki biz sadece ondan 14 sayı fark yeyince yenebileceğimizi göstermiş mi oluyoruz. Ben bu açıklamadan bir şy anlamadım alay eder gibi yapılmış bir açıklama blog sahibi arkadaşlar bir yazı yazabilirse Fenerbahçe'ye ne gösterdiğimizi öğreniriz belki zira ben izlediğim maçta bir şey göremedim.

erdem diye biri dedi ki...

Telefonda konuştum, kupayı size armağan etmiş. ¨Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır.¨ diyor bir de...

dejavu dedi ki...

@erdem diye biri;

Böyle bir nick arkasından kiminle konuştuğumuzu bilmeden konuşmak hiç hoş değil bizim için. Buradan ya da sağ köşedeki iletişim adresimizden kiminle muhattap olduğumuzu belirtebilirseniz eğer, takım odaklı her konu üzerinde saatlerce konuşabiliriz sizinle.

Blogu takip ettiğinize göre gelen tüm yorumları hakaret/küfür vs içermediği sürece yayınladığımızdan da haberiniz vardır. Bu çerçevede kalıp, isminizi de verebilecekseniz eğer cevabınızı bekliyoruz dört gözle. Zira tenekeden bir kupayla fikrimizi değiştirmiş değiliz biz halen.

erdem diye biri dedi ki...

size karşı, zafer kalaycıoğlu'nun yaşadığı bütün olayları anlatarak onu savunabilirdim, fakat bunun sizi ikna edemeyeceğinden adım gibi eminim. bundan dolayı, yazdığınız bir paragraf hakkındaki düşüncemi söylemekle yetiniyorum:

¨ Kadro kalitesi olarak yakın değerde bir rakibi varken Kalaycıoğlu'nun başarılı olamayacağını herkes biliyor artık.¨

1) fenerbahçe'nin bayan basketbol bütçesi, galatasaray'ınkinin 2 katına yakın değerde.

3) onun başarısız olabileceğini bilseydin, maçları en azından tribünden seyretmezdin.

bir de şöyle bir cümle gördüm:

¨ En azından Galatasaray'a yakışan biri gelsin, ilginç şekilde kaybedilen iki derbinin ardından sabotaj mı diye düşünmek zorunda kalmasın Galatasaray taraftarı.¨

1) algıda seçicilik.

2) kazandı ve kupayı aldı.

ve son olarak, zafer kalaycıoğlu aziz yıldırım'dan çektiği kadar hiç bir şeyden çekmedi(onu başka bir yazınızda cevap olarak yazarım. ), bundan dolayı onu fenerbahçelilikle suçlarken en az 15 kere düşünün derim...

dejavu dedi ki...

Gerçekten savunabilecek bir elin olsaydı, şimdiye kadar çoktan yazardın bunları diye düşünüyorum. Bu iddianda ciddiysen, bekliyorum gerçekten ne yazacağını büyük bir merakla. Burada karakter sınırı var, dilersen sağ tarafta mail adresimiz var.

Diğer yazdıkların için söylenebilecek fazla birşey yok. Tekrar oku, sana komik gelmiyorsa eğer yapacak birşeyimiz yok, kusura bakma. Buna cevap olarak post gelirse yayınlamayacağım, haberin olsun. Zira bu tarz bizi yeterince irrite ediyor.

Santiago dedi ki...

Biz yeter diyoruz resmini blogumuza ekleyerek bu yazıya yönlendirmek istiyoruz.

izin var mı?